T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2026/98 KARAR NO: 2026/100 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 04/12/2025 NUMARASI: 2025/695 Esas - 2025/695 Karar DAVA: İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ: 21/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İhtiyati…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2026/98 KARAR NO: 2026/100 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 04/12/2025 NUMARASI: 2025/695 Esas - 2025/695 Karar DAVA: İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ: 21/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İhtiyati tedbir isteyen vekili talep dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin ticari faaliyetlerini Balıkesir'de olan merkez adresinden yürüttüğünü, karşı taraf İstanbul Ticaret Borsası'nın, muhtelif yıllara ait borsa kotasyonuna tabi maddelerin (süt ürünleri vb.) en az miktar üzerindeki satış muamelelerinde müvekkilinin tescil zorunluluğunu yerine getirmediğinden bahisle 18/09/2025 tarih, 134 toplantı no, 2 karar nolu karar ile 4.271.558,94 TL resen tescil tahakkuku çıkarılmasına karar verdiğini, ve bu kararı ilam mahiyetinde belge olarak kabul ederek İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından 4.675.221,26 TL ve ferileriyle birlikte tahsili talepli ilamlı icra takibi başlattığını, 5174 sayılı Kanun gereğince, müvekkilinin İstanbul değil, Balıkesir Ticaret Borsasının denetimi altında olduğunu, merkezi Balıkesir'de bulunan müvekkili şirket ile merkezi İstanbul'da bulunan dava dışı şirketler arasındaki ticari alışverişler ile ilgili kesilen faturalardan kaynaklı tescil ücreti karşı taraf borsa tarafından hukuka aykırı ve kötü niyetli şekilde müvekkiline yükletilmeye çalışıldığını, takibe dayanak satım muamelelerinde, satıcı ile alıcının farklı borsaların çalışma alanı içinde olduğunu, müvekkilinin İstanbul İdare Mahkemesi'nde iptal davası açma hazırlığında olduğunu, ayrıca karşı taraf ile arabuluculuk görüşmelerinin devam ettiğini, anlaşma sağlanamaması halinde borçlu olmadığının tespiti amacıyla Asliye Ticaret Mahkemesi'nde menfi tespit davası açacağını, menfi tespit ve iptal davası açılana kadar icra takibinin kesinleşebileceğini ve müvekkilinin ticari faaliyetleri malvarlığına haciz, banka hesaplarının bloke edilmesi vb nedenleriyle telafisi imkansız zararlara uğrayabileceğini, icra takibinin ilerlemesi halinde telafisi güç ve imkansız zararlar doğacağını beyan ederek; İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasında İİK m. 72/3 uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tedbir kararının mümkünse teminatsız, aksi kanaatte ise uygun bir miktarda teminat karşılığında verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "İhtiyati Tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati tedbir isteyen vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İhtiyati tedbir isteyen vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davalı İstanbul Ticaret Borsası, muhtelif yıllara ait borsa kotasyonuna tabi maddelerin en az miktar üzerindeki satış muamelelerinde müvekkilin tescil zorunluluğunu yerine getirmediğinden bahisle 18/09/2025 tarih, 134 toplantı no, 2 karar nolu karar ile 4.271.558,94 TL resen tescil tahakkuku çıkarılmasına karar verdiğini, İstanbul Ticaret Borsası, bu kararı ilam mahiyetinde belge olarak kabul ederek doğrudan ilamlı icra takibi başlattığını, ilam ile ilam hükmünde belgeler arasında birtakım farklılıklar bulunduğunu, ilamlar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil ederlerken; ilam niteliğinde belgeler maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğini, ilam niteliğinde belgeler, uyuşmazlığı sonsuza dek sonlandıran, bir daha dava konusu yapılamayacak türden belgeler olmadığını, bunun sonucunda, ilam niteliğindeki belgelere karşı menfi tespit ve isrdirdat davaları açılarak aksinin her zaman kanıtlanabilir olduğunu, genel mahkemede açılan menfi tespit davasıyla tahliye kararının icrasının durdurulacağı öğretide ve uygulamada kabul edildiğini,İlk derece mahkemesi, ilam ile ilam niteliğindeki belgeler arasındaki maddi-şekli anlamda kesin hüküm teşkil etmesi farkını dikkate almaksızın verdiği kararda hukuka uyarlık bulunmadığını, ilam niteliğindeki belgeler, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden, tıpkı icra hukuk mahkemesi kararları gibi genel mahkemede açılacak veya açılmış bir davada ihtiyati tedbir yoluyla icrasının durdurulabilir olduğunu, İİK m.72/3 hükmünün kıyasen uygulanması sonucunda tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 2004 Sayılı İİK 72/3. maddesi "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmünü içermektedir. Bu yasal çerçevede dosyadaki deliller ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemece yaklaşık ispat kuralına göre değerlendirme yapılarak " her ne kadar tedbir talep eden tarafça İstanbul 19. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de, talep konusu takibin ilamlı icra takibi anlaşılmış olup, ilamların icrasının geri bırakılması İİK md. 33 gereği zamanaşımı, imhal veya itfa sebeplerinden birine dayanabileceğinden, öne sürülen sebeplerin İİK md. 33'e uygun olmadığı, menfi tespit yönünde idare mahkemesinde açılacak davalarda yürütmenin durdurulması talebi ile karşı taraf kurumun kararının icrasının durdurulabileceği, ilamların icrasının İİK md. 33 karşısında tedbiren durdurulmasının ilam niteliğine aykırı olduğu kanaatiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine" gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1- İhtiyati Tedbir isteyen vekilinin yukarıda esas numarası ve ara karar tarihi belirtilen İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın ihtiyati tedbir isteyenden tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.21/01/2026