4. Hukuk Dairesi 2010/5957 E. , 2011/7274 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 17/06/2004 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, her iki davada ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen 11/02/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili, duru
**4. Hukuk Dairesi 2010/5957 E. , 2011/7274 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 17/06/2004 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, her iki davada ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen 11/02/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili, duruşmasız olarak da diğer davalı ... Yay. A.Ş ve davacılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21/06/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil ... ve vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ...geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece, asıl ve birleşen davada, davalı ... hakkındaki istemin husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davacılar ile davalılardan ... ile Bilgin Yayıncılık Anonim Şirketi tarafından temyiz olunmuştur. Dosya içeriğinden; Dava konusu yayının künyesinden asıl ve birleşen dosya davalısı ...’nun gazetenin sorumlu müdürü olduğu anlaşılmaktadır. Yayın tarihinde yürürlükte bulunan 5680 sayılı yasanın 16 ve 17. maddeleri uyarınca anılan gazete yayınının süresiz yayınlardan olduğu ve davalının tazminat davasında husumeti ve sorumluluğu bulunduğu anlaşılmaktadır. Şu halde davalı ... hakkında husumet düşmediğinden reddine biçiminde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. 3-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nısfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Asıl ve birleşen davaya konu edilen 14/7/2002 tarihli “Başbürokrat Neden Polise Düşman Oldu” başlıklı yazının yayınlandığı tarih ile yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde asıl dava ve birleşen davada davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları fazladır. Davacılar yararına daha alt düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde manevi tazminata karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ :Temyiz olunan kararın yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenle davacılar yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalı ...'ya ve temyiz eden davalı ... yararına takdir olunan 825,00 TL duruşma avukatlık ücretinin de davacılara yükletilmesine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 21/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.