3. Hukuk Dairesi 2016/11131 E. , 2017/18375 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dava dilekçesinde, şirketin metal işlemesi alanında faaliyet gösteren …
**3. Hukuk Dairesi 2016/11131 E. , 2017/18375 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dava dilekçesinde, şirketin metal işlemesi alanında faaliyet gösteren bir üretim tesisi olduğunu, elektrik enerjisini davalı şirketten temin ettiğini, davacının faturalarını düzenli ödediğini, ancak bu faturalarda kayıp kaçak, perakende satış hizmet bedeli, okuma bedeli, iletim sistem kullanım bedeli, dağıtım sistem kullanım bedeli adı altında tahsilâtlar yapıldığını, bu işlemlerden dolayı davacı şirketin zarara uğradığını ileri sürerek dava dilekçesine ekli iki adet faturada belirtilen ve yasal dayanağı olmayan 8.614,87 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, davanın tedarik şirketi olan ...'a yöneltilmesi gerektiğini ve aynı zamanda elektrik fiyat tarifesini hazırlayan EPDK'ya ve ...'a davanın ihbarı gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, taraflar arasındaki sözleşme sebebiyle davacı şirkete elektrik tedarikinin davalı tarafından sağlandığını, daha önce enerjinin müşteri sayacında teslim edildiğini ve bu durumda enerjinin sözleşme birim fiyatı üzerinden fiyatlandırıldığını, sistem maliyetlerinin tedarikçi tarafından karşılandığını, ancak 2010 yılında EPDK tarafından yapılan düzenlemeler sebebiyle sistem maliyetlerinin arttığını, bu sebeple perakende satış fiyatı yani elektriğin çıplak satış fiyatının düşürüldüğünü, anlaşmalarda değişiklik yapılarak sayaçta teslim yerine iletim/dağıtım tarifesi dahil anlaşmaya başlandığını, kayıp kaçak bedelinin de 01.01.2011 tarihinden itibaren ilave sistem maliyeti olarak eklendiğini, bu sorunun davalı şirketten kaynaklanmadığı gibi parasının da davalı hesabında bulunmadığını, dağıtım şirketlerinin EPDK kararlarına uymakla zorunlu olduğunu, kayıp-kaçak ve diğer bedellerin yasal mevzuattan kaynaklanması sebebiyle adli yargı makamlarının da bu hükümleri uygulamaktan kaçınamayacağını, tacir olan davacının taleplerinin haksız olduğunu, fatura ödemesi sırasında herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, metal işi ile uğraşan davacının üretim maliyetlerini azaltmasını, kalifiye işçi çalıştırmasını, fireye çıkan ham madde bedellerini fiyata yansıtmamasını, çalınan kaybolan malların bedelini nazara almamasını, üretim araçlarını modernize ederek daha ucuza mal üretmesini istemek ve önceden aldığımız malların faturasından bu gerekçelerle kesinti yapmak