Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5883 E. , 2024/7693 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5883 Karar No : 2024/7693 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI)... Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması iste…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5883 E. , 2024/7693 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5883 Karar No : 2024/7693 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI)... Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın güneyinde bulunan kamu malı sahasının (park) 3640 m2'lik kısmı ve davalı idare mülkiyetindeki ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 340 m2'lik kısmıyla birlikte toplam 3980 m2'lik alanın davacı şirkete ait olan ... Özel ... Okul kampüsü olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 01/08/2012-31/07/2017 tarihleri arasındaki dönem için davacı adına 1.741.160,00 TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin olarak düzenlenen ... tarihli, ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü için Mahkemece taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu ecrimisil ihbarnamesine konu İstanbul İli, Sarıyer İlçesi ... Mahallesi, ... Caddesi cepheli ... ada ... parsel sayılı taşınmazın güneyine isabet eden alanın kamu malı sahası olduğu tasarruf yetkisinin İstanbul Büyükşehir Belediyesinde olduğu, işgal alanına ve dönemine ilişkin davalı idarenin tespitlerinin yerinde olduğu, ecrimisile konu taşınmazın 2017 yılı m2 birim değerinin 80,00 TL/m2 olarak tespit edildiği, okul ve okul bahçesi olarak kullanılmak suretiyle davacı tarafından işgal edilen 3.980,00 m2'lik alana ilişkin olarak 01/08/2012-13/07/2017 tarihleri arasındaki dönem için bilirkişi heyetince toplam 1.398.522,34 TL ecrimisil bedeli hesaplandığı anlaşıldığından, Mahkemece dosyadaki bilgi ve belgeler ile karara esas alınabilir nitelikte bulunan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacıdan 1.741.160,00 TL ecrimisil bedeli istenilmesine ilişkin dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin; 1.398.522,34 TL ’lik kısmının hukuka uygun olduğu, bu tutarı aşan 342.637,66 TL 'lik kısmın ise hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddi ile, dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Ecrimisile konu taşınmazın imar uygulaması nedeniyle davalı idare lehine bedelsiz terk edildiği, terkten sonra fonksiyon değişikliği yapılmak suretiyle ecrimisil istenilemeyeceği, fuzuli işgalin söz konusu olmadığı, ecrimisil isteminin zamanaşımına uğradığı, satın alma taleplerinin olduğu ancak karşılanmadığı, belediyenin özel mülkiyetinde olmayan yerlerden ecrimisil isteyemeyeceği belirtilerek temyize konu kararın redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Hükme esas alınan bilirkişi raporunda beliritlen emsal taşınmazların yetersiz olduğu, birim bedelinin düşük tespit edildiği, Mahkemece ek bilirkişi raporu alınması gerekirken, ecrimisil bedeline ilişkin husus açıklığa kavuşturulmadan hatalı rapora dayanılarak verilen temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın redde ilişkin kısmının onanması, iptale ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davacının temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı İdarenin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz..." hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85/2. maddesinde; Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. " kuralına yer verilmiştir. 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi" başlıklı 5/3. maddesinde; "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" hükmü yer almaktadır. Uyuşmazlıkta, her ne kadar İlk derece Mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış ve inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda da, dava konusu işlemde belirtilen taşınmazın ecrimisil bedeli belirlenirken yakın civarda emlak piyasasında yapılan araştırmada, benzer nitelikli yine ecrimisil ihbarnamelerine konu olmuş taşınmazların ecrimisil birim bedellerinin dikkate alındığı ve sonuçta 2017 yılı için 80,00TL/m2 birim bedeli belirlendiği belirtilmiş ise de, raporda emsal alınan taşınmazların ecrimisile konu taşınmaza uzak mesafede ve farklı mahallelerde olması (en yakını 1700m), kullanım şekli ve ekonomik değeri itibarıyla dava konusu işlemde belirtilen taşınmaz ile benzerlik göstermemesi göz önüne alındığında sözkonusu taşınmazların emsal olabilecek yeterlilikte bulunmadığı, öte yandan dava konusu işleme konu taşınmazın cephe aldığı Tarabya Bayırı Caddesinin emlak vergisine esas asgari değerinin bulunduğu bölgeye göre değişkenlik gösterdiği ve üç farklı değerin tespit edildiği, bilrkişi heyeti tarafından bu değerlerden en düşük olanının idare tarafından ise en yüksek olan değerin tercih edilerek ecrimisil bedeli hesaplandığı ancak bilirkişi heyeti tarafından en düşük değerin tercih edilmesinin de gerekçelerinin ortaya konulmadığı görüldüğünden, bilirkişi heyetince dava konusu işlemde belirtilen taşınmaz ile aynı amaçla kullanılan mümkünse aynı cadde üzerinde benzer nitelikli taşınmazların emsal alınarak işgale konu taşınmazın emlak vergisine esas değerinin %3'ünden az olmamak kaydıyla serbest piyasa değerinin taşınmazın konumu dikkate alınarak herhangi bir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek ecrimisil bedeli saptanması gerektiğinden bilirkişi raporunda tespit edilen bedelin, ecrimisile konu taşınmazın gerçek ecrimisil miktarını yansıtmadığı açıktır. Bu durumda, dava konusu işlemde belirtilen taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan, benzer amaçla (ticari) kullanılan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ve varsa önceki dönem ecrimisil bedelleri, ticari dolaşım, kullanımın amacı, şekli ve niteliği itibariyle civardaki emsalleri, emsal yargı kararları, taşınmazın konumu, mevkii, metrekare değeri, çevre koşulları ve davacının taşınmazın işgali ile elde ettiği yarar ve 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5/3. maddesi ile varsa kesinleşen yargı kararları da gözetilmek suretiyle düzenlenecek ek rapor veya gerekirse yeni bir bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınabilecek yeterlilikte olmayan bilirkişi raporu uyarınca verilen temyize konu kararın iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, redde ilişkin ilişkin kısmının ONANMASINA, iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.