8. Hukuk Dairesi 2025/6100 E. , 2025/7706 K. "" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/903 E., 2025/859 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eğirdir Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/220 E., 2023/291 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim…
8. Hukuk Dairesi 2025/6100 E. , 2025/7706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/903 E., 2025/859 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eğirdir Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/220 E., 2023/291 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, İsparta ili .... ilçesi ..... mahallesi çalışma alanında bulunan 5 86... parsel sayılı 6.941,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ve 2000 yılından bu yana ..... Konut Yapı Kooperatifi tarafından kullanıldığı şerhi yazılarak ham toprak vasfıyla Hazine adına; 5 85... parsel sayılı 9.485,90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ve 1997 yılından beri ... oğlu ... mirasçıları tarafından kullanıldığı şerhi yazılarak ham toprak vasfıyla Hazine adına; 2 43... parsel sayılı 1.987,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ve 1992 yılından bu yana ... kızı... tarafından 3 adet binanın yaptırıldığı şerhi yazılarak ham toprak vasfıyla Hazine adına; 2 43... parsel sayılı 28.619,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ve 1997 yılından beri ... oğlu ... mirasçıları tarafından kullanıldığı şerhi yazılarak, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; İsparta ili ..... ilçesi .... Mahallesi 2 43... parselde yer alan taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, tapuda Hazine adına kayıtlı olan 2 42... , 2 43... ve 14 parsel sayılı taşınmazların kullanım kadastrosu sonucunda 2 42... , 2 43... , 2 43... , 5 85... ve 5 86... parsel olarak yenilendiğini, kullanım kadastrosu sırasında taşınmazın ... ve mirasçıları adına yazıldığını ve kadastro tespitinin 07.11.2018 tarihinde kesinleştiğini, yapılan tespitin iptalinin gerektiğini, taşınmaza ... tarafından kestane dikildiğini, dava konusu taşınmazların kendilerine ait olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davacı ... ve arkadaşları açıklayıcı dilekçesinde; davanın 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 7/1-a maddesi kapsamında değerlendirilerek kabul edilmesini, dava konusu taşınmaza yönelik tapu senedinin dikkate alınmasını, taşınmazın 1/2 hissesinin Hazine adına tescil edilmeden önce ...'e ait olduğunu, 6292 sayılı Kanun'un 7/1-a maddesi gereğince taşınmazın Hazine adına tescilden önceki mülkiyet hakkı sahibine yoksa mirasçılarına bedelsiz iadesinin gerekeceğini, bu nedenle de kullanım kadastrosunun geçersiz olduğunu, 6292 sayılı Kanun'un 7/1-b maddesi gereği 2 yıl içinde başvuru yapılmasının gerektiğini, kullanım kadastrosunun 04.10.2018 tarihinde yapıldığını davanın ise 26.06.2019 tarihinde açıldığını, davanın zamanaşımına uğramadığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 2 43... , 3, 4, 5, 6 ve 7 parsellerin Eğirdir Kadastro Mahkemesinin 2004/1 Esas ve 2004/1 Karar sayılı, 05.05.2006 kesinleşme tarihli kararıyla orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiğini, yapılan 2/B uygulaması sonucunda 2 43... , 3, 4 ve 5 parsellerin kapatılarak tamamının 2 43... parsele gittiğini aynı zamanda 2 43... parselin yüzölçümünden 8.502,55 metrekare, 2 43... parselin yüzölçümünden ise 1.768,42 metrekarelik kısımların 2 43... parsele gittiğini ve 2/B parseli oluştuğunu, sonrasında yapılan kullanım kadastrosu çalışmaları neticesinde dava konusu 2 43... parselin 2 43... parsel, 5 85... parselin 5 86... parsele gittiği ve kullanıcılarının belirtildiğini ve 08.11.2018 tarihinde kesinleştiğini, taşınmazın Hazine adına tescil edilmesinde 2/B maddesine aykırılık bulunmadığını, davacıların kadastro tespitinden haberdar olmadıklarını iddia etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Müdahale talebinde bulunan tereke idare memuru vekili dilekçesinde; davacıların süresi içerisinde kullanım kadastrosuna karşı dava açmadıklarını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacıların davacı sıfatı bulunmadığını bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, dava konusu 2 43... parselin hiçbir zaman davacıların murisi ... adına tapu kütüğüne kaydedilmediğini, taşınmazın eski tapu kaydı olarak bilinen zabıt kayıtlarının da iptal edildiğini, yok hükmünde olduğunu, taşınmazların ilk defa Hazine adına tapu