T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/731 KARAR NO : 2026/183 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/02/2025 NUMARASI : 2023/554 E - 2025/75 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/731 KARAR NO : 2026/183 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/02/2025 NUMARASI : 2023/554 E - 2025/75 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket görevlilerince yapılan kontrollerde, davalının kullanımdaki dava konusu tesisatta sözleşmesiz sayaçtan enerji kullanıldığı tespiti yapıldığını, davalının bu şekilde elektrik kullanımı mevzuat hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğunu,, yapılan tespit üzerine, EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca takibe konu kaçak tahakkuku tanzim edildiğini, davalı borçlunun takip dayanağı faturayı ödememesi üzerine, aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı alacağının tahsilini geciktirmek amacıyla, mesnetsiz gerekçelerle. Haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, borçlu olmadığını beyan ederek takibin durmasını sağladığını,davalı yanın icra takibinde borca itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalının, davacının zararını işbu dava açılmadan önce giderdiği, tüm borcunu ödediği, takipte borç miktarından daha fazla bir tutarın talep edildiği ve davalının ödediğinden daha fazla miktarda borçlu olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; " 24.10.2024 tarihli ek bilirkişi raporu eksik inceleme ile tanzim edilmiş olup ,işbu rapora itiraz etmemize rağmen, yerel mahkeme tarafından dikkate alınmayıp, bilirkişi raporunun yerel mahkeme tarafından doğrudan hükme esas alınması hukuka aykırıdır. Yerel mahkemede görülmekte olan işbu davada 02/03/2024 tarihli raporda borç 201.170,15 TL olarak 20/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda 141.794,70 TL olarak hesaplanmıştır. Müvekkil şirket yetkillerince usul ve yasaya uygun olarak tanzim edilen kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı kapsamında davalının kaçak elektrik kullanımıgerçekleştirdiği tartışmasızdır. Yargıtay kararları uyarınca kaçak zaptı aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan belgelerdendir.(Yargitay 3. HD 2013/16901 E, 2014/1488 K. Ve 2015/16315 E, 2017/3321 K. Sayılı ilamlar) Ancak her iki rapor arasında bariz bir hesaplama farkı bulunmaktadır.Müvekkil şirket tarafından düzenlenen ve kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin tespit içeren tutanak, aksi sabit oluncaya kadar geçerli, resmi belge hükmündedir. Yargıtay’ın yerleşik kabulünde olan bu durum dahi bize, şirketimizin salt bir kar amacı güden ticaret şirketi olarak görülmemesi gerektiğini, kamu hizmeti yönünün ağır bastığını göstermektedir. Tutanakta yer alan bilgilerin doğru olduğu karinesi mevcuttur. Bu itibarla müvekkil şirket tarafından tutulan tutanak, tek taraflı bir delil olarak değil kesin delil olarak değerlendirilmek zorundadır. Karşı yanın kaçak enerji kullanımının aksini kanıtlar hiçbir delil sunulmamış olup, dosya kapsamında hiçbir haklılığının olmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda yapılan güç tespiti tamamen hatalı olup dosya kapsamında yapılan tespitlerle de çelişkili durumdadır.Yerel mahkeme tarafından davalı tarafın 141.810,17 tl ödeme yaptığı gerekçesiyle davamız reddedilmişse de ilgili tespit tutanağı ve ilgili icra dosyası incelendiğinde dosya borcunun halen devam ettiği açıkça gözükecektir. " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul 37. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile 294.471,75-TL asıl alacak, 2.041,67-TL işlemiş faiz ve 367,50-TL faizin KDV tutarı olmak üzere toplam 296.880,92-TL tutarlı icra takibi yapılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;Silivri CBS 2022/13589 Soruşturma sayılı dosyada, kaçak kullanıma ilişkin yürütülen soruşturmada,alınan bilirkişi raporunda hesaplanan 141.742,94 TL kaçak kullanım bedelinin , davalı tarafından 11/04/2023 tarihinde 141.810,17 TL olarak ödeme yapıldığı,soruşturma dosyasında zarar giderildiğinden kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.İş bu dava dayanağı icra dosyasında , takip tarihinin 18/11/2021 , dava tarihinin 18/05/2023 ve ödeme tarihinin 11/04/2023 olduğu görülmektedir.Mahkemece yargılamada iki farklı elektrik mühendisi bilirkişilerden raporlar alınmıştır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile yapılan inceleme sonucu hazırlanan 02/03/2024 tarihli ve 20/20/2024 tarihli bilirkişi raporlarında kaçak elektrik kullanımı tespit edilmiştir.Raporlar arasında kaçak elektrik miktarı yönlerinden , yapılan hesaplama bakımından fark bulunmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan , 20/10/2024 tarihli ikinci raporda 141.794,70 TL olarak hesaplanmıştır.Sözkonusu bilirkişi raporunda,ilk rapordaki hesaplama ve ulaşılan soruç ile mevcut farkların nereden kaynaklandığı açıklanmak suretiyle hazırlandığı,yapılan hesaplamanın (asıl alacak yönünden ) mevzuata uygun ve denetime elverişli olduğu,bu sebeple hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı tesbit edilmiş , alacağın fer'ilerinin ise mahkemece hesaplandığı anlaşılmıştır. Buna göre davacının alacağı 140.200,41 TL asıl alacak, 782,79 TL işlemiş faiz ve 140,91 TL KDV olmak üzere toplam 141.124,11 TL olarak mahkemece tesbil edildiği görülmüştür.Davalının ceza soruşturmasında zararı giderdiği görülmekte ise de; takip tarihinin 18/11/2021 olduğu, dava tarihinin 18/05/2023 olduğu ve ödeme tarihinin 11/04/2023 olduğu, yapılan ödemeden sonra işbu itirazın iptali davasının açıldığı ,icra dosyasına harici ödemenin bildirilmediği, Mahkemece davalının borçtan fazla ödeme yaptığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de ;takip tarihi itibarıyla harici ödeme miktarına göre, ödeme tarihi itibarıyla ,alacak,faiz, icra avukatlık ücreti vs yönlerinden güncel kapak hesabı yaptırılmamıştır.Bu sebeple,mahkemece yukarıda açıklanan şekilde ,icra müdürlüğünden yapılan ödemeye göre, ödeme tarihindeki bakiye alacak,faiz,icra masrafları yönünden güncel kapak hesabı yaptırılması , ödeme dava tarihinden öncesine ait olduğundan ödenen miktar yönünden davada hukuki yarar olup olmadığı, bakiye miktar var ise icra takibinin devma edeceği rakamların belirlenmesi ve hüküm kurulması gerelidir. Böylece, tesbit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden, davalı istinafının kabulü ile ,açıklanan şekilde yargılama yapılması için HMK 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/01/2026