6. Hukuk Dairesi 2023/1257 E. , 2023/1791 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/110 E., 2022/751 K. İHBAR OLUNAN : ... vekili Avukat ... BİRLEŞEN 2011/402 ESAS SAYILI DOSYADA BİRLEŞEN 2012/16 ESAS SAYILI DOSYADA BİRLEŞEN 2014/239 ESAS SAYILI DOSYADA DAVA TARİHİ : 09.05.2011 HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen 2014/239
**6. Hukuk Dairesi 2023/1257 E. , 2023/1791 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/110 E., 2022/751 K. İHBAR OLUNAN : ... vekili Avukat ... BİRLEŞEN 2011/402 ESAS SAYILI DOSYADA BİRLEŞEN 2012/16 ESAS SAYILI DOSYADA BİRLEŞEN 2014/239 ESAS SAYILI DOSYADA DAVA TARİHİ : 09.05.2011 HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen 2014/239 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, diğer davaların açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleşen davada davacı .... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.1.Asıl Dava Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Seyitömer Termik Santrali Kül Depolama Barajı, Baraj Tesisleri ve Mevcut Kül Dağının Rehabilitasyonu inşaatı işi ile ilgili olarak 08.02.2000 tarihinde sözleşme akdedildiğini, sözleşme konusu işin müşavirlik ve teknik kontrollük görevinin davalı tarafından DSİ Genel Müdürlüğüne verildiğini, müvekkili tarafından işin proje ve eklerine uygun olarak yapıldığını, davalıdan kaynaklanan sebeplerle K4 ve K5 kanallarının vazifesini görmediğini, davalı tarafından önce K6 cüruf kanalının yapılmasına karar verildiğini, bu işin davacı uhdesinde kaldığını ve idare ile davacı arasında 11.05.2007 tarihli sözleşme yapıldığını, daha sonra K7 kanalının yapılmasına karar verildiğini, bu inşaat işinin de 10.09.2009 tarihli sözleşme gereğince davacı tarafından yapıldığını, K6 ve K7 kanallarının imalatının tamamlandığını, dava tarihi itibariyle işin geçici ve kesin kabullerinin yapıldığını, işin %85 oranından fazlasının yapıldığını, K4 ve K5 kanallarının projeye uygun eğimde inşa edildiğinin tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, ağır tonajlı tırların servis yolunu kullanmaları nedeniyle bu araçların geçişlerinin boş olan kanallarda deformasyonlara ve çökmelere neden olduğunu, aradan uzunca bir zaman geçmesine rağmen geçici kabulün onaylanmadığını, bu nedenle kesin kabul sürecinin başlatılmadığını, kesin hesap hakedişinin ödenmediğini, geçici kabul tutanağının onaylanması ile ilgili mevzuat ve sözleşmede bir süre öngörülmemiş ise de makul sürenin aşıldığını belirterek muarazanın menine, 08.05.2008 itibar tarihli geçici kabulün yapılmış sayılmasının tespitine, 08.05.2009 tarihi itibariyle kesin kabulün yapılmış sayılmasının tespitine, davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 75.000,00 TL'nin 08.05.2009 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 1.2. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; dava değerini KDV hariç 1.598.914,76 TL'ye yükselterek ıslah etmiştir. 2. Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/402 Esas Sayılı Dosyasındaki Dava Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Seyitömer Termik Santrali İşletme Müdürlüğünün Seyitömer Termik Santrali Kül Depolama Barajı, Baraj Tesisleri ve Mevcut Kül Dağının Rehabilitasyonu İnşaatı işinin 08.02.2000 tarihli TEAŞ ve davalı firma arasında imzalanan sözleşme ile davalı firma yüklenimine verildiğini, 26.02.2008 tarihinde alınan olur ile teşkil edilen geçici kabul heyeti marifetiyle işin geçici kabul muayenesinin yapıldığını, kabul esnasında tespit edilen eksik ve kusurlu işlerin iki ayrı ana başlıkta tutanak altına alındığını ve geçici kabul tutanağının 11.08.2008 tarihinde DSİ III. Bölge Müdürlüğünce onandığını, projenin hayata geçirilmesinin davalı firmanın yükleniminde olduğunu, proje hatası değerlendirilerek %5 oranında kurum zararından düşülerek hesaplamanın yapıldığını, kalan miktarın davalı yüklenici firmadan istenildiğini, 08.02.2000 tarihinde davalı yüklenici firma ile TEAŞ arasında