kütüğüne kaydedildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla eski zabıt kaydı tapularından 2 43... parsel 5514 metrekare yüzölçümlü taşınmazın 1/2 hissesinin 2.760,00 TL bedel ile 08.05.1986 tarihinde merhum ... tarafından....'den satın alındığını, eski zabıt kayıtlarına göre de taşınmazın yarısının kadastro çalışmasından önce satıldığının görüldüğünü, davacıların fiili kullanımında olan taşınmaz bulunmadığını, taşınmazların 1970 yıllarından bu yana ... ve mirasçılarının kullanımında olduğunu, davacıların hak iddia ettikleri parsel üzerindeki kestane ağaçlarının ... tarafından kullanıldığını kabul ettiklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "davacılar vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde açmış oldukları davanın 6292 sayılı Kanun'un 7/1-a maddesi kapsamında değerlendirilerek kabul edilmesi talebinde bulunulduğu bu doğrultuda yukarıda belirtilen emsal Yargıtay kararında da ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere davacıların 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince açtıkları davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere; “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın yargı yolu dava şartının bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 22.02.2022 tarihli ve 2021/10370 Esas, 2022/1474 Karar sayılı, 14.09.2022 tarihli ve 2021/7416 Esas, 2022/2966 Karar sayılı, 14.09.2022 tarihli ve 2021/10763 Esas, 2022/6968 Karar sayılı, 14.09.2022 tarihli ve 2021/7014 Esas, 2022/6967 Karar sayılı, 14/09/2022 tarihli ve 2021/10482 Esas, 2022/6965 Karar sayılı, 2022/2126 Esas, 2022/8637 Karar sayılı vb ilamlarında "... dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iade şartlarını taşıyıp taşımadığı, idareye başvurup başvurmadığı hususlarının saptanması ve sonrasında dayanak tapunun 7/1-a ve b bentlerinde belirtilen nitelikleri taşıyıp taşımadığı, tapu kaydı belirtilen nitelikleri taşısa bile, taşınmazın bedelsiz iade edilebilecek nitelikte olup olmadığı, taşınmazın yerine rayiç bedelin ödenmesi ya da rayiç bedele uygun taşınmaz verilip verilmeyeceği yönünden ayrıca bir belirleme yapılması şeklindeki faaliyetlerin birer idari işlem olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre incelemeye uygun olduğu; davanın kökeninde, çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastro vs. gibi hukuki ilişkinin bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda, açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2. birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtildiği üzere; “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları” ve “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/820 Esas, 2019/117 Karar ile 28.05.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/309 Karar sayılı kararları da bu doğrultudadır." şeklinde açıklandığı üzere, davacının 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan iade talebine yönelik davasının idari yargının görev alanına girdiği," gerekçesiyle davacı ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların dava dilekçesi dikkate alındığında hem tapu iptali ve tescil hemde kullanım kadastrosuna itiraz talebini içerdiğinin açık olduğunu, dava konusu taşınmazın .... ilçesi .... Mahallesi cilt no 60, sayfa no 50 sıra no 41'de 18.06.1957 tarihli geldisine kayıtlı iken 24.04.1972 tarihinde 75... sayfa 19 sıra numaralı kayıtla 1/2 hisse oranında muris ... ve kardeşi ....adına intikal ettiğini, dolayısıyla dava konusu taşınmazın 1/2 mülkiyet hakkının davacıların murisine ait olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin davacıların murisine ait tapu kaydını dikkate almadığını, açılan davayı da tapu iptal ve tescil davası olarak sadece kullanım kadastrosuna itiraz davası olarak dikkate aldığını ve davayı reddettiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın ... Kadastro Mahkemesinin 2013/12 Esas ve 2014/29 Karar sayılı kararıyla orman sınırları dışına çıkarıldığını sonrasında ise mülkiyet sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekirken Hazine adına tescil edildiğini, sonrasında yapılan kullanım kadastrosu sırasında da ..... mirasçılarının kullanımında olduğunun belirtildiğini,.....'in Türkiye'nin önceki Başbakanlarından .....'in kardeşi olduğunu ve abisinin siyasi nüfuzunu kötüye kullanarak bulunduğu dava konusu taşınmazı gasp ettiğini, davacıların mülkiyet haklarının açıkça gasp edildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.