4. Hukuk Dairesi 2012/17419 E. , 2013/15590 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/07/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet ve kullanılan ibareler nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/06/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetk…
**4. Hukuk Dairesi 2012/17419 E. , 2013/15590 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/07/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet ve kullanılan ibareler nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/06/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız şikayet nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında bilirkişi olarak görevlendirildiğini, soruşturma konusu evraklardaki imzaların davalıya ait olduğu kanaatine vardığı için bu doğrultuda bir rapor düzenlediğini, davalının kendisi aleyhine gerçeğe aykırı bilirkişilik suçlaması ile suç duyurusunda bulunduğunu, hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, haksız şikayet ve dilekçede kullanılan ifadeler nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalı taraf yasal şikayet hakkını kullandığını ifade etmiş ise de; şikayet dilekçesindeki ifadelerle davacının kişilik hakkına müdahale ettiği, uyduruk rapor kelimesi ve şüpheliler lehine hareket edildiği iddiasının manevi tazminatı gerektirdiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.