3. Ceza Dairesi 2017/17002 E. , 2018/10579 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumu Ankara Şube Müdürlüğünce tanzim olunan ve hükme esas alındığı anlaşılan 26/12/2014 tarihli raporda, katılanda batına nafiz kesici-delici ale…
**3. Ceza Dairesi 2017/17002 E. , 2018/10579 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumu Ankara Şube Müdürlüğünce tanzim olunan ve hükme esas alındığı anlaşılan 26/12/2014 tarihli raporda, katılanda batına nafiz kesici-delici alet yaralanmasının teşkil ettiği hayati tehlikeye eşlik eden “kesici delici alet yaralanması sonucu parsiyel ulnar sinir kesisi olduğu, hastada pençe el deformitesi olduğu, ulnar sinir trasesi hipoestezik, 4. ve 5. parmak fleksiyonu ve abduksiyon, adduksiyon kısıtlık olduğu” bu itibarla “duyu veya organların işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi açısından muayenesi yapılmak üzere tedavi gördüğü hastaneden alacağı plastik cerrahi kliniğince düzenlenecek son durum raporu ile (sekel mahiyetinde arızası olup olmadığı, sekel mahiyetinde arızası varsa hareket açıları ile birlikte durumu ve derecesinin açık ve net ifade eden) birlikte Şube Müdürlüğümüze gönderilmesinin uygun olacağı” hususunun belirtildiği; sanığın, aynı suça ilişkin birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olduğunun tespiti halinde 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2) Sanık hakkında hüküm kurulurken yaralanmanın niteliğine göre TCK’nin 86/1. maddesi gereği tespit olunan temel cezada, eylemin bıçakla işlenmesi nedeniyle aynı kanunun 86/3-e maddesi gereği arttırım yapılırken, uygulama maddesinin 87/3-e olarak hatalı gösterilmesi, 3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK 326/son maddesi gereği sonuç ceza açısından sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak, isteme aykırı BOZULMASINA, 05.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.