1. Ceza Dairesi 2023/6581 E. , 2024/7788 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/534 E., 2023/580 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize …
**1. Ceza Dairesi 2023/6581 E. , 2024/7788 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/534 E., 2023/580 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2022 tarihli ve 2022/446 Esas, 2022/568 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.04.2023 tarihli ve 2023/534 Esas, 2023/580 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1.a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 82/1-g maddesi kapsamında kaldığından bahisle suç vasfına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, 2. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın kastının bulunmadığından bahisle suç vasfına, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanığın aşamalardaki öze ilişkin farklılık göstermeyen savunmasına göre; olayda kullandığı ve atışa hazır halde bulunan tabancanın, ölenin yakalama işlemi sırasında direnmesi sebebiyle, ölenin omzuna vurması üzerine peş peşe ateş aldığını belirtilmesi karşısında, suçta kullanılan tabancanın Jandarma Kriminal Daire Başkanlığına gönderilerek, savunma uyarınca ve tabancanın düşme çarpma sonucu peş peşe ateş alıp almayacağı, tetiğe ne kadar basınç uygulanması halinde silahın ateş aldığı ve tetiğe tek basımda iki merminin ateşlenmesinin mümkün olup olmadığı hususlarında rapor aldırılarak karar verilmesi yerine yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Dosya kapsamı, 30.11.2021 tarihli olay tutanağı içeriği, dosya içeriğinde mevcut görüntü kayıtları ve taraf ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde, Kadiköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı Motorize Timler Amirliğinde görevli ekip amiri olan polis memuru sanık ... ve yanında ekip arkadaşları var iken; yol üzerinde ölenin kullanımında olan beyaz renkte aracı şüpheli görmeleri üzerine, dur ihtarında bulundukları, ancak; ölenin ihtara uymayarak, daha sonra üzerinden çokça sayıda uyuşturucu elde edilen arkadaşı ... ile kaçmaya başladığı, yaşanan sıcak takip sonucunda, olayın gerçekleştiği bölgede ölenin arabasının yakalandığı, önce camları siyah filmle kaplı olan aracından ikaza rağmen inmediği, akabinde tanık polis memuru İrfan tarafından kapının açılarak, maktulün dışarı çıkartıldığı, kelepçe marifetiyle derdest edildiği anda sanık ve tanık polis memuruna karşı sözlü ve fiziksel olarak direndiği ve akabinde eylemin gerçekleştiği anlaşılan olayda; olayın başından itibaren üzerinde uyuşturucu ve uyarıcı madde bulunması sebebiyle, yakalanmamak için sanık ve ekibine yönelik süregelen davranışlarla, fiziksel ve sözel olarak direnen ölenin eylemleri göz önünde bulundurulduğunda, sanık ve tanık İrfan'ın ifadeleri yeniden alınarak fiziksel ve sözlü direnmenin içeriği tereddütsüz tespit edilip sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmasında zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.04.2023 tarihli ve 2023/534 Esas, 2023/580 Karar sayılı kararının eksik inceleme ve haksız tahrik hükmünün değerlendirilmesi gereği yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.