20. Hukuk Dairesi 2016/2131 E. , 2017/7633 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... mevkii 412 ada 12 parsel sayılı 3563,13 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı mevkii 411 ada 6 parsel s…
**20. Hukuk Dairesi 2016/2131 E. , 2017/7633 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... mevkii 412 ada 12 parsel sayılı 3563,13 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı mevkii 411 ada 6 parsel sayılı 5633,08 m² yüzölçümündeki taşınmaz ve yine aynı mevkii 411 ada 2 sayılı parsel 4180,23 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı yer ... mevkii 410 ada 18 parsel 181,66 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ve davacının kullanımında olduğu ve zeytin ağaçlarının davacıya ait olduğu şerhi ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı vekili, taşınmazların zilyetlik yolu ile kazanıldığı iddiasıyla dava açmış, mahkemece davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine Dairemizin 2012/7226 - 12377 sayılı kararıyla “Mahkemece yapılan yargılama sonucu, arazi kadastrosu sırasında çalılık olarak tespit dışı bırakılan bir yer üzerindeki zilyetliğe, yörede yapılacak orman kadastrosu sonucu tahdit dışında bırakılma tarihinden itibaren değer verilebileceği, tahditten önce sürdürülen zilyetliğin değerlendirilemeyeceği, somut olayda ise orman kadastrosu işleminin 1998 yılında kesinleştiği belirtilerek bu tarihten dava tarihine kadar kanunda belirtilen 20 yıllık olağanüstü kazandırıcı zamaşımı zilyetlik süresinin dolmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesine göre toprak muhafaza karakteri taşımayan makilik - fundalık ile örtülü yerler orman sayılmazlar. Bu nedenle, 3402 sayılı Kanunun 17. maddesine göre orman sayılmayan bu gibi yerlerin imar -ihya ve zilyetlikle kazanılması mümkündür. Bilirkişi raporuna göre, taşınmazların öncesinin çalılık olduğu bildirildiğine göre, makilik kavramı içerisinde yeralan çalılık alanlardan eğimi % 12'den düşük olanların toprak muhafaza karakteri taşıdığından sözedilemez. Bu durumda, toprak muhafaza karakteri taşımayan çalılık alanlar esasen orman sayılmayacağından, bu tür yerlerde sürdürülen zilyetliğin başlangıç tarihinin orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten değil, tespit dışı bırakıldığı tarihten başlayacağı dikkate alınmalıdır. Mahkemece, tahdidin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi dolmadığı gerekçesi ile salt bu nedenle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.