imzalanmış olan sözleşme gereği davalı firmaca yerine getirilmesi gerekli olan işlerin eksik olarak yerine getirilmesinden ötürü doğan zararın müvekkilinin uhdesinde kalması gerek sözleşmeye ve gerekse yasalara aykırı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.720.723,68 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/16 Esas Sayılı Dosyasındaki Dava Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Seyitömer Termik Santrali İşletme Müdürlüğünün Seyitömer Termik Santrali Kül Depolama Barajı, Baraj Tesisleri ve Mevcut Kül Dağının Rehabilitasyonu İnşaatı işi için 08.02.2000 tarihli TEAŞ ve davalı arasında sözleşme imzalandığını, işin teknik kontrolörlük - müşavirlik hizmetlerinin DSİ'ye verildiğini, işin geçici kabulü sırasında tespit edilen eksik ve kusurlu işlerin tutanak altına alındığını, bu tutanakta yazılı işler nedeniyle tekrar ihale yapıldığını ve 1.687.553,96 TL kurum zararı oluştuğunu, ayrıca araç ve personel tedariki için harcama yaptıklarını ve 33.169,72 TL zarar oluştuğunu, Teftiş Kurulu Başkanlığının 28.10.2011 tarihli inceleme raporu ile zararlarının 2.030.886,67 TL olduğunun ortaya çıktığını, daha önce açtıkları dava tutarının bu tutardan düşüldüğünde 310.162,00 TL daha kurum zararının olduğunu belirterek işbu miktarın ödeme tarihlerinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 4. Birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/239Esas Sayılı Dosyasındaki Dava Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurumun 1.720.723,68 TL'lik alacağın tahsili amacıyla Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/402 Esas sayılı dosyasıyla ve 310.162,00 TL alacak içinde Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/16 Esas sayılı dosyaları ile dava açtıklarını ve bu dosyaların davalının davacısı bulunduğu Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/311 Esas sayılı dosyasıyla birleştirildiğini, ancak iş yoğunluğu nedeniyle 10.07.2013 tarihli duruşmanın takip edilememesi nedeniyle dosyaların işlemden kaldırılmasına ve açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek davanın tüm dayanağı olan belgelerin bulunduğu Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/311 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, 2.030.885,68 TL alacağın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl Davada Cevap Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile 08.02.2000 tarihinde sözleşme akdedildiğini, kontrollük görevinin DSİ 3. Bölge Müdürlüğüne verildiğini, 05.01.2001 tarihinde davacı yükleniciye yer teslimi yapıldığını, 19.09.2006 tarihinden itibaren deneme işletmeciliği yapılarak kül ve cürufun sulu sistemle atılmaya başlanıldığını, K4 kanalında sık sık tıkanma olduğunu, K5 kanalında ise sulu sistemle kül ve cüruf depolamanın mümkün olmadığını, K4 kanalına alternatif olarak K6 kanalının ayrı bir ihale ile davacıya yaptırıldığını, DSİ tarafından söz konusu işin problemler çözülmeden geçici kabule hazır olmadığı görüşünde olduklarının bildirildiğini, sistemin sorunsuz olarak çalışması durumunda geçici kabul işlemlerine başlanabileceğinin belirtildiğini, 10.09.2009 tarihli sözleşme ile K7 kanalı ayrım yapısı ve kül taşıma kanalı yapılması işinin davacıya verildiğini, 15.09.2009 tarihinde yer tesliminin yapıldığını, bu kanalın bugüne kadar önemli bir sorun yaşanmadan sisteminin çalıştığını, yapım işleri şartnamesinin 14/3 maddesine göre davacı yüklenicinin sadece projeyi uygulamakla kalmayıp projenin denetim kontrolünü yapmak ve gördüğü eksiklikler konusunda idareyi uyarmakla sorumlu olduğunu, davacının bu sorumluluğunu yerine getirmediğini, zamanaşımı süresinin 5 yıl olup zamanaşımına uğradığını, işin toplam bedelinin %5'inden fazla olmasa bile kusurların işin teslimine, kullanılmasına ve işletilmesine mani ise bu durumun giderilmeden kesin kabulün yapılmasının mümkün olmadığını, tutanakta imzası bulunan davacının durumdan haberdar olduğunu bu nedenle ayrıca bedel ve süre