(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/62 E. , 2010/701 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 7.7.2003 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle malullük oranının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği dü…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/62 E. , 2010/701 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 7.7.2003 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle malullük oranının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. KARAR Dava, davacıda iş kazası sonucu oluşan beden güç kayıp oranının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davacının %100 oranında beden güç kaybına uğradığının tespitine karar verilmiştir. Dava ehliyeti,kişinin kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci vekil aracılığı ile bir davayı takip etme ve usuli işlemlerini yapabilme ehliyetidir.Dava ehliyeti dava şartlarından olup davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden gözönünde tutulması gerekir. Temyiz kudretinden yoksun olan kişilerin medeni hakları kullanma ehliyeti ve dava ehliyeti yoktur.Temyiz kudreti olmayan kişiler taraf bulundukları davalarda kanuni temsilcileri tarafından temsil edilirler. Davacının Organik beyin sendromu, travma sonrası stres bozukluğu bulunduğu,6 aylık tedavi sonucunda hastanın belirtilerinde belirgin bir düzelme sağlanamadığı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinin 5.5.2008 tarihli raporundan ve geçirdiği iş kazası nedeniyle %100 oranında malul olduğu 8.8.2008 tarihili Yüksek Sağlık Kurulu raporundan açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim davacı akıl hastalığı nedeniyle maluliyet oranın belirlenmesi için bu davayı açmıştır.Türk Medeni Kanunun 405.maddesi uyarınca” akıl hastalığı ve akıl zayıflığı nedeniyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken yada başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır” ve 413.madde uyarınca da kendisine bir vasi atanır.Vasi vesayeti altındaki kişinin taraf bulunduğu davalarda onu temsil eder.Ancak vasi yalnız vasi tayini kararı ile vesayeti altındaki kişiyi davada temsil edemez vasinin vesayeti altındaki kişi adına dava açıp takip edebilmesi için Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından husumet izni verilmiş olması gerekir. Somut olayda dava, tam ehliyetsiz olan davacı ...’nın verdiği vekalete dayalı olarak vekil vasıtasıyla açılmıştır.Davacıya vasi tayin edildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge yoktur.Bu durumda yapılacak iş,davacıya bir vasi tayin ettirmek ve alınacak husumet izniyle davaya devam olunarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken dava ehliyeti bulunmayan davacının açtığı davanın sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.