8. Hukuk Dairesi 2010/3637 E. , 2011/491 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ... ile ... ve ... aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 03.....2009 gün ve 184/600 sayılı hükmün ...'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, uzun yıllar zilyet ve tasarruf ettikleri yeri davalılara sözlü olarak kiraya verdiğini, davalıları…
**8. Hukuk Dairesi 2010/3637 E. , 2011/491 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ... ile ... ve ... aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 03.....2009 gün ve 184/600 sayılı hükmün ...'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, uzun yıllar zilyet ve tasarruf ettikleri yeri davalılara sözlü olarak kiraya verdiğini, davalıların hiçbir şekilde kira bedeli ödemediklerini, kirayı inkar ettiklerini, verdikleri senet bedelini de ödemediklerini, zilyet oldukları ev ve bahçesi için Hazineye ecrimisil ödediğini açıklayarak taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin korunmasını ve zilyetliğe vaki müdahalenin menini, faiziyle birlikte 4500 TL ecrimisilin ödenmesini talep etmiştir. Davalılar, davacıyla aralarında sözlü ve yazılı herhangi bir kira sözleşmesinin bulunmadığını, dava konusu yerin Hazineye ait olduğunu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, davacının Hazineye karşı açtığı davayı kaybettiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, gerek dava dilekçesi ve gerekse bilirkişi raporuna karşı verdiği ........2009 havale tarihli dilekçesinde açıkça zilyetliğe dayanmış, zilyetliğin korunmasını istemiş, bu yerin Hazineye ait bir taşınmaz olduğunu ileri sürmüştür. Davacının ecrimisil ödeyerek zilyet olduğunu iddia ettiği yer ev ve bahçesinden ibarettir. Davacının kira sözleşmesinden bahsetmesi üstün zilyetliğinin varlığını ispata yarayan sebep olarak düşünülebilir. Davalılar da böyle bir kira sözleşmesini reddetmiş, Hazineye ait taşınmaz üzerinde üstün zilyetliklerinden bahsetmişlerdir. Davacının ev ve bahçeden ibaret taşınmaz için Hazineye ecrimisil ödediği hususu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. TMK. nun 981, 982, 983 ve 984 maddeleri mal üzerinde zilyetlikten başka hiçbir hakkı bulunmayan kimsenin zilyetliğini korumak üzere kurulmuş hükümleri ihtiva etmektedir. TMK. nun 973. maddesinde zilyetlik “… bir şey üzerinde fiili hakimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir…” biçiminde tanımlanmıştır. TMK. nun 982 ve 983. maddelerinde de zilyetlik herhangi bir hakka bağlı olmaksızın dava yoluyla korunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, zilyetliğin korunması davasıyla zilyet, zilyetliğin hakka dayandığını ispat külfetine katlanmadan sadece zilyetliğini öne sürerek Sulh Hukuk Mahkemelerinde uygulanan basit yargılama usulünün sağladığı kolaylıklardan faydalanır, zilyetliğin arkasında bulunan ayni (nesnel) veya şahsi (kişisel) bir hakka dayandığı taktirde dava bir hak davası niteliğini kazanır. ... HGK. nun ........1993 gün 1993/...-423/561 sayılı ve ... HGK. nun ........1983 gün 3351/679 ve ........1987 gün 394/876 sayılı kararlarında da aynı görüş benimsenmiştir.