4. Hukuk Dairesi 2010/9656 E. , 2011/11163 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... (kendilerine asaleten ... ...'a velayeten) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 15/12/2008 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanmaya dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili Avukat ... tarafı…
**4. Hukuk Dairesi 2010/9656 E. , 2011/11163 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... (kendilerine asaleten ... ...'a velayeten) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 15/12/2008 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanmaya dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazlarına gelince: a)Dava, trafik kazası nedeni ile yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, oğulları ... ...’a, davalı şirketin maliki bulunduğu aracın çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında ...’ın hayati tehlike geçirecek derece de yaralandığı, malul kaldığını beyanla, daimi iş göremezlik zararları ve çocuğun tedavi gördüğü süre içinde çocuğa bakması nedeni ile işinden geri kalmasından dolayı uğradığı maddi zarar yanında manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalılar vekili, davalı şirket bakımından zamanaşımı definde bulunmuş, kazanın davacıların iddia ettiği gibi davalı sürücünün tam kusuru ile meydana gelmediğini, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, fahiş tazminat isteminin reddi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün 2/8 oranında kusurlu olduğu benimsenmiş, davacının % 6 oranında maluliyetine karşılık daimi iş göremezlik süresi içinde uğrayacağı maddi zararları bilirkişi marifeti ile belirlenerek 3.368,00 TL maddi tazminat, davacı babanın işlerinden geri kalması nedeniyle uğradığı 200,00 TL maddi tazminat hüküm altına alınmış, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya arasında bulunan meslekte kazanma gücü kaybına ilişkin 15/06/2009 günlü Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesince düzenlenen Özürlü Sağlık Kurulu raporunda davacı küçüğün sol kulağındaki işitme kaybının % 16,3, tüm vücut fonksiyon kaybının % 6 olduğu bildirilmiştir. Davacının, dava konusu yaralanma nedeniyle uğradığı daimi işgücü kaybı oranı SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanılarak belirlenmelidir. Mahkemece hükme esas alınan Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesince düzenlenen Özürlü Sağlık Kurulu raporu anılan tüzük hükümlerine uygun değildir. O halde, Adli Tıp Kurumu’ndan (2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’ nun 16/2 maddesinin c bendi uyarınca) ya da SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre üniversite hastanesinden usulüne uygun biçimde yeniden rapor alınarak maluliyet oranı belirlenmeli, tazminat miktarının hesaplanması da buna göre yapılmalıdır. Mahkemece, yetersiz rapora dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir. b)Yerel mahkemece benimsenen 24/12/2009 günlü daimi iş göremezlik nedeni ile uğranılan maddi zararı hesaplayan bilirkişi raporunda, davacı ...’ın erkek olduğu göz ardı edilerek askerlik süresi hesaplanıp maddi tazminat hesabından düşülmemiştir. Zira davacı bu süre içerisinde çalışamayacak haksız yere zenginleşmiş olacaktır. Davacının askerlik süresi düşülerek hesap yapılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir. c)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Somut olaya gelince; olay tarihi, davacının kusuru ve yaralanma derecesi ile yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına takdir olunan manevi tazminat tutarları fazladır, daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2 a, b ve c) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.