1. Hukuk Dairesi 2011/6739 E. , 2011/7738 K. "" MAHKEMESİ : ALAÇAM ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, borçlu bulunduğu davalı A...'ın 488 ada 26 parseldeki 9 nolu bağımsız bölümün kendisine devredilmesi halinde bankadan kredi çekerek kendi alacağını alıp kalanını vereceğini söyleyerek kendisini kandırdığını, diğer davalı S..'ın ise aynı apartmandaki 14 nolu bağımsız bölüm kendisine devredildiği takdirde borç para vereceğini sö…
**1. Hukuk Dairesi 2011/6739 E. , 2011/7738 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ALAÇAM ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, borçlu bulunduğu davalı A...'ın 488 ada 26 parseldeki 9 nolu bağımsız bölümün kendisine devredilmesi halinde bankadan kredi çekerek kendi alacağını alıp kalanını vereceğini söyleyerek kendisini kandırdığını, diğer davalı S..'ın ise aynı apartmandaki 14 nolu bağımsız bölüm kendisine devredildiği takdirde borç para vereceğini söyleyerek kandırdığını, temlikten sonra her iki davalının da vaatlerini yerine getirmediklerini ileri sürüp, tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiş, yargılama sırasında A... hakkındaki davasını müracaata bırakmıştır. Davalı S..., alım-satım işleminin resmi memur huzurunda yapıldığını, davacının iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının davasını ispatlamayadığı gerekçesi ile S... Hakkındaki davanın reddine, A... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, hata, hile hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.Tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten ve HUMK.nun 376. maddesine göre; son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin; aynı yasanın 388. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu 389. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.