(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/12247 E. , 2013/1308 K. Zincirleme olarak beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...'in yapılan yargılaması sonunda; zincirleme olarak beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine dair ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.02.2012 …
**(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/12247 E. , 2013/1308 K.** **"İçtihat Metni"** Zincirleme olarak beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...'in yapılan yargılaması sonunda; zincirleme olarak beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine dair ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.02.2012 gün ve 2011/89 Esas, 2012/35 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan ... vekili, katılan ... vekili ile sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi; Sanık müdafiin süresinden sonra vâki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmünün temyiz incelemesinde; Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı anlatımları ve bunu doğrulayan katılan müşteki ..., tanıklar ... ve ...'nın beyanları ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi nedeniyle mahkûmiyeti yerine yanılgıya düşülerek yazılı şekilde atılı suçtan beraatine karar verilmesi, Sanık hakkında zincirleme olarak beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde ise; 16.03.2011 tarihli duruşmada mağdurenin, polis ifadesindeki olayların doğru olduğunu, mahkemede anlattığı olayın da doğru olduğunu, ilk eylemin "Gelin cuması" dedikleri gün olduğunu, sonrada emniyetteki ifadesinde belirtilen olayların olduğunu beyan ettiği, bu şekilde çelişkinin giderildiği anlaşıldığından, bu hususta tebliğnamenin 2-b kısmında belirtilen bozma düşüncesi ile mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanlarına göre; sanığın cinsel istismar eylemleri sırasında, bir engelle karşılaşmayıp devam etme imkânı varken, mağdurenin "acıyor" diye bağırması üzerine eylemine devam etmemesi nedeniyle tebliğnamenin suçun nitelikli haline teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin 2-a kısmında bozma isteyen düşünceye de iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalında düzenlenen, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin rapordaki heyette çocuk psikiyatrisi uzmanının bulunmaması, ayrıca Adli Tıp Kurumunun bilinen istikrarlı uygulamalarına göre de, mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin, suç tarihinden itibaren en az 6 ay geçtikten sonra verilmesinin gerekliliği karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinden, bir çocuk psikiyatrisinin zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyetten, mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla hükme varılması, Uygulamaya göre de; Beden veya ruh sağlığının bozulması sonucunu doğuran cinsel saldırı ve cinsel istismar suçlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma biçimini gösteren ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 Karar sayılı ilamı ile TCK.nın 61. maddesinin 4 ve 5. fıkraları hükümleri karşısında, TCK.nın 103/1. maddesi ile belirlenen ceza üzerinden 43/1. madde uygulanarak bulunacak artırım miktarın 103/6. madde ile tayin edilen ceza süresine eklenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ceza tayini, Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan ... vekili, katılan ... vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.