7. Ceza Dairesi 2023/18556 E. , 2024/1563 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1592 E., 2023/2289 K. SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini g…
**7. Ceza Dairesi 2023/18556 E. , 2024/1563 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1592 E., 2023/2289 K. SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz isteği; hukuka aykırı biçimde sanığın mahkûmiyetine karar verildiğine ilişkindir. II. GEREKÇE 10.06.2012 tarihinde emniyet güçlerince park halinde olan otobüsün yakıt deposunun açık halde olduğu ve depo ağzında huni şeklinde kesilmiş, yağ boşaltmaya yardımcı aparat bulunduğunun görülmesi ve otobüsün sürücü olan sanığın yakıt doldururken yakalanması üzerine, otobüsün yakıt deposunun yakınında her biri 14 litrelik 4 adet dolu, 2 adet boş yağ tenekesi ele geçirilmiş olup sanık hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 13.08.2012 tarihli TÜBİTAK MAM raporunda, ele geçen yakıtın %50 oranında bitkisel yağ ve %50 oranında organik çözücü karışımından oluştuğu bildirilmiştir. Sanık aşamalardaki savunmalarında, sürücüsü olduğu otobüse yakıt almak amacıyla gittiğini, mazot alamayınca ele geçen yağları alarak otobüsün deposuna boşaltırken emniyet güçlerinin geldiğini beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine ise, suçun sübuta erdiği sabit görülerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine, 5015 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) ilgili hükümlerinin karşılaştırılması suretiyle sanık hakkında yeniden değerlendirilme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından sanığın lehine olan 5607 sayılı Kanun hükümleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ele geçen akaryakıtın ticarî amaçla satın alındığı veya bulundurduğuna dair sanığın savunmasının aksine mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı şeklindeki gerekçe ile İlk Derece Mahkemesinin suçun sübutuna ilişkin kabulü yerinde görülmemiş ve sanığın beraatine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ve şikâyetçi kurum vekillerinin temyiz başvurusu üzerine, Dairemizce, 13.08.2012 tarihli TÜBİTAK MAM analiz raporuna göre ele geçen yakıtın %50 oranında bitkisel yağ ve %50 oranında organik çözücü karışımından oluştuğunun anlaşılması ticari nitelikte olan otobüsle kullanılması ele geçen ürüne ilişkin dosya içerisinde yer alan analiz raporu, nazara alındığında sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine "suçu konu yakıtı otobüste kullanmak üzere satın aldıkları ve ticari amaçla başkalarına satmak amacıyla bulundurdukları yada satın aldıklarına dair sanığın savunmasının aksini ortaya koyan mahkumiyetine yeterli oranda her türlü şüpheden uzak somut ve inandırıcı delil olmadığı" şeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile beraatine karar verilmesi hukuka aykırılık bulunarak, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Dairemizin bozma ilâmına uyulması suretiyle sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2024 tarihinde karar verildi.