T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/461 Esas KARAR NO : 2025/1397 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUKMAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2023 NUMARASI : 2022/157 Esas, 2023/282 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamla…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/461 Esas KARAR NO : 2025/1397 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUKMAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2023 NUMARASI : 2022/157 Esas, 2023/282 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 19/08/2011 tarihinde İlköğretim Resimli Türkçe Sözlük, Resimli İngilizce-Türkçe Türkçe-İngilizce Sözlük, İmla (Yazım) Kılavuzu adlı kitapların editörlük ve düzenlenmesi konusunda 14.000-TL karşılığında yayımcılık sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, karşılığında 7.000-TL ödendiğini, kalan 7.000-TL'nin ödenmemesi üzerne müvekkili tarafından davalıya 15/07/2015 tarihinde, ücretin 10 gün içerisinde ödemesini, aksi takdirde sözleşmeden döneceğini ve uğradığı zararı tazmin etmek için dava açacağını ihtar ederek cayma hakkını kullanıldığını ve sözleşmenin geçersiz hale geldiğini, müvekkilinin 3 eserinin davalı yayıncı tarafından piyasaya sürülerek bugüne kadar en az 266.000 adet bandrol alınmış olduğunu, söz konusu kitaplar için hak etmiş olduğu telif hakkından kaynaklanan zararlarının şimdilik 10.000-TL'sinin 15/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili şirkette kitap yayıncısı olarak 04/01/2011-27/09/2012 ile 23/07/2013-31/07/2015 tarihleri arasında çalıştığını, mevcut iş sözleşmesine ek olarak bir takım yayımcılık sözleşmeleri imzaladığını, davacının 15/07/2015 tarihli ihtarnamesinde de yer alan 08/06/2012 tarihli sözleşmenin Diğer Hükümler başlıklı 9/b maddesinin taraflar arasında daha önce imzalanan her türlü anlaşmayı bertaraf ettiğinin hüküm altına alındığı, davaya konu eserlerin tüm mali haklarıyla birlikte 25 yıl boyunca müvekkil şirket tarafından kullanılabileceğini, söz konusu sözleşmeler kapsamında veyahut adı geçen eserlerle ilgili davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davacının ödenmediğini iddia ettiği kalan 7.000-TL'nin 16/06/2012 tarihinde dava dışı diğer yazar ...'e ödendiğini, yine dava konusu sözleşmenin ifası amacıyla davacıya 05/03/2014 tarihinde 4.350-TL ve 18/08/2014 tarihinde 2.000-TL tutarlarında ek ödemeler de yapıldığını 10 yıllık zamanaşımı içerisinde davanın açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı ile davalı arasında 19/08/2011 ve 08/06/2012 tarihli sözleşmelerin mevcut olduğu, bu sözleşmelerin konusunun Resimli Türkçe Sözlük, Resimli İngilizce Sözlük, Büyük Türkçe Sözlük, İlköğretim Türkçe Sözlük ve İmla Kılavuzu isimli eserlerin hazırlanmasına ilişkin olduğu, sözleşme kapsamında 19/08/2011 tarihli sözleşme ile 20 yıl süre ile 08/06/2012 tarihli sözleşme ile ise 25 yıl mali hakların davalı yayınevine devredildiği, sözleşmenin davacı ile davalı ve dava dışı ... arasında imzalandığı, 19/08/2011 tarihli sözleşmenin ise davacı ile davalı arasında düzenlendiği, 19/08/2011 tarihli sözleşme incelendiğinde, dava konusunun İlköğretim Resimli Türkçe Sözlük isimli esere ilişkin olduğu sözleşme bedelinin 500 TL olduğu, esasen dava dilekçesinde belirtilen sözleşmenin bu olduğu fakat dava dilekçesi içeriğinden taraflar arasında düzenlenen 08/06/2012 tarihli sözleşmede adı geçen eserlerin de dava dilekçesinde geçmiş olması sebebiyle bu sözleşmenin de davaya konu edildiği, davacının iddia ettiği 7.000 TL alacağın 08/06/2012 tarihli sözleşmede yer aldığı, bu sözleşmede yazar olarak davacı ve dava dışı ...' in bulunması sebebiyle toplam bedelin 14.000-TL olduğu düşünüldüğünde, davacıya düşen sözleşme bedelinin 7.000-TL olduğu, davacı tarafından zaten 7.000-TL ödendiğinin de kabul edildiği, peşin ödenen 7.000-TL hariç davacı ...'e 05/03/2014 tarihli para makbuzu ile 4.350-TL' nin... Dağıtım A.Ş. tarafından ödendiği ayrıca davacı ve dava dışı ...'e 18/08/2014 tarihinde 2.000-TL daha ödeme yapıldığı, bu ödemeler toplandığında davaya konu sözleşmeler ile ilgili olarak toplam 20.350-TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemelerin sözleşme bedelinden fazla olduğu, para makbuzlarında davacının da imzasının yer aldığı, öte yandan sözleşme tarihinin 2012 yılı olduğu davacı tarafından bakiye ödemenin tahsili için gönderilen ihtarname tarihinin de 2015 yılı olduğu, sözleşme tarihinin üzerinden yaklaşık 10 yıl ihtarname tarihinin üzerinden de yaklaşık 7 yıl geçtikten sonra açılan iş bu alacak davasında davacının davaya konu sözleşmelerden kaynaklı alacağını ispat edemediği, davacının davalıya göndermiş olduğu Kartal 14. Noterliğinin 15/07/2015 tarih ve 31721 yevmiye no.lu ihtarnamesinin ise cayma bildirimi içermeyip sözleşmeden kaynaklanan alacağın ödenmesine ilişkin olduğu bu sebeple usulüne uygun olarak cayma bildirimi de yapılmadığı gerekçesiyle ispatlanmayan davanın davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin dava konusu iddiaları hakkında hiç bir hukuki irdeleme inceleme yapmayıp, hukuki mütealada bulunan bilirkişinin hukuki olmayan raporunu ve davalının cevap dilekçesini gerekçe kısmında yazarak davayı reddettiğini, müvekkilinin davacı sözleşme gereği 7.00-TL'sini almadığını, dosyadaki 4.350-TL ödemenin açık şekilde davalı firmadan olan işçi çalışma alacağı olduğu yazılmış olmasına rağmen, dava dışı Osman'a yapılan ödemeyi de mahkemenin davacıya yapılmış gibi değerlendirdiğini, dava konusu kitapların derlenmesi ve editörlüğünün tamamaen müvekkili tarafından yapılmış FSEK kapsamında davacıya ait eserler olduğunu, ihtarnamede açıkça cayma iradesinin mevcut olduğunu, bilirkişinin hukuki değerlendirme yaparak cayma iradesi olmadığını söylediğini, buna rağmen bilirkişi davacının alacağının 5 bin lira olduğunu da belirttiğini, bilirkişinin usul ve yasaya aykırı şekilde 5.000-TL müvekkilinin alacağı olduğunu belirtmesine rağmen, mahkemenin davayı reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin ek rapor alınması taleplerinin reddedip acele bir şekilde davayı reddetmesinn usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, FSEK'e dayalı alacak talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Resimli Türkçe Sözlük, Resimli İngilizce Sözlük, Büyük Türkçe Sözlük, İlköğretim Türkçe Sözlük ve İmla Kılavuzu isimli eserlerin hazırlanmasına ilişkin 25 yıl mali hakların davalı yayınevine devredildiği davaya konu 08/06/2012 tarihli sözleşmenin; yazar olarak davacı ve dava dışı ...'in davalı yayınevi ile imzalandığı, sözleşme bedelinin 14.000-TL olduğu, bu bedelin 7.000-TL'sinin davacıya ödendiğinin davacı tarafça kabul edildiği, sözleşmede 2 yazar bulunması nedeniyle davacıya düşen payın 7.000-TL olduğu ve kalan 7.000-TL'nin de 16/06/2012 tarihinde dava dışı ...'e ödendiği, davanın sözleşmede kararlaştırılan telif ücretinin ödenmeyen kısmının tahsili talebine ilişkin olmayıp, cayma iddiasına dayalı olarak davalının aldığı bandrol üzerinden telif ücreti talebine ilişkin olduğu, davacı tarafından davalıya gönderilen Kartal 14. Noterliğinin 15/07/2015 tarih ve 31721 yevmiye no'lu ihtarnamede, 7.000-TL'nin 10 gün içinde ödenmesi, aksi halde sözleşmenin feshi ve alacağın tahsili davası ikame edileceğinin ihtar edildiği, ihtarnamede usulüne uygun olarak cayma bildirimi yapılmadığı, sözleşmenin de feshedilmediği, sadece fesih ve alacak davasının açılacağının belirtildiği, bu nedenlerle ispatlanmayan davanın davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/11/2025