Ceza Genel Kurulu 2024/50 E. , 2025/145 K. DAİRESİ : YARGITAY 5. Ceza Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 20-68 I. HUKUKİ SÜREÇ Sanığın görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1, 43/1 ve 53/1-5. maddeleri uyarınca 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesince verilen 19.09.2023 tarihli ve 20-68 sayılı hükmün, katılma istem…
**Ceza Genel Kurulu 2024/50 E. , 2025/145 K.** **"İçtihat Metni"** DAİRESİ : YARGITAY 5. Ceza Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 20-68 I. HUKUKİ SÜREÇ Sanığın görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1, 43/1 ve 53/1-5. maddeleri uyarınca 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesince verilen 19.09.2023 tarihli ve 20-68 sayılı hükmün, katılma istemi reddolunan şikâyetçi kurum vekili ve sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının red ve onama istemli 29.01.2024 tarihli ve 11954 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılma istemi reddolunan şikâyetçi Kurum vekili; kurumun davaya katılma hakkının bulunduğu, Sanık; savunma hakkının kısıtlandığı, otomotiv firmalarına ilişkin yapılan soruşturma kapsamında Maliyeye yatırılan ve iade edilmediği belirtilen paranın hak sahibine ödendiği, geç ödeme suretiyle ihmalden söz edilebilse de, bu durumda eyleminin TCK'nın 257/2. maddesindeki görevi ihmal suçunu oluşturacağı, dolayısıyla suç vasfında hataya düşüldüğü, birleşen dosyalarla ilgili zaman aralığı on dört ay olmasına rağmen hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı, usulsüz dinlemeler sebebiyle şikâyet süresi dolduktan sonra takipsizlik kararı verildiği, karara konu eylemle ilgili her zaman dava açılabileceğinden kişi mağduriyeti ve zararından söz edilemeyeceği, lehe delillerin toplanmadığını ve eksik incelemeyle karar verildiği, suç işleme kastıyla hareket etmediği, mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı, alt sınırdan uzaklaşılmasının ve takdiri indirim yapılmamış olmasının hukuka aykırı olduğu, Gerekçeleriyle temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. III. İNCELEME KONUSU Sanık hakkında görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün isabetli olup olmadığına ilişkin yapılan temyiz incelemesi sırasında katılma istemi reddolunan ... Emniyet Genel Müdürlüğü vekilinin katılma isteminin Özel Dairece reddine karar verilip verelemeyeceği de değerlendirilmiştir. IV. GEREKÇE ... Emniyet Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz talebi yönünden: Oltu Ağır Ceza Mahkemesinin 15.08.2017 tarihli ve 31-39 sayılı son soruşturmanın açılması kararı ile; sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, yargılama sırasında ... Emniyet Genel Müdürlüğü vekilinin katılma isteminde bulunması üzerine ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Dairece suçtan doğrudan zarar görme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddedildiği, yapılan yargılama sonunda Dairece sanık hakkında zincirleme görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği ve hükmün katılma istemi reddolunan ... Emniyet Genel Müdürlüğü vekili tarafından da temyiz edildiği anlaşılmış ise de, anılan Kurumun, sanığa isnat edilen görevi kötüye kullanma suçundan, eylemin kapsam ve niteliği itibariyle doğrudan zarar görmemesi ve kamu davasına katılmasını özel olarak düzenleyen herhangi bir yasal düzenlemenin de bulunmaması karşısında; özel daire kararındaki yerinde gerekçe doğrultusunda davaya katılma ve kurulan hükmü temyiz etme hakkına sahip olmadığının kabul edilmesi gerekir. Sanığın temyiz talebi yönünden : Suç tarihinde Erzurum Cumhuriyet savcısı olan sanığa müsnet suçun niteliği itibarıyla, 2802 sayılı Kanun'da öngörülen soruşturma ve kovuşturma usul ve şartlarına da uyularak başlatılıp icra olunan hukuki süreçte, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup, silahların eşitliği ve yüzyüzelik ilkeleri çerçevesinde usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına istinad eden kabule göre; 2011 yılında Erzurum’da sıfır araç satışı yapan ve aralarında mağdurun yetkilisi olduğu ... Otomotiv Petrol Ürünleri Gıda San. Tic. Paz. Ltd. Şti’nin de bulunduğu firmalar hakkında