10. Hukuk Dairesi 2011/8576 E. , 2012/11483 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :1468-99 Dava, geç ödenen yaşlılık aylığının faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, kararında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki
**10. Hukuk Dairesi 2011/8576 E. , 2012/11483 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :1468-99 Dava, geç ödenen yaşlılık aylığının faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, kararında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Dosya kapsamına göre, davacının, 09.01.2004 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, başvurunun reddi üzerine davacı tarafından yaşlılık aylığı bağlanması istemiyle dava açtığı, Bakırköy 1. İş Mahkemesi'nin 15.06.2005 tarih ve 2004/1407-2005/1186 e-k sayılı kararı ile, ile tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.02.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin olarak verilen kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 05.12.2005 tarih ve 2005/8109 esas ve 2005/12539 karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, davacının birikmiş aylıkların toplu olarak ödenmesinden önce, 30.12.2005 tarihinde faiz hakkını saklı tuttuğu, birikmiş aylıkların ise, 25.4.2006 tarihinde toplu olarak ödendiği anlaşılmaktadır. Mahkeme tarafından hükme esas alının bilirkişi raporunda faiz başlangıç tarihinin hatalı alındığı anlaşılmaktadır.Davacının ilk tahsis talep tarihini takip eden aybaşı itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanmış olması karşısında, feri nitelikteki faiz alacağına da, 506 sayılı yasanın 116. Maddesi de gözetilerek faize hak kazandığının kabul edilmesi gerekirken, faiz başlangıç tarihinin hatalı şekilde, Saklı tutma dilekçe tarihinin esas alındığı görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.03.2006 tarihli ve 2005/10-755 Esas, 2006/32 Karar sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere; bir borç ilişkisi, asıl hakla birlikte bazı fer’i hakları da içerir. Borç ilişkisinin içerdiği asıl hak, alacak hakkı; fer’i haklar ise, cezai şart, faiz, kefalet, rehin, hapis hakkı gibi haklardır. Borcu sona erdiren en önemli neden, tarafların kendilerine yüklenen edimleri ifa etmeleridir. Genel olarak ifa, borçlanılmış edimin yerine getirilmesi suretiyle alacaklının tatmin edilerek borcun sona erdirilmesidir. Kural, asıl borç sona erdiğinde, bu borca bağlı fer’i borçlarında sona ereceğidir. Bu sonuç, ek bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden gerçekleşir. Ancak, evvelce işleyen faizleri talep hakkının saklı tutulması (ihtirazi kayıt) veya saklı tutulduğunun hal ve koşullardan çıkartılması kaydıyla, ödenmemiş faizlerin istenebilme hakkı ortadan kalkmamakta, asıl borç ifa veya sair bir suretle son bulmuş olsa bile, borcun fer’isi olan faiz varlığını sürdürmekte ve alacaklı bunları talep edebilme hakkını yitirmemektedir. Mahkemece, ilk tahsis talep tarihi olan 9.1.2004 tarihinden, 506 Sayılı Yasa'nın 116. maddesine göre 3 aylık yasal sürenin sona erdiği tarih faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilmek suretiyle, yasal faiz oranları, “19.12.1984’tenitibaren%30 (3095SayılıKanun) 01.01.1998'den itibaren %50 (97/9807 Esas ve 20.08.1997 tarihli BKK) 31.12.1999'dan itibaren %60 (15.12.1999 tarihli ve 4489 SK uyarınca iskonto oranı) 01.07.2002'den itibaren %55 (15.12.1999 tarihli ve 4489 SK uyarınca iskonto oranı) 01.07.2003'ten itibaren %50 (15.12.1999 tarihli ve 4489 SK uyarınca iskonto oranı) 01.01.2004'ten itibaren %43 (15.12.1999 tarihli ve 4489 SK uyarınca iskonto oranı) 01.7.2004’ten itibaren %38 (15.12.1999 tarihli ve 4489 SK uyarınca iskonto oranı) 01.05.2005’den itibaren %12 (21.04.2005 tarih ve 5335 sayılı kanunun 14. maddesiyle) 01.01.2006’dan itibaren %9 (30 Aralık 2005 Tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 2005/9831 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı)” olup, bu oranlar esas alınmak suretiyle, Yasal faizi hesaplayan rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde faiz başlangıç tarihini hatalı kabul eden raporun hükme eses alınması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.