5. Hukuk Dairesi 2011/14922 E. , 2011/21497 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosy…
**5. Hukuk Dairesi 2011/14922 E. , 2011/21497 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Mahkemece iki raporun ortalaması alınarak bedel tespit olunmuşsa da, raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; 1- Birinci bilirkişi kurulunca emsal karşılaştırması yapılmadan genel deyimlerle taşınmazın metrekare birim değeri belirlendiğinden rapor geçersizdir. İkinci bilirkişi raporunda ise emsal alınan taşınmazlar, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerden farklı bir bölgede bulunduğu gibi dava konusu taşınmazın imar, emsal taşınmazların bir kısmının imar, diğerlerinin kadastro parselleri olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı indirilmemesi gerektiğinden rapor hükme esas alınacak nitelikte değildir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu Yeşilkent köyünde benzer yüzölçümlü ve değerlendirme tarihine yakın zamanlarda emsal satışların bulunması doğaldır. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2- Arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde bulunan ağaç sayısına göre taşınmazın kapama karışık meyve bahçesi kabul edilip, karışık meyve geliri esas alınarak değer biçildikten ve zemine ekilebilecek münavebe ürünlerinin net gelirine göre biçilen değer düşüldükten sonra, muhtesat bedelinin tespiti gerektiği nazara alınarak bilirkişi kurullarında ek rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, idare harçtan bağışık olduğundan harç alınmamasına,15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.