17. Hukuk Dairesi 2016/6491 E. , 2019/5972 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin kullandığı kredinin teminatı olarak davalıya hayat sigortası yaptırdığını, sigortalının vefatı üzerine m…
**17. Hukuk Dairesi 2016/6491 E. , 2019/5972 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin kullandığı kredinin teminatı olarak davalıya hayat sigortası yaptırdığını, sigortalının vefatı üzerine mirasçılarının tazminat talebinde bulunduğunu, ancak davalının talebi reddettiğini ileri sürerek, 50.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, 11.Hukuk Dairesi’nin 06/12/2013 tarih ve ... Esas, 2013/22313 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıların davasının kabulü ile 50.000,00 TL tazminatın 25/03/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile Ankara 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 31/01/2008 tarih, 2008/218 esas, 2008/155 karar sayılı veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılara ödenmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Dava, hayat sigortalısının vefatı nedeniyle mirasçılarının sigortadan tazminat istemine ilişkindir. Davacılar murisi olan sigortalının, ölüm belgesinde ölüm nedeni kalp hastalığı olarak kayıtlıdır. Sigortalı murisin ölümünün kendisinde mevcut kalp ve damar hastalıkları ile damar hastalığına yönelik yapılan ameliyat sonrası gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği, ölüme neden olan damar hastalığının 1999 yılında tespit edildiği ve 2007 yılına kadar birkaç kez cerrahi ve medikal tedavi uygulandığı dosya kapsamında mevcut Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapordan anlaşılmaktadır. 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1290. maddesi uyarınca sigorta ettiren kimse sözleşme yapılırken gerçeğe uygun beyanda bulunmaya mecburdur. Şayet, sigortalıya sorulduğu halde susması veya eksik yahut hakikate aykırı beyanlarda bulunması halinde sigortacı sözleşmeden cayabilir. Şu kadarki caymanın sigortacı tarafından hakikatin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde kullanılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta; davalı taraf, davacıların murisinde mevcut hastalıkların, sözleşmenin kurulması sırasında bildirilmesi halinde sigorta poliçesinin düzenlenmeyeceğini savunduğuna göre mahkemece gerekirse sigortacılık uygulamaları konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davalının bu savunmasının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle verilen kabul kararı davalı yararına bozulmuş ve mahkemece, bozma ilamına uyulması sonucunda sigortacı bilirkişiden 28/05/2014 tarihli rapor alınmışsa da bu rapora göre değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yeniden ikinci bir rapor alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.