Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/592 E. , 2024/8049 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/592 Karar No : 2024/8049 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Valiliği 2- ... Kaymakamlığı 3- ... Belediye Başkanlığı-... İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarihli, E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Van İli, Edremit İ…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/592 E. , 2024/8049 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/592 Karar No : 2024/8049 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Valiliği 2- ... Kaymakamlığı 3- ... Belediye Başkanlığı-... İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarihli, E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Van İli, Edremit İlçesi, ... üzeri, ... Caddesi'nde yer alan ... Büfe isimli iş yeri binasının 20/02/2017 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olarak yıkıldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 1.000,00-TL maddi, 200.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 201.000,00-TL tazminatın, olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararda; idare tarafından gerçekleştirilen yıkım eyleminin, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi ve bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 89. maddesi doğrultusunda tesis edilen Edremit Kaymakamlığı'nın 17/02/2017 tarihli işleminin icrasından kaynaklandığı, dolayısıyla bir işlemin icrası niteliğinde olan yıkım eylemi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemiyle açılan davada, 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davacı tarafından taşınmazın idarece yıkılması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle, işyerinin yıkımı tarihinden (20/02/2017) itibaren dava açma süresi olan 60 gün içinde doğrudan veya 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca başvuru yapılarak idarece verilen cevaba göre kalan süre içerisinde dava açılması gerekirken, bu süreler geçirildikten sonra 16/05/2017 ve 17/05/2017 tarihlerinde davalı idarelere yapılan başvuruların 29/05/2017 tarihli ve 02/06/2017 tarihli işlemlerle reddi üzerine 26/07/2017 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Van Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğü'nün ...tarihli, ... sayılı yazısıyla davacıya Van İli, Edremit İlçesi, ... Caddesi, ... üzerinde bulunan, mülkiyeti hazineye ait taşınmazda ... Büfe adı altında işletmekte olduğu prefabrik yapının Kıyı Kanunu kapsamında olması sebebiyle 15 gün içinde tahliye edilmesi, aksi taktirde tahliyenin, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. ve anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazları Hakkında Yönetmelik'in 89. maddesi uyarınca yasal yollardan gerçekleştirileceği bildirilmiş; söz konusu yazı davacıya 31/01/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. İdarece 15/02/2017 tarihinde mahallinde yapılan denetimde taşınmazın boşaltılmadığının tespit edilmesi üzerine, Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğü'nün ... tarihli, ... sayılı yazısıyla tahliyenin söz konusu mevzuat hükümlerine göre gerçekleştirilmesi hususu Edremit Kaymakamlığı'na bildirilmiştir. Edremit Kaymakamlığı'nın aynı tarihli yazısıyla, 20/02/2017 tarihinde, taşınmazın tahliyesi sağlanarak yıktırılmasının Edremit Belediye Başkanlığı'ndan talep edilmesi üzerine, belirtilen tarihte taşınmaz boşaltılarak yıktırılmıştır. Bunun üzerine, hazineye ait söz konusu taşınmaz üzerinde, 02/12/2013 tarihli, ... sayılı iş yeri açma ve çalışma ruhsatına istinaden ... Büfe adı altında davacı tarafından işletilmekte olan prefabrik yapının hukuka aykırı olarak yıktırıldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 201.000,00 TL tazminatın, yıkım tarihi olan 20/02/2017'den itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin 1. fıkrasında, İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu; son fıkrasında ise göre, idarenin kendi işlem ve eylemlerinden kaynaklanan zararı ödemekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Yine Anayasa'nın "Kıyılardan yararlanma" başlıklı 43. maddesinde, "(1) Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. (2) Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. (3) Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir." hükmüne; 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun "Genel Esaslar" başlıklı 5. maddesinde, "Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır, Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyıda ve sahil şeridinde planlama ve uygulama yapılabilmesi için kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur. Kıyı kenar çizgisinin tespit edilmediği bölgelerde talep vukuunda, talep tarihini takip eden üç ay içinde kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur. Sahil şeritlerinde yapılacak yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilir. Yaklaşma mesafesi ve kıyı kenar çizgisi arasında kalan alanlar, ancak yaya yolu, gezinti, dinlenme, seyir ve rekreaktif amaçla kullanılmak üzere düzenlenebilir."; "Kıyının Korunması, Yapı Yasağı ve Kıyıda Yapılacak Yapılar" başlıklı 6. maddesinde ise, "Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, telörgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz." hükmüne yer verilmiştir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun "Ecrimisil ve tahliye" başlıklı 75. maddesinin 4. fıkrasında, "(4) İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir." hükmü yer almaktadır. