Başvuru, kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının, yargılama sırasında tercüman yardımından faydalandırılmama nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının, yargılama sırasında tercüman yardımından faydalandırılmama nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 28/2/2020 tarihinde yapılmıştır. Anayasa Mahkemesinin 28/2/2020 tarihli kararıyla başvurucunun sınır dışı edildiği takdirde yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike ortaya çıktığına dair bilgi veya bulgu olmadığı gerekçesiyle başvurunun Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tedbir talebi yönünden Bölüme gönderilmesine yer olmadığına, ancak kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler doğrultusunda tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Afganistan İslam Cumhuriyeti (Afganistan) vatandaşı olan başvurucu 15/10/2016 tarihinde yasal olmayan yollardan Türkiye'ye giriş yapmış ve 28/11/2016 tarihinde uluslararası koruma başvurusunda bulunmuştur. Başvurucunun talebi şartları uygun olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucu, uluslararası koruma talebinin reddi kararına karşı iptal davası açmış; Sivas İdare Mahkemesi (İdare Mahkemesi) 12/2/2019 tarihli kararıyla davanın reddine karar vermiştir. Anılan karar Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi tarafından onanmıştır. Sivas Valiliğinin 19/7/2019 tarihli kararıyla 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının (i) bendi kapsamında başvurucu hakkında sınır dışı etme kararı tesis edilmiştir. Başvurucu, anılan kararın iptali istemiyle 2/8/2019 tarihinde İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde sınır dışı etme kararının hukuka aykırı olmasının yanı sıra ülkesine gönderildiği takdirde bulunduğu toplumsal grup nedeniyle zulme uğrayacağını, 6458 sayılı Kanun'un maddesi gereği sınır dışı edilemeyecek şahıslardan olduğunu iddia etmiştir. İdare Mahkemesinin 29/11/2019 tarihli kararıyla "davacı tarafından davaya konu kararın uygulanması durumunda işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunduğunun kabulünü gerektirecek yasal ve somut bir neden ortaya konulamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Başvurucu 28/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuş, başvurusuyla birlikte sınır dışı etme kararının tedbiren durdurulmasını talep etmiştir. İlgili hukuk için bkz. A.A. ve A.A. [GK], B. No: 2015/3941, 1/3/2017, §§ 28-