T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/615 Esas KARAR NO : 2025/1507 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/01/2024 NUMARASI: 2023/320 Esas, 2024/17 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi g…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/615 Esas KARAR NO : 2025/1507 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/01/2024 NUMARASI: 2023/320 Esas, 2024/17 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasında 15.01.2020 düzenleme, 15.11.2020 vade tarihli 145.000-USD bedelli bonoya ilişkin asıl alacak ve 18.187,36-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 163.187,36-USD' nin ödenmesi talepli takip başlatılmasının yerinde olmadığını, davalı ile üçüncü kişi arasında yapılan protokol ile senetten doğan borcun dava dışı ... tarafından üstlenildiğini ve müvekillerinin borcunun sona erdiğini, davalı ... ... ... ile borcu üstlenen ... arasında davaya konu senedi de kapsayacak şekilde protokol yapıldığını, anılan protokol ile 10 adet senetten doğan borcun tasfiye edildiğini ve 2.692.000-TL'nin ... tarafından ödenmesine karar verildiğini, bu protokol doğrultusunda borcu üstlenen tarafından yapılan ödemelerin davalı alacaklı tarafça da kabul edildiğini, emsal Yargı içtihatları doğrultusunda protokol ile borcun ... tarafından üstlenilmesinden sonra TBK md. 196 gereği tekrar eski borçlu müvekkillerinden bir talepte bulunulamayacağını, ayrıca 28.12.2021 tarihli protokolde ödemelerin ... tarafından yapılacağının açıkça yazıldığını, buna uygun olarak tüm ödemelerin dava dışı ... tarafından ödemelerin protokolde yazılı Av. ...'un banka hesabına bir kısım ödemelerinde davalının banka hesabına yapıldığını, Protokol doğrultusunda ödemelerin yapılmış olması halinde senedin icra takibine konu edilmesinin hükümsüz olacağını bu nedenle davalının Protokol doğrultusundaki ödemelerde temerrüde düşüldüğünü ispat etmekle yükümlü olduğunu, Protokole konu 1. Maddede yer alan 31.10.2019 ödeme tarihli 160.000-TL bedelli olduğu belirtilen İstanbul 35. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasına konu edilen senet borcunun dava dışı ... tarafından 29.12.2021 tarihinde 25.000-TL, 07.01.2022 tarihinde 75.000-TL, 28.02.2022 tarihinde 100.000-TL olarak ödenmesine karar verildiğini ve tüm borcun borcu üstelenen tarafından ödenerek İstanbul 35. İcra Müdürlüğü 2021/30858 E. Sayılı dosyasının kapatıldığını, dava dışı ... ile davalı arasında yapılan 28.12.2021 tarihli protokol ile; borcun yeniden yapılandırıldığını; alacaklının senetlerden doğan borcu 2.692.000-TL olarak sabitlediğini ve sınırlandırdığını, buna ilişkin taksitli olarak ödeme planı oluşturulduğunu, yapılan ilk ödemeler sonunda icra takibinin kapatıldığını, tarafların ödemelerin yapılması ile birbirini gayri kabili rücu ve ibra ettiğini kabul ettiğini, protokole aykırı davranılması halinde cezai şart öngörüldüğünü tüm bu hususlar doğrultusunda protokolün TBK md. 133 gereği borcun yenilenmesi niteliğinde olduğunun kabulünün gerektiğini, ilgili protokole aykırı davranılmasının tek yaptırımının cezai şart ödenmesi olarak kararlaştırıldığını, müvekkillerinin böyle bir borcu olmadığını, davalı tarafın açıkça müvekkile karşı takip başlatmakta kötü niyetli olduğunu tüm bu sebeplerle öncelikle ve ivedilikle icra takip işlemlerinin durdurulması için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü, İst. 14. İcra Müd. ... E. Sayılı icra dosyasından müvekkilleri aleyhine yöneltilen 145.000-USD senet bedeli ve işlemiş faizi 