verilmesine gerek olmadığını belirterek davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/402 Esas Sayılı Dosyasındaki Cevap Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; projelerin dava dışı 3. kişi tarafından yapıldığını, davalı yüklenici tarafından projesine uygun inşa ve imal edilmesine karşın işletmeye alınması aşamasında bazı sorunların ortaya çıktığını, yapım işi bünyesindeki K4 ve K5 kül yayma kanallarının yeterince vazife görmediğinin gözlendiğini, davacı kurum tarafından K6 ve K7 kanallarının yapılmasına karar verildiğini, ihale kapsamındaki işlerin %85 oranından daha fazla kısmının tamamlanmış olduğundan 19.09.2006 tarihinden itibaren işletmeye başlanıldığını, 18 ay boyunca davalı yüklenici tarafından çalıştırıldığını, yüzer pompa istasyonu imal ve inşa edildiğini, bu sistemin sorunsuz olarak işletildiğini, K4 ve K5 kanallarının da eğimlerinin ölçüldüğünü, projesine uygun olduğunun tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, eğim değişimlerinin sorumlusunun müvekkili olmadığını, ayrıca davacı tarafından davalı yükleniciye herhangi bir uyarı ve ihtarat yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/16 Esas Sayılı Dosyasındaki Cevap Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; derdestlik itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da; davacının işbu dava dilekçesindeki taleplerinin dayanağı önceden Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/402 Esas sayılı dosyasından ve Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/311 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilen davalardaki talep ve iddialar ile aynı olduğundan dosya içerisinde bulunan diğer dilekçelerdeki beyan ve itirazlarını tekrarlayarak davanın esastan reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. 4. Birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/239Esas Sayılı Dosyasındaki Cevap Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; derdestlik ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da; davacının işbu dava dilekçesindeki taleplerinin dayanağı önceden Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/402 Esas sayılı dosyasından ve Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/16 Esas sayılı dosyasından müvekkili aleyhine açılan ve Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/311 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilen davalardaki talep ve iddialar ile aynı olduğundan dosya içerisinde bulunan diğer dilekçelerdeki beyan ve itirazlarını tekrarlayarak davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.09.2015 tarihli ve 2011/311 Esas, 2015/570 Karar sayılı kararı ile; 1.Asıl davada; taraflar arasındaki Seyitömer Termik Santrali kül depolama barajı, baraj tesisleri ve mevcut kül dağının rehabilitasyonu işine ilişkin hakediş miktarının 1.598.914,76 TL olarak hesaplandığı, asıl davanın bu miktar üzerinden ıslah edildiği, K4 ve K5 kanallarının minimum eğimin altında inşa edilen kesimlerin kırılarak tekrar imal edilebilmesi gerektiği, eğimin yetersizliğinden dolayı kullanılamadığı, yeniden inşası maliyeti 521.818,18 TL olup, bu miktarın hakediş alacağından mahsubu gerekir ise de davalı EÜAŞ tarafından kanal onarım maliyeti ile ilgili olarak ayrıca dava açılmış olduğu anlaşılmakla, işbu davada bu miktar düşülmeksizin hakediş alacağına konu 1.598.914,76 TL üzerinden davanın kabulüne, dava tarihi öncesi itibariyle temerrüde düşürücü ihtarname olmadığından alacağın 75.000,00 TL'sine dava, kalanına ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, 2.Birleşen Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesinin 2014/239 Esas sayılı dosyasında; kurum zararı olarak geçici kabulde belirtilen onarım maliyetine konu miktar ve ayrıca suyun kontrol altına alınması için işbu dosya davacısı tarafından yapılan masraf, ayrıca dubalı sistemin güvenli olarak devreye alınması için işbu dosya davacısı tarafından yapılan masraf kalemlerine konu alacağın tahsili isteğinde bulunulduğu, mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti raporunda da açıklandığı üzere K4 ve K5 kanallarının minimum eğimin altında inşa edilen kesimlerin kırılarak tekrar imal edilebilmesi gerektiği, eğimin yetersizliğinden dolayı kullanılamadığı, yeniden inşası maliyetinin 521.818,18 TL olduğu, ayrıca 06.06.2008 tarihinde borunun patlayarak çevreye küllü suyun yayılması sonucu suyun kontrol altına alınması için işbu dosya davacısı tarafından 6.609,72 TL araç, gereç ve personel için yapılan gideri ve su geri kazanım sisteminin çalışmaması sonucunda davacı yüklenici tarafından bila bedel yaptırılan dubalı sistemin güvenli olarak devreye alınabilmesi için davalı tarafından 9.660,00 TL elektrik işleri, 16.900,00 TL mekanik işler için yapılan giderin talep edilebileceği, toplamı 554.987,90 TL olmakla bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, alacağa talep de nazara alınarak dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, 3.Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/402 Esas sayılı ve birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/16 Esas sayılı dosyalarınındaki davaların açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 16.09.2015 tarihli ve 2011/311 Esas, 2015/570 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 27.03.2017 tarihli ve 2015/6366 Esas, 2017/1366 Karar sayılı kararıyla; birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/239 Esas sayılı dosyasında yargılama giderlerinin harç olmaksızın hesaplanıp haklılık durumuna göre taraflara paylaştırılması ve hükmolunan alacak miktarı yönünden peşin yatırılan ilâm harcının tamamının haksız çıkan taraftan alınarak peşin harcı yatıran davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken davacının yatırdığı 34.682,50 TL peşin harcın yargılama giderine dahil edilerek haklılık oranında paylaştırılması, ayrıca o dosya davalısından 34.682,50 TL harcın tahsiline karar verilmesinin ve tasfiye kesin hesabı çıkartılarak ve iş sahibinin birleşen davada lehine hükmolunan alacak ile ilgili talep ve dava da gözönünde bulundurulup değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken sadece yüklenicinin düzenlediği hakediş raporu esas alınarak kesin hesabı çıkartan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın sonuçlandırılmasının doğru olmadığı gerekçeleri ile kararın temyiz eden taraflar yararına bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemenin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 23.09.2020 tarihli ve 2019/20 Esas, 2020/456 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulü ile 1.598.914,76 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 75.000,00 TL'sine 09.05.2011 dava tarihinden, kalan 1.523.914,76 TL'sine 16.04.2014 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/402 Esas sayılı ve birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/16 Esas sayılı dosyalarındaki davaların açılmamış sayılmasına, birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/239 Esas sayılı dosyada ise davanın kısmen kabulü ile 554.987,90 TL'nin 20.06.2014 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur. 4. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/89 Esas, 2021/1714 Karar sayılı kararıyla; bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği halde bozma ilamının gerekleri yerine getirilmediği, ilâmda belirtilen şekilde tasfiye kesin hesabı düzenlemeyen bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınarak karar verilmesinin doğru olmadığı ve bu nedenle Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 27.03.2017 tarih, 2015/6366 Esas, 2017/1366 Karar sayılı bozma ilâmında belirtilen hususlar dikkate alınarak tasfiye kesin hesabını içeren gerekçeli, denetime elverişli ve önceki raporlar arasındaki farklılığı da ortadan kaldıracak şekilde rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle asıl davanın sonuçlandırılması gerekçeleri ile kararın ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulü ile 1.598.914,76 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 75.000,00 TL'sine 09.05.2011 dava tarihinden, kalan 1.523.914,76 TL'sine 16.04.2014 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/402 Esas sayılı ve birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/16 Esas sayılı dosyalarındaki davaların açılmamış sayılmasına, birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/239 Esas sayılı dosyasında ise davanın kısmen kabulü ile 554.987,90 TL'nin 20/06/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karara verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleşen dosyalar davacısı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mahkemece karar verilirken davacı firmaca düzenlenen kesin hakediş hesabının davacı alacağının belirlenmesinde baz alınmış olduğu, kesin hakedişin hiçbir geçerliliği bulunmadığı, raporda her ne kadar 18.220.584,97 TL'lik imalattan sonra ne kadarlık bir imalat gerçekleştirildiğinin tespiti için taraflar arasında düzenlenmiş bir tutanak, mutabakat olmadığından Kütahya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/30 D. İş sayılı dosyasıyla yapılan tespit üzerinden sonuca gitmek gerektiği belirtilse de, bunun kabulünün mümkün olmadığı, dava konusu tesislerin kullanıldığı iddiasının gerçek dışı olduğu, sözleşmede öngörülen bedelin ödendiği, ancak hiçbir şekilde yapılan işten istifade edilemediği, kanallardan kül ve cüruf sevkiyatının sağlıklı yapılamamasının yegane sebebinin yüklenicinin hatalı imal ettiği kanal kısımları olmayıp en az bunun kadar önemli diğer bir hususun da kül barajından su geri kazanım sistemine ilişkin imalatlarda tespit edilen olumsuzluklar olduğu, su geri kazanım sistemi betonarme kanalları ile P3 küllü su geri dönüş pompa istasyonunda, yüklenici ve ilgili işletme müdürlüğü elemanlarıyla birlikte 19.10.2007 tarihinde iş mahallinde kusurlu imalatların fotoğraflarını da çekerek tespitler yaptığı, davaya konu tazmin taleplerinin yalnızca K4 ve K5 kül-cüruf-su sevk kanallarına münhasır olup kül barajında yapılan su geri kazanım sistemi betonarme kanalları ile P3 pompa istasyonu ve geri kazanım suyu iletim hattı çelik boru imalatlarını kapsamadığını, bu nedenle asıl dosyada bu ayıpların da değerlendirilmemesinin hatalı olduğu, yüklenicinin taahhüt kapsamındaki iş ve imalatları onaylı proje ve şartnameler ile fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapmadığı, K4 ve K5 kül sevk kanallarının işlev görememesi hususunda kusurun işin proje müellifi firmadan ve hazırladığı projelerden kaynaklanıp kaynaklanmadığını sorgulamanın bir yarar sağlamayacağı, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma ilamının gerekleri yerine getirilmediği, bilirkişi raporu ve keşif için yapılan yargılama giderlerinin tamamının üzerlerinde bırakılmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup asıl dava geçici ve kesin kabulün yapılmış sayıldığının tespiti ile kesin hakediş bedelinin tahsili, birleşen davalar ise ayıp giderim bedellerinin tahsili istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. vd maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle işin tamamlanmış olduğu, dairemizin yerleşik içtihatları uyarınca eser sözleşmesi imzalandıktan sonra yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığının karine olarak kabul edildiği ve aksinin ispatlanmadığı ve bu nedenle Kütahya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/30 D. İş sayılı dosyasıyla yaptırılan tespite göre rapor hazırlanmasında bir hata olmadığı ve ayıp giderim bedeline yönelik kesinleşen hüküm içerisinde K4 ve K5 kanalı dışında davalı birleşen dosya davacısının diğer talepleri yönünden de hesaplama yapıldığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı birleşen dosyalar davacısı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı-birleşen davada davacı ....'den alınmasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.