9. Ceza Dairesi 2021/9639 E. , 2023/8635 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/193 E., 2015/244K. SUÇLAR : Ruh veya beden sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddes
**9. Ceza Dairesi 2021/9639 E. , 2023/8635 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/193 E., 2015/244K. SUÇLAR : Ruh veya beden sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2014/193 Esas 2015/244 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında ruh veya beden sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarında 8 yıl 4 ay hapis cezası ile; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarında 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2019 tarihli Tebliğnamesinde suça sürüklenen çocuk hakkındaki kişiyi hürriyetinden yokun kılma suçundan kurulan hükmün "onanması", ruh veya beden sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün, alınan rapora göre ruh veya beden sağlığının bozulmasına ilişkin ağırlaştırıcı nedenin uygulanma koşullarının oluşmadığından bahisle "bozulması" yönünde görüş bildirilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, ibraz edilen mesajlaşmalar ile katılan mağdurenin davranışlarının çelişkili olduğuna, katılan mağdurenin soyut anlatımı dışında delil bulunmadığına, olay ve şikayet tarihi ile bu dönemler arasındaki mesajlaşmalar dikkate alındığında katılan mağdurenin suça sürüklenen çocuk tarafından terk edilmiş olması, birliktelik çağrılarına olumsuz cevaplar vermesi nedeni ile gerçek dışı iddialarla şikayetiçi olunduğuna, iddia edilen eylem sonrasında duygusal ilişkinin bir yıl kadar daha devam ettiğine, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, katılan mağdure beyanlarının aşamalarda değiştiğine, dosyaya ibraz edilen sosyal paylaşım sitesindeki yazışmaların dikkate alınmadığına, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesi raporu dikkate alındığında suça sürüklenen çocuğun suçu işlemediğinin görüleceğine, suç tarihinin belirlenmediğine, buna göre suça sürüklenen çocuğun yaşının değişebileceğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlere ilişkindir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısı Temyiz İsteği Özetle, suça sürüklenen çocuğun katılan mağdureye yönelik davaya konu eylemlerini cebir ve tehditle gerçekleştirmediği, eylemlerin katılan mağdurenin rızası doğrultusunda meydana geldiği, katılan mağdurenin ruh sağlığının bu eylemler nedeniyle bozulmadığı açıkça anlaşıldığından, yalnızca katılan mağdurenin dayanaksız, soyut suçlamalarına dayanılarak, yüksek miktardaki cezaya hükmedilmesi olayın oluşuna ve hakkaniyete uygun olmadığından suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un “103/1-a-2,31/3,109/1-3-f-5,31/3” maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurularak, suça sürüklenen çocuk hakkında fazla cezaya hükmedilmesinin usul ve esas yönünden Kanuna aykırı bulunması nedeniyle kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, on beş yaşını doldurmayan katılan mağdurenin flört ettiği suça sürüklenen çocuğun evine gittiği, burada suça sürüklenen çocuğun gitmek isteyen katılan mağdurenin gitmesine izin vermeyip cebir kullanarak vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, katılan mağdurenin bu durumu tanık ....'ye anlattığı, suça sürüklenen çocuktan ayrılan katılan mağdurenin bir başka kişiyle arkadaş olduğu, bunu öğrenen suça sürüklenen çocuğun sosyal medya üzerinden bu kişiye katılan mağdure ile birlikte olduğunu söylemesi üzerine olayların gün yüzüne çıktığının mahkemece kabul edildiği, Suça sürüklenen çocuğun cebir ve tehdit kullanmak suretiyle suçu işlediği nitekim tanık ...'ye suça sürüklenen çocuğun zor kullandığını, elinden kurtulamadığını söyleyerek ağladığı şeklindeki beyanı ve katılan mağdurenin istikrarlı samimi beyanının dikkate alındığının belirtildiği, Ayrıca suça sürüklenen çocuğun katılan mağdureyi hürriyetinden de alıkoyduğu, bu eylemi çocuğu karşı cinsel amaçla işlediğinin anlaşıldığı ifade edilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak; 1. İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 16.04.2014 tarihli raporda katılan mağdurenin yapılan muayenesinde depresyon tespit edildiği, tespit edilen bu psikiyatrik tablonun ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olduğu, bu tablonun iddia edildiği gibi cinsel istismara bağlı ortaya çıkabileceği ya da aralarında yaş farkı fazla olmayan katılan mağdure ile suça sürüklenen çocuğun hile, şiddet veya zorlama olmaksızın erken yaşta cinsel deneyim yaşamasına bağlı olabileceği gibi olay sonrası gelişen psikososyal stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği, bunlar arasında tıbben ayırım yapılamayacağına ilişkin tespit karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanamayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini, 2. Dosya kapsamı nazara alındığında Mahkemece suça sürüklenen çocuğun olay günü on beş yaşından küçük katılan mağdureyi cebir, tehdit veya hileyle götürdüğü yerde alıkoyarak cinsel istismarda bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2014/193 Esas 2015/244 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.