3. Hukuk Dairesi 2015/10513 E. , 2016/8120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; elektrik hizmet sağlayıcı fir
**3. Hukuk Dairesi 2015/10513 E. , 2016/8120 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; elektrik hizmet sağlayıcı firma tarafından fatura ile asıl elektrik meblağı yanında tahsil olunan kayıp kaçak, perakende satış hizmet, sayaç okuma, iletim vs. adı altında toplanan yasal olmayan haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla son 10 yıla ait tahsil edilen 50.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet yöneltilemeyeceğini, faturaların mevzuta uygun düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 49.607,34 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, sanayi abonelik sözleşmesinden kaynaklanan faturalarda tahsil edilen kayıp kaçak, perakende satış hizmet, sayaç okuma, iletim bedellerinin iadesi istemine ilişkindir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Amaç” başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar. ” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları; hizmet, bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusunu ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi kapsar. Tüketici ise, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder, şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereklidir. Dosyanın incelenmesinde; mahkemece tensip tutanağı ile birlikte davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verildiği, ilk iki celse bu şekilde yargılama yapıldığı, üçüncü ve son celse her ne kadar ara kararla davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar vermiş ise de, tutanağın ilk sayfa başlığında Ticaret Mahkemesi ikinci sayfa başlığında Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yazıldığı, aynı şekilde gerekçeli kararında Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla verildiği, harcın Tüketici Mahkemesine göre belirlendiği görülmektedir. Ayrıca; taraflar arasında sanayi abonelik sözleşmesi imzalanmış olup, dava konusu fatura, davacının işletmekte olduğu işyeri için düzenlenmiştir. Bu bağlamda davacı tüketici olmadığı gibi dava konusu Tüketici Yasası kapsamında kalmadığı anlaşıldığından, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi doğru olmayıp, Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. Hal böyle olunca mahkemece; davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görülüp sonuçlandırılması gerekirken, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. Bozma nedenine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.