2. Hukuk Dairesi 2023/9846 E. , 2024/1921 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1393 E., 2023/1752 K. DAVA TARİHİ : 20.11.2017-02.07.2018 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/677 E., 2022/158 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen karşılıklı boşanma ve eşin soyadını kullanmasına izin davasında verilen k…
**2. Hukuk Dairesi 2023/9846 E. , 2024/1921 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1393 E., 2023/1752 K. DAVA TARİHİ : 20.11.2017-02.07.2018 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/677 E., 2022/158 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen karşılıklı boşanma ve eşin soyadını kullanmasına izin davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararını, kadının kabul edilen eşinin soyadını kullanmasına izin davasında kadın için hükmedilmeyen vekâlet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmeksizin hatalı istinaf sınırlaması ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; eşin soyadını kullanmasına izin davası yönünden tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı-davalı erkek vekili dava dilekçelerinde özetle; tarafların ruhen ve fikren anlaşamadıklarını, evliliğin çekilmez hal aldığını, müvekkilinin kadının da bilgisi dahilinde evden ayrıldığını, tarafların ayrı yaşamaya başladığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığını iddia ederek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davacı-davalı erkek vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; kadının iddialarının asılsız olduğunu, kadının nafaka ve tazminat taleplerinin afaki olduğunu, kendisine alınan daireyi muvazaalı olarak sattığını, kötü niyetli olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. II. CEVAP