ikiz ve yanıltıcı faturalar düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında, Maliye Bakanlığına yapılan ihbar üzerine vergi müfettişleri tarafından düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca verilen cezaların mağdur tarafından 18.01.2013 tarihinde ödendiği, soruşturmaya konu eylem nedeniyle kollukça yapılan hesaplamalar sonucu oluştuğu kabul edilen 131.251 TL tutarındaki kamu zararının da mağdur tarafından 10.05.2013 tarihinde Erzurum Defterdarlık Müdürlüğüne yapılan ödemeyle giderildiği, bu hususları ve ödemeye dair dosyaya sunulan dekontlar ile tanık...'in beyanını dikkate alan sanığın, özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlarının oluşmadığı gerekçesiyle 15.07.2013 tarihinde mağdur hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği, ancak kararında mağdurun yaptığı ödemelerin iadesinden bahsetmediği, mağdur ve vekili tarafından paranın iadesinin talep edilmesi üzerine kanuni dayanağı olmamasına, soruşturmaya konu eylem nedeniyle oluşan kamu zararı giderilmesine ve Aziziye Vergi Dairesi Müdürlüğünün 23.07.2019 tarihli yazısında mağdurun yetkili olduğu firmanın vergi mevzuatıyla alakalı bir borcunun bulunmadığı bildirilmesine rağmen söz konusu paranın mağdurun firmasının ileride doğacak ÖTV-KDV borçlarından mahsup edilmek üzere Vergi Dairesinin emanet hesabına aktarılmasına yol açtığı, mağdurun vekili aracılığıyla Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış olduğu 17.03.2015 tarihli suç duyurusundan sonra başka bir Cumhuriyet savcısı tarafından Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan 20.03.2015 tarihli yazı neticesinde ödeme tarihinden 1 yıl 10 ay 10 gün sonra yatırdığı söz konusu parayı alabildiği, böylelikle görevinin gereklerine aykırı hareket eden sanık tarafından mağdur edildiği, 06.01.2014 tarihli yerel bir gazetede yer alan bir yazı ihbar kabul edilerek başka bir Cumhuriyet savcısı tarafından Erzurum Emniyet Müdürlüğü... Şube Müdürü... başta olmak üzere Erzurum ilinde yasa dışı yollardan dinleme yapan kamu görevlileri hakkında resen soruşturma başlatıldığı, aynı konuya ilişkin ... ile ... da dâhil olmak üzere toplam on iki kişinin benzer şekilde mağdur edildiğinden bahisle Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yetkisizlik kararı verilmesiyle soruşturma dosyalarının birleştirildiği, haberi yapan gazetecinin beyanlarının alınması ve iddiaların odağındaki ... Şube Müdürü hakkındaki idari soruşturmanın akıbetinin sorulması dışında sanığın kamuoyu gündemini uzun süre meşgul eden yasa dışı dinleme iddialarına ilişkin olarak ayrıntılı bir araştırma yapmadığı, hâlen sürdürüldüğü bildirilen idari soruşturmanın sonucunu beklemekten de vazgeçerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiği, söz konusu haberde açıkça Erzurum... Şube Müdüründen bahsedilmesine rağmen kararda...’ın ismine yer vermeyip şüpheliyi meçhul olarak belirttiği, ayrıca kararda yerel ve ulusal basında çıkan yasa dışı dinleme haberlerinin, soruşturma konusu olayla alakası olmayan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/3127 numaralı soruşturma dosyasına ilişkin olduğuna yer verdiği, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisizlik kararı ile gönderilen ve sanık tarafından birleştirilen soruşturmada yasa dışı dinleme iddialarının ulusal basında 18.03.2014 tarihinde yayımlandığı dikkate alındığında, kural olarak özel hayata karşı işlenen suçların şikâyete bağlı olduğunu göz ardı ederek mağdurların altı aylık yasal şikâyet haklarını kullanıp kullanmayacaklarını beklemeyip bu dosyayla ilgili hiçbir işlem yapmaksızın bahse konu kararı verdiği, beklenmesinden vazgeçilen idari soruşturmanın sonuçlanması üzerine düzenlenen suç ihbarına eklenen tevdi raporu ve eklerinin gönderilmesi sonrası davanın başka bir Cumhuriyet savcısı tarafından açılmasına neden olduğu, yine bu soruşturma sırasında Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı ... Şube Müdürü... hakkında yapılan incelemede yeni bilgi ve belge olmadığının bildirildiği 13.06.2014 tarihli yazı ile başka bir konu nedeniyle Erzurum Emniyet Müdürlüğünde görevli Emniyet Müdürü ..., Emniyet Amiri ... ve Polis Memuru ... hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan soruşturma yapılması gerektiğini içeren aynı tarihli ihbar evrakıyla ilgili bir işlem yapmadığı, yazıların tarihlerinin aynı olması itibarıyla dikkatten kaçırılma ihtimali bulunmakla birlikte 2014/340 sayılı soruşturmanın karara bağlanması aşamasında dosya içerisinde yer alan ve soruşturma konusuyla alakalı olmayan bir ihbar evrakının varlığının HSK Başmüfettişliği tarafından fark edilmesi üzerine yeni bir soruşturmaya başlandığı, ancak bu soruşturmada da ayrıntılı bir araştırma yapmadan adli tatilden bir gün önce 19.07.2014 tarihinde Cumartesi günü kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiği, yasa dışı iletişimin dinlenmesi eylemlerini gerçekleştirdiği iddia edilen Erzurum Emniyet Müdürlüğü ... Şube Müdürü... ve Müdür Yardımcısı ... başta olmak üzere ... Mülkiye Müfettişliğinin suç ihbarı içeren tevdi raporuna konu toplam yirmi bir emniyet görevlisinin neredeyse tamamının 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsü sonrası çıkarılan KHK'larla FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisakları nedeniyle görevlerinden azledildikleri, hakkında anılan örgüte üye oldukları ve örgüt faaliyeti kapsamında yasa dışı dinleme yaptıkları iddialarıyla açılan davanın görülmeye devam ettiği, bu dava kapsamında ... Şube Müdürü...'ın 2016 yılından beri firari olduğu da dikkate alındığında; örgütsel saikle hareket eden sanığın, görevinin gereklerine aykırı davranıp kolluk görevlileri hakkında ayrıntılı bir soruşturma yapmadığı, resmî belgede sahtecilik suçundan soruşturma yapılması gerektiği bildirilen kolluk görevlileri hakkındaki ihbar evrakıyla ilgili de bir işlem yapmayarak yargılamanın gecikmesine yol açtığı, durumun HSK Başmüfettişliği tarafından fark edilerek evrakın yeni bir soruşturmaya kaydedilmesi üzerine ise kovuşturmaya yer olmadığına karar vererek soruşturmada şüpheli konumunda olan kişilere haksız menfaat sağlamasının yanı sıra soruşturma dosyalarında etkin soruşturma yapmayarak kamu idaresinin güvenilirliğine zarar verdiği, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca aynı şartlara sahip olduğu anlaşılan on yedi kuyumcudan sadece sekizi hakkında işlem yapıldığından bahisle şikâyette bulunulması üzerine ilgili soruşturmada görev alan kolluk görevlileri hakkında sanık tarafından görevi kötüye kullanma suçundan başlatılan soruşturma kapsamında, bir kısmı silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisakları tespit edilerek görevden azledilen ve örgüt üyesi olduklarından bahisle haklarında verilen mahkûmiyet kararları kesinleşen kolluk görevlilerince, aynı hukuki konumda oldukları ilk bakışta anlaşılan kuyumcular arasında ayrım yapılmasının nedeninin araştırılması gerekirken, yüzeysel bir soruşturma neticeninde adli tatilden bir gün önce 19.07.2014 Cumartesi günü kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu suretle de haklarında soruşturma başlatılmayan dokuz kuyumcuya haksız menfaat sağlandığı anlaşılan olayda; Sanığa isnat olunan görevde yetkiyi kötüye kullanma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucunda saptandığı, bütün ve özellikle belirleyici delillerin ve aşamalarda ileri sürülen sonuca etkili iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği ve özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, gösterilen gerekçenin olaya ilişkin sorunlar bakımından özgün ve yeterli olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda şahsileştirilerek uygulandığı anlaşıldığından, sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla temyiz davasının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1. Katılma istemi reddolunan şikâyetçi ... Emniyet Genel Müdürlüğü vekilinin, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 19.09.2023 tarihli ve 20-68 sayılı hükmüne yönelik temyiz talebinin REDDİNE, 2. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin, sanığın zincirleme görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmünün ONANMASINA, 3. Dosyanın, Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde yapılan müzakerede her iki inceleme konusu yönünden de oy birliğiyle karar verildi.