3. Hukuk Dairesi 2021/4843 E. , 2022/2097 K. "" MAHKEMESİ :İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19.HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen sözleşmenin süreli feshi işleminin iptali davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafında…
**3. Hukuk Dairesi 2021/4843 E. , 2022/2097 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19.HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen sözleşmenin süreli feshi işleminin iptali davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; ...Eczanesi’nin sahibi olduğunu, Kuruma sahte reçete ve sahte kupür faturalandırdığı gerekçesiyle Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamındaki kişilerin Türk Eczacıları Birliği üyesi eczanelerden ilaç teminine ilişkin 2007 yılı protokolünün 6.3.23. maddesi uyarınca Kurumca sözleşmesinin 3 yıl süre ile feshi işlemi uygulandığını ancak Kurum işleminin haksız olması nedeniyle fesih işleminin iptalini istemiştir. Davalı; Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde düzenlenen 44 adet raporun sahte olduğunun anlaşılması üzerine yapılan inceleme neticesinde 24 adet sahte rapora istinaden düzenlenen reçetelerin davacı eczaneden Kurumlarına faturalandırıldığını, ayrıca fatura edilen reçetelerde 294 adet sahte kupür bulunduğunun tespit edildiğini, alınan hasta beyanlarına göre eczane çalışanı ve eczacının eşi tarafından hastaların bilgisi dışında reçete düzenlettirildiğinin anlaşılması nedeniyle uygulanan cezai işlemin yerinde olduğunu beyan ederek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; eczacı olan davacının TTK’ya göre tacir sıfatına haiz olduğu, bu nedenle TTK md. 18 gereğince basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, yanında çalışanlar bakımından ise TBK md. 66 gereğince adam çalıştıran sıfatı ile kusurlu olarak sorumlu olduğu, ayrıca eczane çalışanlarının görevlerini yerine getirirken gerekli özeni göstermediği ve sahte raporlara ilişkin olarak kusurlu davrandıkları, bu şekilde davacının sözleşme ile üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, eczaneye gelenler tarafından kendilerine ibraz edilen sahte reçete ve raporlarda belirtilen ilaçları teslim ederken sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı davrandıkları, dolayısıyla yerine getirilmeyen yükümlülüklerin sözleşmenin haklı nedenle feshine neden olduğu tespit edilmiş olup, açılan davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.