14. Hukuk Dairesi 2012/13364 E. , 2013/1254 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.06.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.06.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı yüklenici vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün ka…
**14. Hukuk Dairesi 2012/13364 E. , 2013/1254 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.06.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.06.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı yüklenici vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden temlik alınan bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili isteğine ilişkindir. Davacı, davalı arsa sahibi ... ile davalı yüklenici ... Ltd. Şti. arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, yükleniciye bırakılması kararlaştırılan 2 parsel sayılı taşınmazda inşa edilen 10 no'lu bağımsız bölümü yükleniciden harici satış sözleşmesiyle temlik aldığını ileri sürerek bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Dava konusu bağımsız bölüm yargılama aşamasında arsa maliki tarafından ...’e satış suretiyle geçtiğinden 6100 sayılı HMK'nun 125. maddesi uyarınca işlem yapılmış, bu kişi de davaya dahil edilmiştir. Davalı yüklenici, süresinde cevap vermemiş, daha sonra verdiği dilekçe ile inşaatta eksiklik var ise bunun tamamlattırılıp tescile karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir. Davalı arsa maliki, yüklenicinin dava konusu bağımsız bölümü hak etmediğini, bu durumun mahkeme kararı ile sabit olduğunu, davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., tapuda davacı yararına bir şerh bulunmadığını, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı ve davalı yüklenici şirket vekilleri temyiz etmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, 05.03.1998 günlü inşaat sözleşmesinin yüklenicisi olan davalı ... Ltd. Şirketinin, 10 numaralı bağımsız bölümün, sözleşmede yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümler içerisinde yer aldığı ve yüklenici tarafından 13.08.1999 tarihli harici sözleşme ile davacıya satıldığı sabittir. Eldeki davanın çözümünde üzerinde durulması gereken sorun davalıların iyiniyetli olup olmadıklarının saptanmasıdır. Hukukumuzda, kişilerin satın aldığı şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişesi taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, satın alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bir tanımlama yapmak gerekirse iyiniyetten maksat “hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken kusursuz olarak bilinmemesidir.”