18.137,36-USD olmak üzere toplam 145.000-USD (3.188.517,83-TL) borç yönünden müvekkillerinin borçlu bulunmadığının tespitine, takibin iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı vekili tarafından öne sürelen iddiaların soyut ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, anılan protokolün dava dışı üçüncü şahıslar Av. ...ile ... arasında yapıldığını protokolün Erdal ... ile ... Sac Metal' i bağlayıcılığının olmadığını, ... tarafından bu borcun üstlenildiğini ancak ... ile davacılar arasında herhangi bir vekalet ilişkisi olmadığını, borcu üstlenen ...' ın dosyada taraf olmadığını, senette isminin yazmadığını, senetin illetten mücerret olduğunu, davacı ile davalının ticari veya bireysel bir ilişki içerisinde bulunması gibi bir şartın zorunlu olmadığını, davaya konu senet üzerinde teminata ilişkin olarak herhangi bir ibare olmadığını, somut olayda protokolde belirtilen vadelerde ödemeler gerçekleştirildiğini, bu sebeple protokolün hükümsüz kaldığını, protokolün iptalinin senedi icraya koymaya engel teşkil etmediğini, protokolde böyle bir hükmün yer almadığını, taraflar arasında düzenlenen protokolde taraflardan birinin asli edimini yerine getirmediği takdirde, karşı tarafın sözleşmeyi TBK gereği feshedebileceğini, Sürekli edimli sözleşmeler için genel bir hükmün TBK m. 126’da yer aldığını, bu hükme göre ifasına başlanmış tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdü halinde alacaklının seçimlik haklarından birisinin sözleşmeyi fesih hakkı olduğunu, fesih hakkının, bozucu yenilik doğuran bir hak olduğu için fesih bildiriminin karşı tarafa ulaşması ile birlikte sonuçlarını meydana getirdiğini ve ulaştıktan sonra geri alınamaz olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...dosyaya ibraz edilen protokolde dava dışı alacaklı ...vekili Av. ..., alacaklı ... ... ... vekili Av. ..., borçlu ... olduğu, protokol içeriğinde tarafların borçların tasfiyesi hususunda anlaşmaya vardıkları, 1. Sırada alacaklısı ...diğer sıralarda alacaklısı ... ... ...' nın yer aldığı ve borçlularının dosyamız davacıları olan muhtelif tarihli ve bedelli senetlerin borcun tasfiyesi hususunda 2.692.000,00 TL tutarında anlaşma sağlandığı, borçlu ... tarafından alacaklı vekiline yapılacak ödemelerden sonra İstanbul 35. İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasının haricen tahsil talebiyle kapatılacağı, 31/03/2022-30/06/2024 tarihleri arasında taksitler halindeki ödemelerin tamamlanmasından sonra tarafların birbirini ibra etmiş sayılacakları ve ödemelerden sonra senetlerin imza karşılığı borçlulara teslim edileceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Açıkça görüldüğü üzere protokol, katılan taraflar arasında bir tasfiye amacıyla düzenlenmiş olup, borcun yenilenmesi ya da üstlenilmesi gibi bir durum bulunmamaktadır....Emsal alınan içtihatta da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere borcun naklinden söz edebilmek için eski borçlunun açık ve net olarak borçtan kurtarılmış olması gerekmekte olup somut olayda borçlu davacıların kambiyo senetlerinden kaynaklı borçtan kurtarılması söz konusu olmadığı, borcun yenilenmesi ya da üstlenilmesi gibi bir durum bulunmadığı, davacıların kambiyo senedinden kaynaklı sorumluluğunun devam ettiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, mahkememizce verilen tedbir kararı teminat yatırılmadığından uygulanmadığı için kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına" Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacılar vekili istinaf isteminde özetle; Davalı ile üçüncü kişi arasında yapılan protokol ile senetten doğan borcun dava dışı ... tarafından üstlenildiğini, borcun alacaklı ile üçüncü kişi arasında yapılan sözleşme ile üstlenilmesi sebebiyle müvekillerinin borcunun sona erdiğini, Davalı ... ... ... ile borcu üstlenen ... arasında davaya konu senedi de kapsayacak şekilde yapılan Protokol ile 10 adet senetten doğan borç tasfiye edilerek 2.692.000-TL'nin ... tarafından ödenmesine karar verildiğini, Bu Protokol doğrultusunda borcu üstlenen tarafından yapılan ödemelerin davalı alacaklı tarafça da kabul edildiğini,Protokolde yer alan ifadeler incelendiğinde; "... taraflar borçların tasfiyesi hususunda aşağıda yazılı şekilde anlaşmaya varmışlardır." Müvekkillerinin borçlusu olduğu 10 adet senet tek tek yazıldıktan sonra ".. olmak üzere borcun tasfiyesi hususunda 2.692.000-TL tutarında anlaşma sağlanmıştır.", "... ödeme yapılacak olup, bahse konu ödemelerin tamamlanmasından sonra taraflar birbirlerini gayr-i kabilli rücu olarak ibra etmiş sayılacaklardır. Şeklinde olduğunu, Kararda emsal gösterilen kararın dayanağı protokolün içeriği bulunmadığını, Protokolün hiçbir hükmünde dava dışı ...'ın müvekkilleri ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu ya da borcun ödenmesi ile Protokol dışında bulunan müvekkillerin de gayri kabili rücu edildiği yazılmadığını, ödemelerin zamanında yapılmaması halinde senetlerin icra takibine konulacağı yerine cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığını, Protokol ile borcun ... tarafından üstlenilmesinden sonra TBK md. 196 gereği tekrar eski borçlu müvekkillerden bir talepte bulunulamayacağını, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 09.05.2005 tarihli 2004/4546 E. 2005/1326 K. Sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 21.11.2019 tarihli 2018/1521 E. 2019/7401 K. Sayılı kararının, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 24.02.2022 tarihli 2020/11-649 E. 2022/97 K. Sayılı kararının dikkate alınmasına, Somut olayda; 28.12.2021 tarihli protokolde senetlerden doğan borcun tasfiye edilerek ödeme yönteminin kararlaştırıldığı, taksitlere bölündüğü, ödemelerin ... tarafından yapılacağının belirlendiği, buna uygun olarak da tüm ödemelerin dava dışı ... tarafından yapılmış olduğunu ve müvekkillerin borç ilişkisinden çıkarıldığını,Protokol ile senetlere konu borç tecdit edilereK TBK madde 133 gereği yenilenmiş olduğu için eski borcun sona erdiğini, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 28.05.2015 tarihli 2015/3996 E. 2015/14700 K. Sayılı kararı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 09.05.2013 tarihli 2013/7933 E. 2013/17830 K. Sayılı kararı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 13.01.2016 tarih 2015/23092 E. 2016/623 K. Sayılı kararı: da dikkate alındığında borcun yeniden yapılandırıldığı anlaşıldığını, sözleşmenin ve borcun niteliği hususunda belirtilen gerekçeler baki kalmak kaydı ile mahkeme tarafından protokole konu borcun dava dışı ... tarafından ödenmiş olup olmadığı, protokolün fesih edilip edilmediğinin de incelenmediğini, Takibe konu edilen 15.11.2020 tarihli 145.000-USD bedelli senet olup, Protokolde bu senedin 30.06.2024 tarihinde yapılacak ödemeden sonra iade edileceği kararlaştırıldığını, Ancak, davalı bu ödeme tarihini beklemeden, iş bu Protokolü de feshetmeksizin Protokol sebebiyle doğan borcun ödenmediği gerekçesiyle davaya konu senedi icraya koyarak müvekkiller aleyhine hukuki işlem başlattığını, Protokol