3. Ceza Dairesi 2022/24136 E. , 2023/1431 K. İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/107 E., 2022/167 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldu…
**3. Ceza Dairesi 2022/24136 E. , 2023/1431 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/107 E., 2022/167 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2021 tarihli ve 2021/7 Esas, 2021/205 sayılı Kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca sanık ... hakkında 8 yıl 9 ay hapis cezası, sanık ... hakkında 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2022/107 Esas, 2022/167 sayılı Kararı ile; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.04.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1- Mahkemenin kanuna aykırı teşekkül ettiğine, 2- Hükmün CMK' nın 230 uncu maddesine uygun şekilde gerekçe içermediğine, 3- Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve savunma haklarının kısıtlandığına, 4- Hükmün hukuka aykırı delillere dayandığına, 5- Sanıkların ByLock programını kullanmadıklarına ve ByLock'a ilişkin verilerin delil olarak kullanılamayacağına, 6- Etkin pişmanlıktan faydalanmaya yönelik tanık beyanlarının kendilerini cezadan kurtarmak amacıyla verildiğine ve çelişkili olduğuna, 7- Alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna, 8- Atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 9- Mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığına, 10- FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün 26.04.2016 tarihinde terör örgütü olarak kabul edildiğinden bu tarihten önceki eylemlerin suç oluşturmayacağına, 11- Hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 12- Sanık ...'ın basın açıklamasına katılmasında suç kastı bulunmadığına, 13- Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; ... yönünden yapılan değerlendirmede; ''sanığın örgütün gizli haberleşme aracı olan ByLock programını kullandığı, örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığı, örgütte bölge abiliği ve askeri öğrencilerden sorumlu mahrem öğretmenlik görevlerini yaptığı, hakkındaki soruşturmayı etkisiz kılabilmek amacıyla uzun süre kaçtığı ve yakalandığı yerde sanığın resminin bulunduğu sahte ehliyetin ele geçirildiği, bu doğrultuda Fetullahçı silahlı terör örgütünün ideolojisini, amaçlarını, faaliyetlerini benimsediğinin anlaşıldığı, örgütle organik bağ kurduğu, sanığın örgütle kuvvetli sıkı bir organik bağ içerisinde olduğu hususu göz önüne alındığında sanığın faaliyetinin örgüte sempati boyutunu aştığı ve örgüt üyeliği suçunun sübutuna delil niteliğindeki faaliyetler olduğunun açık olduğu, ByLock programını kullanan, örgütte mahrem öğretmenlik yapan sanığın örgütün iç yüzünü bilmemesinin mümkün olmadığı, sanığın örgütsel kast ile hareket ettiğinin açık olduğu anlaşılmıştır. Sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve eylemlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk göstermesi karşısında adı geçen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği'' ... yönünden yapılan değerlendirmede; ''sanığın örgütün gizli haberleşme aracı olan ByLock programını kullandığı, bu program üzerinden örgüt evleriyle ilgilenme, sohbet toplantıları yapma, katalog evliliğine ilişkin dökümanların yok edilmesi, emniyet operasyonlarına ilişkin tedbir alınması, bilgisayarların örgütsel anlamda temiz tutulması gibi hususlarda konuşmalar yaptığı, örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığı ve bu toplantıları düzenlediği, sohbet ablalığı yaptığı, örgütsel haberleşmeyi sağlamak amacıyla başkalarına ByLock programını yüklediği, örgütte lise talebe mesullüğü ve bölge ablalığı görevlerini yaptığı, hakkındaki soruşturmayı etkisiz kılabilmek amacıyla uzun süre kaçtığı ve yakalandığı yerde sanığın resminin bulunduğu sahte kimliğin ele geçirildiği, bu doğrultuda Fetullahçı silahlı terör örgütünün ideolojisini, amaçlarını, faaliyetlerini benimsediğinin anlaşıldığı, örgütle organik bağ kurduğu, sanığın örgütle kuvvetli sıkı bir organik bağ içerisinde olduğu hususu göz önüne alındığında sanığın faaliyetinin örgüte sempati boyutunu aştığı ve örgüt üyeliği suçunun sübutuna delil niteliğindeki faaliyetler olduğunun açık olduğu, ByLock programını kullanan, bu program üzerinden örgütsel tedbirlere ilişkin konuşmalar yapan, örgütte lise talebe mesullüğü ve bölge ablalığı yapan sanığın örgütün iç yüzünü bilmemesinin mümkün olmadığı, sanığın örgütsel kast ile hareket ettiğinin açık olduğu anlaşılmıştır. Sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve eylemlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk göstermesi karşısında adı geçen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği'' Şeklindeki gerekçelerle sanıkların silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işledikleri kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gözaltında geçirilen sürelerin hatalı yazılmasına ilişkin eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, sanık ...'ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün haberleşme aracı olan ByLock programını 374115 ID no ile kullandığı, örgütsel yazışma ve mail içeriklerinin bulunduğu, mahrem yapılanma içinde bölge abiliği ve askeri öğrencilerden sorumlu mahrem öğretmenlik yaptığı; sanık ...'ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün haberleşme aracı olan ByLock programını 382584 ID no ile kullandığı, örgütsel yazışma ve mail içeriklerinin bulunduğu, mahrem yapılanma içinde lise talebe mesulü, bölge ablalığı ve sohbet ablalığı yaptığı belirlenerek, İlk Derece Mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi Dairesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2022/107 Esas, 2022/167 sayılı Kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi.