6. Hukuk Dairesi 2023/4222 E. , 2025/1437 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/454 E., 2023/1088 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/226 E., 2022/22 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlana
**6. Hukuk Dairesi 2023/4222 E. , 2025/1437 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/454 E., 2023/1088 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/226 E., 2022/22 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında davalı şirketin Brazzeville/Kongo'da bulunan sözleşmeye konu yerin çatı paneli, dere ve TPO montaj shop dravving vb. işleri yapılması amacıyla sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, eserin sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğini, kesin hakedişe göre müvekkilinin alacağının sözleşme harici yapılan işler hariç olmak üzere 539.035,00 USD olarak belirlendiğini, davalı şirket tarafından yapılan ödemeler mahsup edildiğinde müvekkilinin davalı şirketten bakiye alacağının 296.438,18 USD olduğunu ileri sürerek bakiye alacaklarından fazlaya ilişkin alacakları saklı tutarak 95.000,00 USD alacağın devlet bankaları tarafından ABD doları cinsinden açılacak bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek faizi oranında uygulanacak faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin sözleşme konusu işe ait ve teminle yükümlü olduğu malzemeleri süresi içerisinde müvekkil şirkete teslim etmediğini, yeteri sayıda işçiyi şantiyede bulundurmadığını, davacının sorumluluğundaki TPO malzeme temini için USD Carlisle firmasına davacı şirketin ödeme yapmaması nedeniyle müvekkili şirketin 223.975,96 USD ödeme yaptığını, davacı şirketin işçilerine maaş ödemesi yapmaması nedeniyle işçilerin maaşlarını müvekkili şirketin ödediğini, sözleşmenin 19.2 hükmüne göre geç kalınan her takvim günü için sözleşme bedelinin %0.5’i oranında gecikme cezası kesileceğinin, bu cezanın sözleşme bedelinin %10’unu geçmeyeceğinin kararlaştırıldığını, davacının sözleşmede öngörülen sürede yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle davacı şirketin müvekkili şirkete sözleşme bedelinin %10’u oranında borcunun bulunduğunu, davacı şirketin personellere ait pasaportları geç teslim etmesi nedeniyle sözleşmenin 14.2 hükmüne göre 233.200,00 USD borcu bulunduğunu, davacı şirketin işleri zamanında tamamlamaması nedeniyle yapıların çatısı kapatılmadığından 20.02.2016 tarihinde meydana gelen yağıştan dolayı yapılara su bastığını, davacı şirketin kusurundan dolayı müvekkili şirketin zararının 5.339,25 USD olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkil şirketin davacı şirkete borcu bulunmadığını, aksine müvekkilinin davacı taraftan alacaklı olduğunu, davacı şirketin müvekkili şirketten alacaklı olduğunun kabulü halinde ise müvekkili şirketin de davacı şirketten alacağı bulunduğu için takas definde bulunduklarını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında 11.08.2015 tarihli "çatı yalıtım işleri malzeme ve işçilik sözleşmesi" başlıklı eser sözleşmesi düzenlendiği, dosyaya sunulan 30.11.2015 tarihli ve 1 nolu hakediş tutanağında tarafların imza ve onayı bulunmadığı ancak 19.03.2016 tarih ve 2 no'lu hakediş tutanağında taraf şirketlerin yetkililerinin imza ve onayları mevcut olmakla bilirkişi ikinci ek raporunda da tespit edildiği üzere söz konusu hakediş tutanaklarının kümülatif yönden birbirinin devamı olduğunun kabulü gerektiği, söz konusu hakediş tutanaklarının davacı tarafından sözleşme kapsamında yapılan imalatlar yönünden mutabakat niteliğinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu, davacının ifasını üstlendiği ince işlerin aşırı yağış sebebiyle ertelenmesi nedeniyle oluşan toplam iş gücü kaybı bedeli olan 5.339,25 USD ile davacı şirketin hakedişlerinden kesilmesi noktasında taraflar arasında mutabakat olan, toplam 30.961,28 USD'nin davacının talep edebileceği bakiye hakediş bedelinden mahsubu gerektiği, davacının bakiye hakediş alacağı miktarı olan 131.217,49 USD'den söz konusu kalemlerin ayrı ayrı mahsubu sonucunda davacı taşeronun davalı yükleniciden bakiye 94.916,46 USD hakediş alacağının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 94.916,46 USD alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a gereğince devlet bankaları tarafından USD cinsinden açılan bir yıl vadeli hesaplara uygulanan en yüksek mevduat faizi oranındaki faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 21.03.2016 tarihli 2 no'lu hakedişin davacı adına temsil ve hakediş imzalama yetkisi bulunmayan A. ... tarafından imzalandığını, davacı tarafın işleri yetiştirememesi üzerine taraflarca bir araya gelinerek 18.04.2016 tarihli protokolün düzenlenerek davacı tarafın işi 23.04.2016 tarihine kadar tamamlayacağını taahhüt ettiğini, ancak davacı tarafın protokol tarihi olan 18.04.2016 tarihi itibariyle işçileri ile ilişik keserek işi tamamen bıraktığını, bunun üzerine taraflarca bir araya gelinerek 