11. Ceza Dairesi 2023/3759 E. , 2024/3538 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/6009 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ :...Turizm Ltd.Şti. yetkilisi Rasim Alasgarov ŞÜPHELİLER : ..., ..., ..., ..., ... SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı…
**11. Ceza Dairesi 2023/3759 E. , 2024/3538 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/6009 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ :...Turizm Ltd.Şti. yetkilisi Rasim Alasgarov ŞÜPHELİLER : ..., ..., ..., ..., ... SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Aandolu Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2021 tarihli ve 2021/138032 Soruşturma, 2021/79040 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.06.2022 tarihli ve 2021/6009 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.06.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/29804 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61528 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61528 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki şirketin hissedarı ve müdürü olan şüpheli ...'ün şüpheli ...'a verdiği vekalet ve bu vekalet ile şirket çalışanı şüpheli ...'nin şirkete ait ...plakalı aracı şirket adına şirket çalışanı olan şüpheli ...'e piyasa değerinin yarı fiyatı olan 200.000 Türk lirası bedele sattığı, bir gün sonrada şüpheli ...'ın bahse konu aracı 160.000 Türk lirasına şüpheli ...'e sattığı, ancak şirkete ait aracın satış bedelinin şirket hesabına yatırılmadığı, araç satış işleminin muvazaalı ve kötü niyetli olarak şirketi zarara uğratma amacı ile yapıldığı ve tahsil edilen tutarın ortak hareket eden şüpheliler uhdesinde olduğundan bahsile nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarının işlendiği iddiası ile yapılan soruşturma neticesinde, şüpheli...ın eyleminin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, aracın satışına konu diğer şüphelilerin ise eylemlerinde suç vasfı bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Müşteki şirket vekilinin şikayet dilekçesinde de belirttiği şirket banka hesap hareketleri, araç değerine ilişkin bilirkişi raporu ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/10/2021 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı sunduğu 08/10/2021 tarihli itiraz dilekçesinde bahsettiği İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/161539 ve 2021/180243 sayılı soruşturma dosyaları, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/463 esas sayılı dava dosyası, İstanbul Anadolu 10. Ticaret Mahkemesi 2019/169 esas sayılı dava dosyasının getirtilip incelenmesi, şüphelilerin olaya ilişkin savunmalarının alınması, aracın noter satış sözleşmelerinin getirtilip incelenmesi ile sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şirket yetkilisi ve ortağı olan şüpheli ...'ün, şirket adına tescilli ...plakalı otomobilin satışı için şüphelilerden ...'a vekaletname verdiğinin, ...'un buna dayanarak şüpheli ...'yi yetkili kıldığının, bu aracın ... tarafından şüpheli ...'e, bir gün sonra da ... tarafından diğer şüpheli ...'e satıldığının, yapılan araştırmada satış bedelinin piyasa fiyatının yarısına tekabül ettiği gibi şirket kasasına giren bir paranın da mevcut olmadığının, diğer usulsüz bir kısım fiiller nedeniyle dava dosyalarının mevcut olduğunun, şüphelilerin işbirliği içinde hareket etmek suretiyle şirketi zarara uğrattıklarının iddia olunması karşısında; şüphelilerin ifadelerine başvurulması, araca ait tüm tescil ve satış evraklarının temin edilerek incelenmesi, aracın değerinin ne kadar olduğuna ilişkin belgelerin, şirkete ait banka hesap hareketleri ile defter, belge ve kayıtların getirtilerek konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması, şirketin zarara uğrayıp uğramadığının, uğramış ise miktarının tespit edilmesi, şüphelilerin iştirak halinde hareket edip etmediklerinin araştırlması, şikâyet dilekçesinde belirtilen dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre somut olayda suç unsurunun bulunup bulunmadığının ve şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerekirken; eksik soruşturma neticesinde hukuki ihtilaf olarak kabul edilen eylemler hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, "...Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin lehine ve aleyhine toplanan bilgi, belgeler ve ekleri incelendiğinde; kovuşturmaya yer olmadığına dair itiraza konu kararda usule, yasaya ve oluşa aykırılık bulunmadığı..." şeklindeki hatalı ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.06.2022 tarihli ve 2021/6009 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.