4. Hukuk Dairesi 2013/15654 E. , 2013/18127 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 25/06/2013 gün ve 2012/13748-2013/12247 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağı…
**4. Hukuk Dairesi 2013/15654 E. , 2013/18127 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 25/06/2013 gün ve 2012/13748-2013/12247 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava; kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 25.06.2013 gün ve 2012/13748 E.-2013/12247 K. sayılı ilamı ile temyiz itirazları reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davacı, davalının 04/12/2011 tarihinde ...'de düzenlenen mitingde yaptığı konuşmasında müvekkilinin kişilik haklarına saldırdığını belirterek manevi tazminat istemiştir. Tarafların her ikisi de siyasi hüviyete sahip olup; davacı ... Büyükşehir Belediye Başkanı, davalı ise .... Partisi Genel Başkanıdır. Mahkemece davalının konuşmasında söylediği sözlerin ima yoluyla davacıyı hedef aldığı kabul edilerek, talebin kısmen kabulü ile manevi tazminata hükmedilmiştir. Oysa dava konusu konuşmada davacının ismi hiç zikredilmemiş, ... Büyükşehir Belediyesindeki yolsuzluk iddialarının üzerine gidilmemiş olması dile getirilerek siyasi iktidar eleştirilmiştir. Gerek 4. Hukuk Dairesi'nin, gerekse Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşmiş içtihatları ve gerekse doktrinde benimsendiği gibi davacının isminin geçmediği konuşma (yansıma) yoluyla kişilik haklarının ihlal edildiği kabul edilemez. Genel ifadelerle bir yerde yolsuzluk olduğunun belirtilerek, eleştiri yapıldığı anlaşılan bir konuşmadan davacının kastedildiği anlamının çıkarılması mümkün değildir. Bununla beraber Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarında da belirtildiği üzere siyasi hüviyete sahip şahısların kendilerine yönelik sert, ağır ve hatta incitici eleştirilere de katlanmaları gerekir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan ifade Özgürlüğünün sadece “zararsız ve ilgilenmeye değmez olarak görülen bilgi ve fikirler değil aynı zamanda rahatsız eden, şaşırtan ve gücendiren ifadelerin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği” belirtilmiş ve bu ifadeler var olmadan "demokratik bir toplum"dan söz edilemeyeceği vurgulanmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekirken kısmen kabulu doğru görülmemiş; davalının karar düzeltme istemi bu bakımdan kabule değer görülmüş ve hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Davalının karar düzeltme isteminin HUMK.’nun 440-442. maddeleri uyarınca yukarıda gösterilen nedenle kabulüne; Dairemizin 25.06.2013 gün ve 2012/13748 E.-2013/12247 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve tashihi karar talep eden davalıdan önceki onama kararımızla alınan harç ile peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/11/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 20/11/2013