Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması, sulh ceza hâkimliklerinin bağımsız ve tarafsız olmaması, savcılık görüşünün tebliğ edilmemesi, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması ve tutuklamaya etkin şekilde itiraz edilememesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; kısıtlama kararı dolayısıyla suçlamalar hakkında yeterli bilgi sahibi olunamaması, etkili bir soruşturma yürütülmemesi ve davanın makul sürede açı
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması, sulh ceza hâkimliklerinin bağımsız ve tarafsız olmaması, savcılık görüşünün tebliğ edilmemesi, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması ve tutuklamaya etkin şekilde itiraz edilememesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; kısıtlama kararı dolayısıyla suçlamalar hakkında yeterli bilgi sahibi olunamaması, etkili bir soruşturma yürütülmemesi ve davanın makul sürede açılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 10/1/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne ve yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına ve başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Genel Bilgiler Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ile bağlantılı olan ve aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma başlatılmıştır. Bu kapsamda teşebbüsün savuşturulduğu gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) -aralarında Yüksek Mahkeme üyelerinin de bulunduğu- üç bine yakın yargı mensubu hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılarının bulunduğu iddiasıyla başlatılan soruşturmada bu kişilerin büyük bölümü hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirlerine başvurulmuştur (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 51, 350).B. Başvurucuya İlişkin Süreç Konya Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan başvurucu hakkında 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra Başsavcılık tarafından ağır cezalık suçüstü hâli bulunduğu değerlendirilerek FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapılanmasında yer aldığı iddiasıyla soruşturma başlatılmış ve anılan soruşturma kapsamında başvurucu 17/7/2016 tarihinde Konya'da gözaltına alınmıştır. Konya Sulh Ceza Hâkimliği 19/7/2016 tarihinde başvurucunun FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan tutuklanmasına karar vermiştir. Başvurucu 25/7/2016 tarihinde tutuklama kararına itiraz etmiş, Konya Sulh Ceza Hâkimliği 27/7/2016 tarihinde başvurucunun itirazını kesin olarak reddetmiştir. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisizlik kararı ile soruşturma dosyasını Başsavcılığa göndermiştir. Bu arada Ankara Sulh Ceza Hâkimliklerince başvurucunun tutukluk durumu değerlendirilmiş ve tutukluluğa yönelik itirazları karara bağlanmıştır. Bu kapsamda Ankara Sulh Ceza Hâkimliği 7/4/2017 tarihinde başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiş, başvurucunun anılan karara itirazını Ankara Sulh Ceza Hâkimliği 13/12/2017 tarihinde kesin olarak reddetmiştir. Başvurucu kararı 14/12/2017 tarihinde öğrendiğini bildirmiştir. Başvurucu 10/1/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başsavcılık 19/12/2017 tarihli iddianame ile başvurucunun terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde kamu davası açmıştır. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 5/1/2018 tarihinde iddianameyi kabul etmiş ve Mahkemenin E.2018/24 sayılı dosyası üzerinden kavuşturma aşaması başlamıştır. Mahkeme 21/3/2018 tarihinde yaptığı duruşmada başvurucunun savunmasını almış ve duruşma sonunda başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Mahkeme 29/11/2018 tarihinde yaptığı duruşmada başvurucunun terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla istinaf mahkemesinde derdesttir. İlgili hukuk için bkz. Salih Sönmez, B. No: 2016/25431, 28/11/2018, §§ 33-