4. Hukuk Dairesi 2021/405 E. , 2021/1231 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Yılmaz vekili Avukat ... tarafından, davalılar Ticaret Sigorta AŞ (SBN Sigorta AŞ) ve diğerleri aleyhine 26/02/2010 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 20/10/2011 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz di…
**4. Hukuk Dairesi 2021/405 E. , 2021/1231 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Yılmaz vekili Avukat ... tarafından, davalılar Ticaret Sigorta AŞ (SBN Sigorta AŞ) ve diğerleri aleyhine 26/02/2010 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 20/10/2011 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyanın incelenmesinde; davalılardan ...’a gerekçeli karar ve davacı vekilinin temyize başvuru dilekçesinin adı geçen davalının “..../Ankara” olarak bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı, tebliğe ilişkin mazbatanın incelenmesinde ise; muhatabın adresinin kapalı olması sebebiyle en yakın komşusu/kapıcı/yöneticiden sorulduğu, ancak söz konusu kişilerden kime sorulduğunun belli olmadığı, muhatabın nereye gittiğinin anlaşılamadığı, “tebligatın ....’a tebliğ edildiği, 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı, en yakın komşu/kapıcı/yöneticiye haber verildiği” açıklamasına yer verildiği, ancak haber verilen kişinin kim olduğunun belirtilmediği görülmektedir. Bu haliyle muhatabın nerede olduğu en yakın komşu, kapıcı veya yöneticiye sorulup araştırılmadan ve haber verilen kişi ismi yazılmadan yapılan tebligat, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1 ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği’nin 30 ve 35. maddelerine göre usulsüzdür. Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır. Madde bu haliyle iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki “adreste bulunmama”, diğeri ise “tebellüğden imtina”dır.