(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2020/1569 E. , 2020/2130 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Dava, aile konutu şerhi konulması istemine ilişkin olarak açılan davada Gebze 4. Aile ve İstanbul Anadolu 3. Aile Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2020/1569 E. , 2020/2130 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Dava, aile konutu şerhi konulması istemine ilişkin olarak açılan davada Gebze 4. Aile ve İstanbul Anadolu 3. Aile Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, aile konutu şerhi konulması istemine ilişkindir. Gebze 4. Aile Mahkemesi, davalının yerleşim yerinin ".../..." olduğu, bu yerleşim yerinin mahkememizin yargı çevresinde olmadığı, davalının süresinde yetki itirazında bulunduğu ve yetkili mahkeme olarak ".../..." Mahkemelerini bildirdiği, davacının davalının iddiasının aksini ispatlayamadığı, adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine ilişkin davalının beyanının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu, aile konutu şerhi konulmasına ilişkin dava için özel bir yetki kuralı olmadığı, genel yetki kuralı çerçevesinde davanın davalının yerleşim yerinde açılması gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. İstanbul Anadolu 3. Aile Mahkemesince TMK’nın 201. maddesine göre “Evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemler konusunda yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Eşlerin yerleşim yerleri farklı ve her ikisi de önlem alınması isteminde bulunmuş ise, yetkili mahkeme ilk istemde bulunanın yerleşim yeri mahkemesidir. Önlemlerin değiştirilmesi, tamamlanması veya kaldırılması konusunda yetkili mahkeme, önlem kararını veren mahkemedir. Ancak, her iki eşin de yerleşim yeri değişmişse, yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yeni yerleşim yeri mahkemesidir.” Görüldüğü üzere, tasarruf yetkisinin kısıtlanmasına ilişkin TMK’nın özel hükmü gereği davacı bu davayı kendi yerleşim yeri mahkemesinde açabilir. Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir (TMK m. 19/1). Yerleşim yeri adreslerinin tutulmasında kişilerin yazılı beyanları esas alınır ve adres beyan formundaki bildirimler aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir (5490 s. NHK m. 50/1, Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliği m. 13/1). Şu halde, aile kütüğünde yer alan yerleşim yeri adresine ilişkin kayıt, aksi sabit oluncaya kadar yerleşim yerine karine oluşturur. Buna göre aile kütüklerinde yer alan "yerleşim yeri adresiyle" ilgili bilgi, yerleşim yerine karine teşkil eder. Bu karine az önce değinilen yasal düzenlemeye göre aksi kanıtlanabilen bir karine niteliğindedir.