Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/1355 E. , 2024/2594 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/1355 Karar No : 2024/2594 DAVACI :... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı 2- ... Valiliği VEKİLLERİ : ... DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından; Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik uyarınca kendisine taşınmaz ticareti yetki belgesi verilmesinde sakınca olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi talebiyle Edirne Ticaret İl Müdürlüğüne yapılan başvuruya Ticaret Bakanlığı İç Ticaret G…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/1355 E. , 2024/2594 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/1355 Karar No : 2024/2594 DAVACI :... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı 2- ... Valiliği VEKİLLERİ : ... DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından; Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik uyarınca kendisine taşınmaz ticareti yetki belgesi verilmesinde sakınca olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi talebiyle Edirne Ticaret İl Müdürlüğüne yapılan başvuruya Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünce olumsuz yönde görüş bildirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağını teşkil eden Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin (4) numaralı alt bendindeki "...devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine ... suçlarından hüküm giymemiş ... olması" kısımlarının iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceği, gayrimenkul ticaretinin bir kamu hizmeti olmadığı, kamu hizmeti yapılması yönünden sakınca olarak değerlendirilebilecek devletin güvenliğine ilişkin bir suçtan mahkum olmanın ticaretin ifasını engellemeyeceği, gayrimenkul faaliyetine ilişkin sınırlandırmanın yönetmelikle yapılmasının Anayasal güvence altındaki çalışma özgürlüğüne aykırı olduğu iddia edilmektedir. DAVALILARIN_SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, usul yönünden; dava konusu Yönetmelikte taşınmaz ticaretinin ancak yetki belgesi alan işletmeler tarafından yapılacağının düzenlendiği, söz konusu yetki belgesinin de işletmenin Taşınmaz Ticareti Bilgi Sistemi (TTBS) üzerinden yapacağı başvuru üzerine Ticaret İl Müdürlüğü tarafından yine TTBS üzerinden verileceği, TTBS sisteminde herhangi bir başvurusu bulunmayan hatta emlakçılık mesleğine yönelik herhangi bir vergi ve oda kaydı bile bulunmayan davacının Yönetmelik maddesinin iptali istemi yönünden kişisel, güncel ve meşru bir menfaati bulunmadığından bu kısım yönünden davanın ehliyet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; bireysel işlem yönünden, dava konusu işlemin davacının bilgi edinme başvurusu üzerine bildirilen bir görüşten ibaret olduğu, yetki belgesi başvurularının TTBS üzerinden yapılması gerektiği de gözetildiğinde davacının yetki belgesi düzenlenmesine yönelik bir istemi olmadığı gibi dava konusu işlemin de bu yöndeki istem hakkında bir irade beyanı içermediği, bu nedenle davacının durumunu olumlu ya da olumsuz yönde etkilemediği, herhangi bir hukuki sonuç doğurmadığı, cevabi yazının icrai ve kesin bir nitelik taşımadığı; esas yönünden, ikinci el ticaretinin denetimsiz olması sebebiyle hem işletmeler arasında haksız rekabet hem de tüketicilere dönük haksız ticari uygulamalar yaşandığı, 6585 sayılı Kanunun 16. maddesine ve 6563 sayılı Kanunun 11. maddesine dayanılarak dava konusu Yönetmeliğin düzenlendiği, Ticaret Bakanlığına taşınmaz ticaretine dair faaliyetlerin yürütülmesine yönelik açık bir görev ve yetki verildiği, yetki belgesi verilmesine engel teşkil eden suça ilişkin olarak 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesi uyarınca yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması ve mevzuatta yer alan diğer şartların sağlanması halinde yetki belgesinin verileceği, dava konusu düzenleme ile sektörde faaliyet gösteren kişilere olan olumsuz algının ortadan kalkması ve sektörde faaliyet gösteren tacirler ile esnaf ve sanatkarların mesleki itibarının korunması, bu sayede saygınlık ve güvenin ötesinde kamu yararının gözetilmesinin hedeflendiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik maddesi yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddi, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülebilir bir işlem olmaması sebebiyle uygulama işlemi yönünden ise davanın incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : - Davacı tarafından, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik uyarınca kendisine taşınmaz ticareti yetki belgesi verilmesinde sakınca olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi talebiyle 25/01/2023 tarihinde Edirne Ticaret İl Müdürlüğüne yapılan başvuru üzerine, Edirne Ticaret İl Müdürlüğünün 26/01/2023 tarihli yazısıyla söz konusu talep hakkında Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün görüşünün sorulduğu, - Anılan Genel Müdürlükçe, başvuru sahibinin adli sicil kaydının incelenmesinden; ilgili kişinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinin 2. fıkrası uyarınca "silahlı örgüte üye olmak" suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası aldığı, hem kasten işlenen suçtan