12. Ceza Dairesi 2020/11857 E. , 2023/1566 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Suçtan doğrudan zarar gören sıfatına ölenin eşi ve çocuklarının 03.01.2013 tarihinde sanık ile imzalanan ''sulhname'' ve 06.01.2014 tarihinde savcı tarafından havale edilen dilekçe ile sanıktan şikayetçi olmadıklarının, maddi manevi zararlarının karşılandığının belirtilmesi karşısında, 22.08.2014 tarihinde Iğdır 1. Noterliği'nin 10353 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil tayin edip, sanıktan…
**12. Ceza Dairesi 2020/11857 E. , 2023/1566 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Suçtan doğrudan zarar gören sıfatına ölenin eşi ve çocuklarının 03.01.2013 tarihinde sanık ile imzalanan ''sulhname'' ve 06.01.2014 tarihinde savcı tarafından havale edilen dilekçe ile sanıktan şikayetçi olmadıklarının, maddi manevi zararlarının karşılandığının belirtilmesi karşısında, 22.08.2014 tarihinde Iğdır 1. Noterliği'nin 10353 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil tayin edip, sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmiş ve Mahkemece davaya katılmasına karar verilmiş ise de şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmaması karşısında, ... , ..., ...,...,... ve ...'ün katılma kararları hukuki dayanaktan yoksun olup adı sayılan kişiler açısında katılanlar vekilinin hükmü temyiz yetkisinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 237 inci maddesinde '' Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler.'' denilmekle ve Mağdur eylemden ilk etkilenen olup suçtan zarar gören ise, eylem nedeniyle hakkı zedelenen ve hak ileri sürebilecek kimse olması nedeniyle ölenin uzaktan akrabası olan ..., ..., ..., ... ve ...'ün katılma kararları hukuki dayanaktan yoksun olup adı sayılan kişiler açısından katılanlar vekilinin hükmü temyiz yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2015/49 Esas, 2016/370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası,53 üçüncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.11.2020 tarihli ve 2016/296621 sayılı, savunma hakkının kısıtlanması ve sanık hakkında hak yoksunluğu hükümlerinin uygulandığı gerekçesiyle bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri