Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/2500 E. , 2025/866 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/2500 Karar No : 2025/866 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ... Toptan Tic. İnş. San. Ltd. Şt
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/2500 E. , 2025/866 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/2500 Karar No : 2025/866 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ... Toptan Tic. İnş. San. Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı, ortak sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ... sayılı ödeme emrinin 1,2,3,4,10,11,12,13,14,15,16. sırasında yer alan amme alacakları yönünden, davacının 19/04/2021 tarihinde asıl amme borçlusu şirketteki kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği, anılan alacağının asıl borçlu şirket tarafından 01/07/2021 tarihli başvuru ile 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, davacının kanuni temsilcilik görevinden ayrıldıktan sonra borçların yapılandırılmasıyla yeni bir hukuki durum ortaya çıktığı, yapılandırma sırasında asıl borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının söz konusu borçlardan sorumlu tutulması mümkün olmayacağından ödeme emrinin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, anılan ödeme emrinin diğer kısımları yönünden; amme alacağının 2021 yılının muhtelif dönemlerine ait beyan üzerine tahakkuklardan oluştuğu, vade tarihleri itibariyle davacının kanuni temsilcilik olmadığı anlaşıldığından ödeme emrinin bu kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı, ... sayılı ödeme emrinde ise hukuka aykırılık bulunmadığından davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, ... sayılı ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin ... sayılı ödeme emrinin .... sırasında yer alan amme alacakları yönünden kabulü, diğer kısımları yönünden reddi ile gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına, ... Toptan Tic. İnş. San. Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir. 17/11/2020 tarih ve 31307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, aynı maddenin 8. fıkrasında ise bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır. Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7256 Sayılı Kanun Genel Tebliğinin (Seri no:1) “II- Alacakların Yapılandırılmasına İlişkin Açıklamalar” ana başlığının altında yer alan D- Taksitlerin Süresinde Ödenmemesi Halinde Yapılacak İşlemler” alt başlıklı kısmının “4- İhlal Hâlinde Alacakların Takibi” bölümünde;" 7256 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında “(8) Bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam eder.” hükmünün yer aldığı, bu hükme göre, Kanun kapsamında yapılandırıldığı halde Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların, yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği, dolayısıyla, alacakların Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle yapılandırılması bu alacakların niteliğini değiştirmediğinden, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak, daha önce yapılan takip işlemleri yenilenmeksizin, bu işlemlere kaldığı yerden devam edileceği,diğer taraftan, alacağın ödenmesinden sorumlu olan diğer kişiler (213 ve 6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler) hakkında yapılan takip işlemlerine de Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre kaldığı yerden devam edilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, ... sayılı ödeme emrinin 1,2,3,4,10,11,12,13,14,15,16. sırasında yer alan alacaklar dışında kalan kısma ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup davalı idare tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları, kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ... sayılı ödeme emrinin 1,2,3,4,10,11,12,13,14,15,16. sırasında yer alan amme alacaklarına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemi yönünden ise; Önceki yapılandırma kanunlarından farklı olarak 7256 sayılı Kanun ve sonrasında yayımlanan 7326, 7440 sayılı Kanunlarla, kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemlerinin ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemlerinin geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği yönünde hüküm getirildiği, bu hüküm dikkate alındığında 7256 sayılı Yasa uyarınca yapılandırılıp koşulları ihlal edilen kamu alacaklarının yeniden takibi sırasında yapılandırma öncesi yapılan işlemlerin geçerliliğini koruduğu ve takibin, hangi aşamada kaldıysa o aşamadan devam edeceği hususunun açıkça belirtildiği görülmüştür. Yukarıda yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, asıl borçlu şirket tarafından 7256 sayılı Kanun'dan yararlanılarak borçların yapılandırılması daha sonra yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda borcun yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takibe devam edileceği, daha önceden yapılan takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği, başka bir anlatımla yapılandırmanın borcun takibinde gelinen aşamayı değiştirmeyeceği, bu nedenle de asıl borçlu şirket adına 6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacakların yapılandırılması halinde yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek olmadığı gibi kanuni temsilcinin veya şirket ortağının sorumluluğunun da kaldığı yerden devam edeceği açıktır. Dolayısıyla, yapılandırma şartlarının ihlali nedeniyle tecilin iptal edilmesi durumunda borcun usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği, şirketten tahsil imkanını bulunup bulunmadığı yine borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve kanuni temsilci sıfatıyla yapılan takiplerde kanuni temsilcinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Dosyasının incelenmesinden; asıl borçlu şirketin vergi borçlarının 01/07/2021 tarihli başvuru ile 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırılan borçlar ilişkin ödeme yapılmadığından tecil dosyalarının iptal edildiği, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinden bahisle bu borçların tahsili amacıyla şirketin 09/04/2019-19/04/2021 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Vergi Mahkemesince, ... sayılı ödeme emrinin 1,2,3,4,10,11,12,13,14,15,16. sırasında yer alan amme alacakların 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı esnada şirketin kanuni temsilcisi olmayan davacının anılan borçlardan sorumlu tutulması mümkün olmadığından davacı adına tanzim edilen ... ödeme emrinin buna ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle verilen kabul kararına yönelik davalı idare istinaf istemi Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilmişse de; yapılandırma şartlarının ihlali nedeniyle tecil dosyasının iptali üzerine, 7326 sayılı Kanunun yayımı öncesinde başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceğinden Bölge İdare Mahkemesince yukarıda belirtilen hususlar yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ... sayılı ödeme emrinin 1,2,3,4,10,11,12,13,14,15,16. sırasında yer alan amme alacaklarına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 18/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.