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in "Tahliye" başlıklı 89. maddesinde ise, "(1) Kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen taşınmazlardan süresi dolduğu hâlde tahliye edilmeyen, sözleşmesi feshedilen veya herhangi bir sözleşmeye dayanmaksızın fuzuli olarak işgal edilen Hazine taşınmazlarının tahliyesi; hasat sezonu, iş ve hizmetlerin mevsimlik faaliyet dönemi de dikkate alınarak defterdarlık veya malmüdürlüğünün talebi üzerine, bulunduğu yer mülki amirince en geç onbeş gün içinde sağlanarak, taşınmaz İdarece görevlendirilecek memurlara boş olarak teslim edilir. (2) Üzerinde sabit tesis bulunan taşınmazların tahliyesinden ve teslim alınmasından sonra, eski kiracısı veya fuzuli şagiline bu tesisler kendilerine ait ise yıktırılıp enkazının en geç otuz gün içinde götürülmesi, aksi hâlde masrafları kendisinden tahsil edilmek üzere yıkım ve enkaz götürme işinin İdarece yapılacağı tebliğ olunur. Verilen bu süre sonunda tesis yıktırılıp enkaz götürülmediği takdirde masrafları bilahare eski kiracı veya fuzuli şagilden alınmak üzere bu işlem İdarece yapılır. (3) Men’i müdahale ve kal ile ilgili yargı kararlarının icra dairelerince, vali veya kaymakam tarafından verilen tecavüzün önlenmesi ile ilgili kararların infaz memurlarınca uygulanması sırasında gerekli olan araç, gereç ve personel kamu idarelerinden sağlanır. Bunun mümkün olmaması durumunda yıkım işlemi, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre ihale edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden, hazinenin özel mülkiyetindeki ya da devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden herhangi bir sözleşmeye dayanılmaksızın fuzuli olarak işgal edilenlerin idarenin istemi üzerine bulunduğu yer mülki amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek idarenin görevlendireceği memurlara boş olarak teslim edileceği; bu taşınmaz üzerinde sabit tesis bulunuyorsa, tahliyeden sonra fuzuli şagile söz konusu tesisin kaldırılarak enkazının götürülmesi için otuz gün süre verileceği, bu süre zarfında tesisi yıktırıp enkazı götürmemesi halinde masrafları kendisinden alınmak üzere yıkım ve enkaz götürme işinin idarece gerçekleştirileceği; öte yandan idarenin her türlü eylem ve işleminden kaynaklanan zararı karşılamakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından uğranıldığı iddia edilen zararın süregelen zarar kapsamında olduğu değerlendirilerek, dosyanın ve UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; Van İli, Edremit İlçesi, ... Caddesi, ... üzerinde bulunan, mülkiyeti hazineye ait taşınmaz üzerinde davacı tarafından büfecilik faaliyetlerinde bulunulduğu; taşınmazın söz konusu kullanımına ilişkin olarak idare ile arasında hukuken geçerli bir kira akdi bulunmayan davacının fuzuli şagil durumunda olduğu ve geçmişe yönelik olarak ecrimisil ödemesinin ya da faaliyetlerini iş yeri açma ve çalışma ruhsatına istinaden sürdürmesinin bu durumu değiştirmediği; 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na tabi olan taşınmazın anılan Kanun'a göre yapılaşmanın yasak olduğu kıyı kenar çizgisi üzerinde yer aldığı, bu sebeple Van Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğü'nün ... tarihli, ... sayılı yazısıyla davacıya söz konusu taşınmaz üzerinde büfe olarak işletmekte olduğu prefabrik yapıyı 15 gün içinde tahliye etmesi, aksi taktirde tahliyenin, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. ve anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazları Hakkında Yönetmelik'in 89. maddesi uyarınca yasal yollardan idarece gerçekleştirileceğinin bildirildiği; bu yazının 31/01/2017 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davacı tarafından yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle ...İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında açılan davada yürütmenin durdurulması istemi hakkında henüz bir karar verilmeden idarece 15/02/2017 tarihinde mahallinde yapılan denetimde taşınmazın boşaltılmadığının tespit edildiği; bunun üzerine Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğü'nün ... tarihli, ... sayılı yazısıyla tahliyenin yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre gerçekleştirilmesi hususunun Edremit Kaymakamlığı'na bildirildiği; ancak Edremit Kaymakamlığı'nın aynı tarihli yazısıyla Edremit Belediye Başkanlığı'ndan taşınmazın 20/02/2017 tarihinde tahliyesiyle birlikte yıktırılmasının da talep edildiği; söz konusu talep doğrultusunda, Edremit Belediye Başkanlığı tarafından 20/02/2017 tarihinde taşınmazın boşaltılarak yıktırıldığı; ardından büfe enkazının 21/02/2017 tarihli tutanak mukabilinde, büfe içerisinde yer alan ve tahliye sonrasında depoya alınan raf, dolap, buzdolabı gibi eşyaların ise 01/03/2017 tarihli tutanak mukabilinde sahibine teslim edildiği, davacı tarafından da bu hususta aksi yönde herhangi bir beyanda bulunulmadığı; öte yandan yıkım tarihinde ... İdare Mahkemesi'nin E:...sayılı dosyası üzerinden açılmış olan davada yürütmenin durdurulması yönünde verilmiş bir kararın bulunmadığı; söz konusu davanın daha sonra ... tarihli, E:..., K:...sayılı kararla incelenmeksizin reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarihli, E:..., K:...sayılı kararıyla reddedidiği anlaşılmıştır. İdarenin işlem ve eylemlerinden kaynaklanan mali sorumluluğu kusurlu ve kusursuz sorumluluk olmak üzere iki sorumluluk nedeninden birine dayandırılmakta; idarenin kusurlu sorumluluğu da hizmet kusuru kavramıyla açıklanmaktadır. Hizmetin kuruluş, düzenleniş veya işleyişindeki bozukluk veya aksaklığı ifade eden hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi ya da hiç işlememesi şeklinde tezahür edebilir. Bu anlamda idarenin hukuka aykırı bir işlem tesis etmesi, hizmetin kötü işlemesi kapsamında değerlendirilmektedir. Uyuşmazlıkta, 3261 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında yapılaşmaya yasak olan kıyı kenar çizgisi üzerinde yer alan ve davacı tarafından fuzuli olarak işgal edilen taşınmaz üzerindeki prefabrik yapının tahliyesi ve yıktırılması hukuka uygun olmakla birlikte, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, yapının öncelikle tahliyesinin gerçekleştirilerek Van Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğü'ne teslim edilmesinin ardından fuzuli şagil konumundaki davacı tarafından yıktırılarak enkazının götürülebilmesi için kendisine otuz günlük süre verilmesi, ancak davacının bu süre zarfında söz konusu işlemi yapmaması halinde yapının idarece yıktırılması gerekirken, mevzuatta öngörülen bu usule aykırı olarak -davacıya yapıyı yıkıp enkazını götürmesi için otuz günlük süre tanınmadan- tahliyenin ardından yapının derhal yıktırılmasında, söz konusu mevzuat hükümlerine uyulmaması nedeniyle hizmet kusuru bulunduğu açıktır. Bununla birlikte, idarenin gerek kusurlu ve gerekse kusursuz sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için, eylem veya işlem şeklinde ortaya çıkan idari davranışın yanı sıra, bunun sonucunda meydana gelen bir zararın ve söz konusu idari davranışla meydana gelen zarar arasında nedensellik bağının da bulunması gerekir. Olayda, Van Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğü'nce, kendisine yapılan ihtara rağmen tahliyeyi gerçekleştirmeyen davacının tahliye edilerek taşınmazın boş olarak teslim edilmesinin talep edilmesi üzerine Edremit Kaymakamlığı'nca taşınmazın tahliyesiyle birlikte yıktırılmasının da istenilmesi sebebiyle Edremit Belediye Başkanlığı tarafından 20/02/2017 tarihinde tahliyeyle birlikte yıkım işleminin de gerçekleştirilmesinin ardından büfe enkazının 21/02/2017 tarihli tutanak mukabilinde, büfe içerisinde yer alan ve tahliye sonrasında depoya alınan raf, dolap, buzdolabı gibi eşyaların ise 01/03/2017 tarihli tutanak mukabilinde davacının kardeşine teslim edildiği, davacı tarafından da söz konusu teslimin gerçekleştirilmediği yönünde herhangi bir beyanda bulunulmadığı gibi eksik teslim edilen eşyalara ya da uğranıldığı ileri sürülen maddi zarara ilişkin herhangi bir delilin de ortaya konulamadığı dikkate alındığında, davacının malvarlığında, idarece tazmini gereken maddi bir zararın doğduğundan bahsedilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Yapının gece yarısı habersiz olarak yıktırıldığından ve işsiz kalındığından bahisle tazmin edilmesi gerektiği iddia edilen manevi tazminat istemi yönünden ise, davacının devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazda fuzuli şagil olarak faaliyet gösterdiği, dolayısıyla, tahliye işleminden sonra taşınmazda bulunan sabit yapıların yıktırılmasının mevzuat gereği olduğu, hukuka aykırılığın sadece bu işlemin Yönetmelikte belirlenen usul benimsenmeksizin gerçekleştirilmesinden kaynaklandığı ve son olarak bu durumun kişinin haysiyetine, vücut tamlığına veya yakınlarına yönelik bir saldırı niteliği taşımadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacıya manevi tazminat verilmesini gerektirecek şartların oluşmadığı değerlendirilmiştir. Bu durumda, davanın, yukarıda belirtilen gerekçeyle reddi gerektiği sonucuna ulaşıldığından; İdare Mahkemesi'nce davanın süre aşımı nedeniyle reddi yönünde verilen karara yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.