Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/6104 E. , 2024/887 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6104 Karar No : 2024/887 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bingöl ili, Kiğı ilçesi, Cevizli köyünde öğretmen olarak görev yapmakta iken 27/…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/6104 E. , 2024/887 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6104 Karar No : 2024/887 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bingöl ili, Kiğı ilçesi, Cevizli köyünde öğretmen olarak görev yapmakta iken 27/05/1983 tarihinde görevine son verilen ve vatandaşlıktan çıkarılan davacının, görevine son verildiği 27/05/1983 tarihinden Alman vatandaşlığına geçtiği 1988 yılına kadar olan döneme ilişkin özlük haklarının ödenmesi ve bu dönemin emeklilik süresine eklenmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile söz konusu dönemde yoksun kaldığı aylıkları karşılığı 58.000,00-TL tutarın (ıslahla arttırılan miktar) yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu'nun 2. maddesine 19/09/1980 tarih ve 2301 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle eklenen fıkra uyarınca, kamu görevlisinin atanması veya görevine son verilmesi yönünden, sıkıyönetim komutanlarına görev ve uzmanlıklarının dışında, bölgelerinde genel güvenlik, asayiş veya kamu düzeni açısından çalışmalarının sakıncalı görülmesi veya hizmetlerinin yararlı olmaması şartlarına bağlı olarak, usul ve esasları düzenlenmemiş denetime açık olmayan bir takdir alanı tanındığı, bunun yanı sıra göreve son verme şeklinde oldukça ağır bir yaptırımın, memurun savunması alınmaksızın ve ciddi, somut, objektif bir nedene dayanmaksızın, kişisel takdire dayalı istem üzerine uygulanmasının söz konusu olduğu, Mahkemelerinin 10/01/2023 tarihli ara kararıyla, davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemin sebep ve gerekçeleri ile söz konusu dönemde davacı hakkında adli veya idari herhangi bir soruşturmanın yapılıp yapılmadığının sorulması üzerine, idarece herhangi bir somut bilgi ve belge sunulmadığının görüldüğü, dolayısıyla görevinde başarısız ve yetersiz olduğu ya da görevden alınmasını gerektirecek bir eylemi, tutum ve davranışı ile hizmete etkisi olan herhangi bir olumsuzluğu bulunmadığı dikkate alındığında, davacının görevine son verilmesi ile 27/05/1983 tarihinden 1988 yılına kadar olan döneme ilişkin özlük haklarının ödenmesi ve bu dönemin emeklilik süresine eklenmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; parasal hak yönünden ise; davacının 27/05/1983 tarihi ile Alman vatandaşlığına geçtiği 1988 yılı arasındaki yoksun kaldığı parasal haklarının davalı idareye hesaplattırıldığı, söz konusu tutarın, davacının başvuru yaptığı 18/10/2012 tarihi itibarıyla parasal değerinin güncellenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, düzenlenen raporda, "... davacının 27/05/1983 tarihinden Alman vatandaşlığına geçtiği 1988 yılına kadar olan döneme ilişkin alması gereken güncellenmiş maaş toplam tutarının 57.855,33-TL olduğu ..." tespitine yer verildiği, bu durumda, davacının görevine son verildiği 27/05/1983 tarihinden Alman vatandaşlığına geçtiği 1988 yılına kadar olan döneme ilişkin yoksun kaldığı parasal haklarına karşılık 57.855,33-TL'nin idareye başvuru tarihi olan 18/10/2012 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 57.855,33-TL'nin idareye başvuru tarihi olan 18/10/2012 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Öncelikle davanın süresi içinde açılmadığı, ayrıca idari işlemde yetki, şekil, konu, amaç ve sebep bakımından da herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava süresi içinde açıldığından aksi yöndeki itirazların dayanaktan yoksun olduğu, davalı idarenin hukuka aykırı ve keyfi işlemi nedeniyle haklarından mahrum kalarak, maddi zarara uğradığının sabit olduğu belirtilmek suretiyle, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davacı, 30/09/1970 - 27/05/1983 tarihleri arasında ilkokul öğretmeni olarak görev yapmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı, Bingöl Valiliğine hitaplı yazısıyla; 8. Kolordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı sorumluluk bölgesinde görev yapmakta olan davacının, 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu'nun 2301 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesine ek 2766 sayılı Kanun gereğince, Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı onayı ile görevine son verildiği, bu durumun tebliği ile ilişiğinin kesilmesi ve tebellüğ belgelerinin gönderilmesi istenilmiştir. Davacının bila tarihli başvurusuyla, görevine son verildiği tarihten, vatandaşlıktan çıkarıldığı ve Alman vatandaşlığına geçtiği tarih olan 1988 yılına kadarki döneme ilişkin özlük haklarının ödenmesi ve bu sürenin emeklilik süresinden sayılmasını talep etmiştir. Davalı idarenin 10/12/2012 tarihli