hükümlerinin davalıyı bağlayacağını, senetten doğan borç 30.06.2024 tarihinde ödenecek ve senetlerden doğan borç sona erecek iken; davalı kötü niyetle iş bu protokol hükümlerine bağlı kalmak dolar kurunun değişikliği gözetildiğinde işine gelmediğinden haksız gerekçelerle takip başlattığını, davanın reddine karar verilmesi halinde davalı hem yürürlükte olan Protokol hükümlerine göre dava dışı ...'dan tahsilat yapacak hem de senetleri icraya koyarak müvekkilden tahsilat gerçekleştireceğini, mükerrer ödeme alacağını, davalının protokolü feshettiğini ya da bu yönde bir süre verdiğini de ortaya koyamadığını, Protokolde yazılı Av. ...'un TR....04 iban numaralı hesabı ile davalı ... ... ...'nın Tü... Bankalar Birliği'ne müzekkere yazılarak tespit edilen bankalara 2021 Nisan - 2023 Nisan aylarına ilişkin hesap ekstresinin dosyaya celp edilmesi gerektiği belirtilmişse de bu hususta inceleme yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacılar iddiasında; 28.12.2021 Tarihli protokol gereğince borcun ... tarafından üstlenildiğini, borcun nakli hükümleri gereğince kendilerinin sorumluluklarının sona erdiğini, TBK 133.maddesi gereğince borcun yenilenerek eski borcun sona erdiğini ileri sürmüştür.Davaya esas İstanbul 14 İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı tarafça davacılar aleyhine 145.000USD bedelli bononun ferileri ile tahsili talebi ile takip başlatılmıştır.6098 sayılı TBK'nun 19.maddesine göre bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Bu madde kapsamında tarafların protokol olarak adlandırılan sözleşmeyi tanzim ederken amaçları ve ortak iradelerinin belirlenmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta; protokolde alacaklı sıfatı ile davalı ve dava dışı ...vekilinin, borçlu sıfatı ile ise dava dışı ...'ın yer aldığı, borcun dayanağı olan senet bilgileri belirtilerek borcun ... tarafından ödenme şekli ve vadelerine yer verildiği, borca esas senetlerin protokol ile iptal edildiğine dair herhangi bir kayda yer verilmediği, aksine belirtilen vadelerde yapılacak ödemelere göre senetlerin asıllarının borçlulara teslim edileceğinin açıklandığı, protokol ile birlikte asıl borçluların sorumluluğunun sona erdiğine dair bir düzenlemenin yer almadığı, bu durumda kambiyo senedi olan bonolardan dolayı davacıların sorumluluğu ve borçluluğunun aynen devam ettiği, protokolün 6098 sayılı TBK'nun 201.maddesi uyarınca sözleşmeye katılma olarak kabul edilebileceği, borcun yüklenilmesi sözleşmesinin varlık kazanabilmesi için eski borcun tamamen sona erdirilmesi, onun yerine yeni borcun geçmesi gerektiği, somut olayda kıymetli evraktan doğan borçların iptal edilmediği, yerine protokolden doğan borçların geçmediği, kıymetli evraktan doğan borçların üçüncü şahıs tarafından nasıl ödeneceği belirlendiği dikkate alındığında ilk derece mahkemesince protokolün borcun üstlenilmesi sözleşmesi niteliğinde olmadığının kabulü yerinde görülmüştür. Davacılar, TBK 133.maddesi gereğince borcun yenilendiğini, eski borcun sona erdiğini ileri sürmüş ise de; anılan maddenin ikinci fıkrasında, mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulmasının veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesinin, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılamayacağı açıkça düzenlenmiş olup yenileme suretiyle eski borcun sona ermesi için yeni borç yaratma iradesinin açık olması aranmaktadır. Somut olayda borcun yenilenmesi de söz konusu olmadığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/11/2025