dolayı beş yıldan fazla kesinleşmiş hapis cezası almış olması hem de bu suçun "Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar" bölümünde bulunması ve Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yetki belgesi verilmesine engel suçlar arasında sayılması nedeniyle ilgli adına yetki belgesi düzenlenemeyeceğinin değerlendirildiği, bununla beraber mahkumiyet hakkında alınacak "yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı"nın yetki belgesi verilmesine imkan sağlayacağı, konu hakkında başvuru sahibinin bilgilendirilmesi gerektiği” yolunda 23/02/2023 tarihli görüş yazısı ile cevap verildiği, - Bahse konu cevabın Edirne Ticaret İl Müdürlüğünce 27/02/2023 tarihinde davacıya tebliği üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari dava türlerinden olan iptal davası, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; aynı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür." hükmü; 4. fıkrasında, "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmü; 8. maddesinin 1. fıkrasında, "Süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar." hükmü; Yine aynı Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında, "Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları, Yönlerinden sırasıyla incelenir..." hükmü; 6. fıkrasında, "Yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmü uygulanır." hükmü; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinde ise, "Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin; ... b) 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine....karar verilir." hükmü yer almaktadır. 05/06/2018 tarih ve 30442 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; ... b) Bilgi Sistemi: Taşınmaz Ticareti Bilgi Sistemini, ... d) İl müdürlüğü: Ticaret il müdürlüğünü, ... I)Yetki belgesi: Taşınmaz ticaretiyle iştigal edilebilmesi için işletme ve sözleşmeli işletmeler adına düzenlenen belgeyi,,... ifade eder." hükmüne; "Yetki belgesi" başlıklı 5. maddesinin 2. fıkrasında, "Yetki belgesi, işletmenin bulunduğu yerdeki il müdürlüğü tarafından Bilgi Sistemi üzerinden verilir, yenilenir ve iptal edilir." hükmü; "Yetki belgesi verilmesinde aranan şartlar" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, " (1) İşletmeye yetki belgesi verilebilmesi için; a) Meslek odasına kayıtlı olunması, b) Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olunması, c) Meslek odası ve vergi kayıtlarındaki iştigal konuları arasında taşınmaz ticareti faaliyetinin bulunması, ç) Sorumlu emlak danışmanlarından en az birinin Seviye 5 mesleki yeterlilik belgesine sahip olması, d) Sorumlu emlak danışmanlarının; 1) On sekiz yaşını doldurmuş olması, 2) En az ilköğretim mezunu olması, 3) İflas etmemiş veya iflas etmiş olsa bile 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre itibarının yerine gelmiş olması, 4) Kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıldan fazla kesinleşmiş hapis cezası almamış veya devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, milli savunmaya ve devlet sırlarına karşı suçlar ile casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, terörün finansmanı, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı, haksız mal edinme, işkence, cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hayasızca hareketler, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçlarından hüküm giymemiş ya da ticaret ve sanat icrasından hükmen yasaklanmamış olması,...gerekir. " hükmü; "Yetki belgesinin verilmesi" başlıklı 7. maddesinde, (1) Yetki belgesi başvurusu, yetki belgesi verilmesinde aranan şartların taşındığını gösteren belgeler ile birlikte Bilgi Sistemi üzerinden yapılır. (2) İlgili kurum ve kuruluşların elektronik bilgi sistemlerinden sağlanabilen belgeler, bu sistemlerden temin edilerek elektronik ortamda oluşturulan dosyada diğer başvuru evrakı ile birlikte saklanır. (3) Yetki belgesi verilmesinde aranan şartları taşıdığı anlaşılan işletme ve sözleşmeli işletmelere, başvuru tarihinden itibaren on gün içinde yetki belgesi verilir. Başvurusu reddedilen işletme ve sözleşmeli işletmelere durum gerekçesi ile birlikte Bilgi Sistemi üzerinden bildirilir." hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1)Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü işlemi yönünden: İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken işlemler, idari makam ve mercilerin kamu gücüne dayanarak idare hukuku alanına ilişkin olarak yaptıkları ve hukuki sonuçlar doğurabilme kabiliyetini haiz, hukuka uygunluk karinesinin doğal sonucu olarak ve kural itibarıyla (kanunda aksi öngörülmedikçe) re'sen icra edilebilme yeteneğini taşıyan irade açıklamalarıdır. Başka bir ifadeyle, idarelerin, ilgililerin hukukunu doğrudan etkileyen, onların hak ve yükümlülüklerinde değişiklik veya yenilik yaratan ve hukuk aleminde sonuç doğurması için başka bir işleme ya da onay mekanizmasına ihtiyacı olmayan irade açıklamalarının idari davaya konu edilmeleri mümkündür. Davacı tarafından, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik uyarınca kendisine taşınmaz ticareti yetki belgesi verilmesinde sakınca olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi talebiyle 25/01/2023 tarihinde Edirne Ticaret İl Müdürlüğüne yapılan başvuru üzerine, Edirne Ticaret İl Müdürlüğünün 26/01/2023 tarihli yazısıyla söz konusu talep hakkında Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün görüşünün sorulduğu, anılan Genel Müdürlükçe, başvuru sahibinin adli sicil kaydının incelenmesinden; ilgili kişinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinin 2. fıkrası uyarınca "silahlı örgüte üye olmak" suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası aldığı, hem kasten işlenen suçtan dolayı beş yıldan fazla kesinleşmiş hapis cezası almış olması hem de bu suçun "Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar" bölümünde bulunması ve Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yetki belgesi verilmesine engel suçlar arasında sayılması nedeniyle ilgli adına yetki belgesi düzenlenemeyeceğinin değerlendirildiği, bununla beraber mahkumiyet hakkında alınacak "yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı"nın yetki belgesi verilmesine imkan sağlayacağı, konu hakkında başvuru sahibinin bilgilendirilmesi gerektiği” yolunda 23/02/2023 tarihli görüş bildirildiği görülmüştür. Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik hükümlerinin incelendiğinde, yetki belgesi başvurusunun, yetki belgesi verilmesi için aranan şartların taşındığını gösterir belgeler ile birlikte Taşınmaz Ticareti Bilgi Sistemi (TTBS) üzerinden ilgili Ticaret İl Müdürlüğüne yapılacağı, Ticaret İl Müdürlüğü tarafından yine bilgi sistemi üzerinden yetki belgesinin verileceği anlaşılmakta olup, davacının yetki belgesi verilmesi yolunda sistem üzerinden bir başvurusunun bulunmadığı, mevcut başvurusunda da bu yönde bir isteminin olmadığı, yalnızca mevzuat uyarınca başvuru yapmasında sakınca olup olmadığına ilişkin bilgi edinme istemli bir başvuru yaptığı anlaşılmıştır. Nitekim davalı idarece de bu istemle sınırlı olarak mevzuat hükümleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılmış ve yalnızca görüş bildirilmekle yetinilmiştir. Bir başka ifadeyle, davacının yetki belgesi düzenlenmesine yönelik bir istemi olmadığı gibi dava konusu işlem de bu yöndeki istem hakkında bir irade beyanı içermemektedir. Bu haliyle işlemin görüş bildirme mahiyeti taşıdığı, davacının hukuki durumunda herhangi bir değişiklik yaratmadığı ve idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai bir niteliği bulunmadığı açıktır. Buna göre, davacının taşınmaz ticareti yetki belgesi verilmesinde sakınca olup olmadığı hususunda bilgi verilmesi talebiyle yaptığı başvuru üzerine idarece tesis edilen görüş yazısının iptali istemi yönünden davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. 2) Dava konusu Yönetmelik maddesi yönünden: Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden; bir düzenleyici işleme karşı ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği gibi, söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı hâlinde, bu işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde birel veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği; başka bir ifadeyle, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, bireysel işlem tesis edilmiş olması ve bu işlemin dava konusu edilen düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerektiği anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde sözü edilen "uygulama işlemi" kavramı, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlal edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle hukuksal durumlarında değişiklik yaratan kesin ve icrai bireysel nitelikteki işlemleri ifade etmektedir. Öncelikle, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin (4) numaralı alt bendinin dava konusu halinin, 14/10/2020 tarihli ve 31274 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, bakılan davanın ise 07/03/2023 tarihinde açıldığı dikkate alındığında; davanın Yönetmelik kuralının iptali istemine ilişkin kısmının, düzenleyici işlemlerin yayım ve ilan tarihlerini izleyen günden itibaren başlayan altmış günlük dava açma süresi içinde açılmadığı görülmektedir. Öte yandan, yukarıda aktarıldığı üzere, uyuşmazlıkta dava konusu düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde kesin ve icrai vasıfları haiz bir bireysel işlem bulunmadığından, idarece tesis edilen 23/02/2023 tarihli görüş yazısının, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin (4) numaralı alt bendine karşı açılacak davanın süresini, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrası kapsamında canlandırmasına da hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen süre içinde açılmayan davanın düzenleyici işlemin iptali istemine ilişkin kısmının, süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davanın, Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemine ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2. Davanın, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin (4) numaralı alt bendindeki "...devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine ... suçlarından hüküm giymemiş ... olması" düzenlemesinin iptali istemine ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden dava açılırken alınmayan aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 13/06/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.