yazısıyla, görevine son verildiği tarihten itibaren fiilen öğretmenlik görevini yerine getirmediğinden herhangi bir işlem yapılamayacağı bildirilmiştir. Bu durum üzerine, görevine son verildiği 27/05/1983 tarihinden Alman vatandaşlığına geçtiği 1988 yılına kadar olan döneme ilişkin özlük haklarının ödenmesi ve bu dönemin emeklilik süresine eklenmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile söz konusu dönemde yoksun kaldığı aylıkları karşılığı 58.000,00-TL tazminatın (ıslahla arttırılan miktar) yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında; "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiştir. Anayasa'nın Geçici 15. maddesinde; ”12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Milli Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezai, mali veya hukuki sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz. Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ, merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır." Mülga (17/10/2001 günlü ve 4709 sayılı Kanun) Bu dönem içinde çıkarılan kanunlar, kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve tasarrufların Anayasa'ya aykırılığı iddia edilemez." kuralı getirilmiş iken, bu hüküm 13/05/2010 ve 27580 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/05/2010 tarih ve 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu'nun davacının görevden uzaklaştırıldığı tarihte yürürlükte olan ve 2. maddesine 19/09/1980 tarih ve 2301 sayılı Kanun ile eklenen ek fıkrada; "Sıkıyönetim komutanlarının; bölgelerinde genel güvenlik, asayiş veya kamu düzeni açısından çalışmaları sakıncalı görülen veya hizmetleri yararlı olmayan kamu personelinin statülerine göre atanması veya işine son verilmesi, yerel yönetimde çalışanların görevden uzaklaştırılması veya işlerine son verilmesi hakkındaki istemleri ilgili kurum ve organlarca derhal yerine getirilir.'' kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının dava konusu işlemin 19/03/1986 - 1988 tarihleri arasındaki döneme ilişkin özlük haklarının ödenmesi ve bu dönemin emeklilik süresine eklenmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin kısmının iptaline ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. Kararın, dava konusu işlemin 27/05/1983 - 19/03/1986 tarihleri arasındaki döneme ilişkin özlük haklarının ödenmesi ve bu dönemin emeklilik süresine eklenmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin kısmının iptali, davacının tazminat isteminin kısmen kabulü ile 57.855,33-TL'nin idareye başvuru tarihi olan 18/10/2012 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmına gelince; Dosyanın incelenmesinden; davacının görevine son verildiği 27/05/1983 tarihinden Alman vatandaşlığına geçtiği 1988 yılına kadar olan döneme ilişkin özlük haklarının ödenmesi ve bu dönemin emeklilik süresine eklenmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ile söz konusu dönemde yoksun kaldığı aylıkları karşılığı 30.000,00-TL tutarın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada; davalı idarece 1983 yılı Haziran ayı ile 1988 yılı Aralık ayına ait maaş dökümünün gönderilmesi üzerine, dosyanın bilirkişiye sevki yapılarak, davacının görevine son verildiği 27/05/1983 tarihinden 1988 yılına kadar olan dönemde alması gereken parasal haklara yönelik olarak idarece hesaplanan tutarın, davacının idareye başvurduğu 18/10/2012 tarihi itibarıyla parasal değerinin güncellenerek, bu tarih itibarıyla parasal hakların hesaplanması suretiyle hazırlanacak raporun sunulmasının istenildiği, bilirkişi raporunda TÜFE oranı esas alınarak, belirtilen tarihler arasındaki güncellenmiş maaş tutarının 57.855,33-TL olduğunun belirtildiği, bu defa davacı tarafça, 05/06/2023 tarihinde kayda giren dilekçesiyle ıslah talebinde bulunularak, dava konusu miktarın 28.000,00-TL arttırılması suretiyle 58.000,00-TL'ye yükseltildiği, Mahkemece bilirkişi raporundaki tutar esas alınarak, 57.855,33-TL'nin başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. 09/02/1990 tarih ve 20428 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 08/12/1989 tarih ve E:1988/6, K:1989/4 sayılı kararıyla, 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca, sıkıyönetim komutanlarının istemleri üzerine görevlerine son verilen kamu görevlilerin, mevzuatta aranılan nitelikleri kaybetmemeleri koşuluyla, işlerine son verildiği bölgede sıkıyönetim kalktıktan sonra, kurumlarınca eski görevlerine iade edilmeleri gerektiğine karar verilmiş, böylece içtihatlar bu karar doğrultusunda birleştirilmiş olup, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 40. maddesinin dördüncü fıkrasında ise İçtihadı Birleştirme Kurulu kararlarına, Danıştay Daire ve Kurulları ile İdari Mahkemeler ve idarenin uymak zorunda olduğu kurala bağlanmıştır. 22/01/1992 tarih ve 21119 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 123 Seri Nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği'nin 3. paragrafında, "Bakanlığımıza intikal eden ve Danıştayca onaylanan idari yargı kararlarında, Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun anılan kararında belirtilen nedenlerle sıkıyönetim komutanlarının istemi üzerine görevlerine son verilen personelin görevden alındıkları tarih ile sıkıyönetimin sona erdiği tarih arasında geçen sürelerin, ilgililerin memuriyet kıdeminde dikkate alınamayacağı ve bu süreye ilişkin maaş ve maaşa bağlı özlük haklarının ödenmesine olanak bulunmadığı, buna karşılık, sıkıyönetimin sona erdiği tarihten önceki bir tarihe taşmamak koşuluyla ilgililerin göreve iade edilmek üzere idareye başvurduğu tarihten geriye doğru beş yıllık süreye ait aylık ve buna bağlı özlük haklarının ödenmesinin içtihadı birleştirme kararının ve 1050 sayılı Kanun'un 93. maddesinin doğal gereği olduğu belirtilmektedir." ibarelerine yer verilmiştir. Anılan Genelge'nin 5. paragrafında ise, istikrar kazanan yargı kararları karşısında idarenin boş yere yargı gideri ödememesi; ilgililerin mağduriyetlerinin önlenmesi ve kamu kurum ve kuruluşları arasında uygulama birliğinin sağlanması için Sıkıyönetim Komutanlarının istemi üzerine görevlerine son verilenlerden, Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun anılan kararı üzerine görevlerine iade edilenlere, söz konusu kararın Resmi Gazetede yayımlandığı 09/02/1990 tarihinden geriye doğru 5 yılı aşmamak ve daha önce görev yaptıkları yerde sıkıyönetimin sona erdiği tarihten önceki bir tarihe taşmamak koşuluyla belirlenecek dönem için açıkta geçirdikleri sürelere ait aylık ve diğer özlük haklarının herhangi bir yargı kararı aranmaksızın ödenmesi, ödeme yapılan dönem içinde varsa kamu ya da özel teşebbüsten elde etmiş oldukları gelirlerin ödenecek miktardan mahsup edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bakılan uyuşmazlıkta, Bingöl ilinde ilkokul öğretmeni olarak görev yapan davacının görevine son verildiği 27/05/1983 tarihi ile Bingöl ilinde sıkıyönetimin kalktığı 19/03/1986 tarihleri arasında açıkta geçen sürelere ait aylık ve diğer özlük haklarının sıkıyönetim dönemi içinde kalan bu kısmının ödenmesi mümkün olmadığından, dava konusu işlemin davacının görevine son verildiği 27/05/1983 tarihi ile Bingöl ilinde sıkıyönetimin kalktığı 19/03/1986 tarihleri arasındaki döneme ilişkin özlük haklarının ödenmesi ve bu dönemin emeklilik süresine eklenmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararının bu kısmı ve davacının tazminat isteminin kısmen kabulü ile 57.855,33-TL'nin idareye başvuru tarihi olan 18/10/2012 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, kararın parasal hakların kabulüne ilişkin kısım incelendiğinde; Yukarıda da yer verildiği üzere, bilirkişi raporunda tespit edilen güncellenmiş tutar üzerinden hüküm kurulduğu görülmekle beraber, davacının yoksun kaldığı 19/03/1986 - 1988 tarihleri arası kısım için güncellenmiş tutar yerine ödeme tarihlerindeki katsayılar üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle yoksun kalınan tutarın belirlenmesi gerektiği açıktır. Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmış olup, yeniden verilecek kararda hükmedilmesi halinde yasal faizin başlangıcı yönünden bu hususun dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutularak belirli bir bedel üzerinden açılan tazminat davalarında, yargılama aşamasında ilgili yargı mercii tarafından konuya ilişkin yaptırılan bilirkişi incelemesi vs. araştırmalar neticesinde bulunan yeni değer, davacı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ıslah edilerek, talebe konu tazminat miktarının, belirlenmiş olan yeni değer üzerinden güncellenebildiği, ilgili yargı mercii tarafından, güncellenen bu değerin tazminine karar verilirken, hükmedilecek tazminata yürütülecek faiz yönünden, faizin niteliği gereği ikili bir ayırım yapılması ve "davanın ilk açıldığı zaman belirtilen tazminat miktarına", dava tarihinden veya dava tarihinden önce davacı tarafından idareye bir başvuru yapılmış ve bu başvuru tarihinden itibaren faiz ödenmesi yönünde bir talepte bulunulmuş ise idareye başvuru tarihinden itibaren; "tazminatın ıslah ile artırılan diğer kısmına" ise, ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin 19/03/1986 - 1988 tarihleri arasındaki döneme ilişkin özlük haklarının ödenmesi ve bu dönemin emeklilik süresine eklenmesi yolundaki başvurusunun reddine yönelik kısmının iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. Kısmen kabulü ile dava konusu işlemin 27/05/1983 - 19/03/1986 tarihleri arasındaki döneme ilişkin özlük haklarının ödenmesi ve bu dönemin emeklilik süresine eklenmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin kısmının iptali, davacının tazminat isteminin kısmen kabulü ile 57.855,33-TL'nin idareye başvuru tarihi olan 18/10/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.