27.04.2016 tarih ve 3 no'lu hakedişin düzenlendiğini, bu hakedişe ilişkin olarak ... tarafından aynı gün saat 9.28’de davacı şirket yetkilisi ...’e mail atılarak hakedişin imzalanmasının talep edildiğini, ancak merkez ofisten hakedişin hatalı olduğu uyarısı yapılması üzerine ... tarafından 12.04’te davacı şirket yetkilisi ...’e tekrar mail atılarak şantiye teknik ofisin bilgisinde olmayan ödemelerin mevcut olduğu, bu ödemeler işlenerek hakedişlerin revize edileceği, gönderilen hakedişin dikkate alınmaması gerektiğinin bildirildiği, 28.04.2016 tarihinde saat 13.31’de ... tarafından davacı şirket yetkilisi ...’e 2 ve 3 nolu final hakedişin Carlisle firmasına yapılan 100.649,00 USD ödemenin ve 01.04.2016 tarihinde davacı şirkete yapılan 15.000,00 USD ödemenin düşülmemesi nedeniyle 2 sebepten dolayı hatalı olduğu bildirilerek 2 nolu final hakedişin gönderildiğini, alacağın hakedişte yazıp yazmamasının hukuk aleminde alacağın sona erdiği veya mevcut olmadığı anlamına gelmeyeceğini, davacının nam ve hesabına Carlisle firmasına ödenen mebran malzemesi bedeli 100.649,00 USD'nin davacının hakedişinden mahsup edilmesi gerektiğini, buna ilişkin dekont ve faturanın dosyaya sunulduğunu, 2 ve 3 no'lu hakedişlerde sehven bu miktarın düşülmediğini, davacının işçilerine ödeme yapamaması nedeniyle 01.04.2016 tarihinde 15.000,00 USD avans ödendiğini, bunun da sehven hakedişe yazılmadığını, banka dekontu ile yapılan bu ödemenin de mahsup edilmesi gerektiğini, davacının süresinde işi teslim edememesi nedeniyle sözleşmenin 19.2 maddesi gereğince 45.817,98 USD gecikme cezası ödemesi gerektiğini, davacı yetkilisinin gecikmeyi kabul ettiğini, davacı şirketin alt taşerona gönderdiği 14.04.2016 tarihli ihtarnamede şantiyede yeteri kadar işçi bulundurulmadığından dolayı çatıdaki kaplama işlerinin yapılamadığını, bazı binaların yalıtım işlerinin başka firmaya verildiğinin ikrar edildiğini, davacı işçilerinin pasaportlarının süresinde teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmenin 14.2 maddesi gereğince 233.200,00 USD gecikme cezası ödenmesi gerektiğini, davacının 14.04.2016 tarihli taşerona gönderdiği ihtarla bu hususu ikrar ettiğini, kararların eksik, şekli ve görünüşte gerekçe oluşturularak yazıldığını, bölge adliye mahkemesi kararında istinaf gerekçelerine hangi nedenle itibar edilmediğini açıklanmadığını, delil listesinde yemin deliline başvurulduğunu, mahsup itirazlarının araştırılması adına yemin teklif etme haklarının bulunduğunun hatırlatılmaması, yemin teklifi hakları kullandırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca düzenlenen hakedişler kapsamında davacı yüklenicinin ödenmeyen bakiye hakediş alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesi hükmünde, "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır." hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (c) bendinde, kararın “Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” içermesi gerektiği açıkça ifade edilmiştir. Mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür. Gerekçeye ilişkin hükümler, kamu düzeni ile ilgilidir ve gözetilmesi kanun ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir. Davalı cevap dilekçesinde ve temyiz dilekçesinde kalem kalem belirttiği alacakları bulunduğunu davacının alacağından takas edilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan raporda tarafların onay ve kabulünde olan hakediş belgeleri üzerinden sonuca gidilmiştir. Bilirkişi heyetinin 06.07.2020 tarihli ikinci ek raporunda; verilen sürelerin süre uzatımı olmadığı ve işin tesliminde gecikme meydana geldiği kabul edildiği takdirde sözleşmenin 19.2 maddesinde göre gecikme cezası tutarı 41.403,37 USD olacağı, sözleşmenin 14.2 maddesi uyarınca işçilerin pasaportların geç teslimi nedeniyle sözleşme gereği 233.200,00 USD borcu olduğu yönündeki takas beyanının takdirinin mahkemeye ait olduğu, davalının işçilerin mağdur olmaması için 15.000,00 USD ödeme yaptığı yönündeki iddiası yönünden söz konusu ödemenin tarafların onay ve kabulünde olan 3 no'lu hakediş içeriğinde bulunmadığı, bu tutarın davacı alacağından kesilip kesilmemesi hususundaki takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; mahkemelerin kararlarının gerekçeli olması ve belli unsurları taşıması Anayasal ve yasal zorunluluk olup mahkemece kararda davalının gecikme cezası alacağı, üçüncü firmaya yapılan malzeme bedeli ödemesi, işçiler için yapılan avans ödemesi ile işçilerin pasaportlarının geç teslimi nedeniyle alacak iddialarıyla ilgili davalının talepleri hususunda gerekçeye yer verilmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler gözetilerek anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte tarafların iddia ve savunmalarında belirttikleri hususlar ile davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü takas talepleri yönünden yeterli gerekçeyi içeren bir karar vermek olmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.