T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/855 Esas KARAR NO: 2025/1728 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 06/02/2024 NUMARASI: 2021/172 E. - 2024/39 K. DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353.…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/855 Esas KARAR NO: 2025/1728 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 06/02/2024 NUMARASI: 2021/172 E. - 2024/39 K. DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tescil başvurusunda bulunduğu 2020/00747 numaralı Endüstriyel Tasarım Tescil Başvuru Formundaki 40.1, 40.2 numaralı tasarım ile başkaca tescilli ve tescilsiz tasarımlarının taklitlerinin davalı ... tarafından "..." markası ile üretim ve satışının yapıldığını, davalı ... ... t İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ise diğer davalıdan temin ettiği taklit ürünleri kendisine ait iş yerlerinde ve @... ve @... adlı instagram satış sayfalarında satışını gerçekleştirdiğini, tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet eyleminin davalı tüzel kişiliğin ticari faaliyeti çerçevesinde yapıldığından, şirket müdürü ...'un davalı tüzel kişiliğin müdürü olarak haksız fiili bizzat gerçekleştiren kişi olduğundan davaya taraf yapıldığını, müvekkiline ait orijinal ürün sunularak Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/8 D. İş sayılı dosyası ile davalı ...'un iş yerinde ve @... ve @... adlı instagram sayfaları üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, 25.02.2021 tarihinde yapılan keşfe ilişkin zabıtta davalı şirket müdürü ...'un beyanı alınmış olup; davalı beyanında "1 adet ürünün numune olarak alınmasına muvafakatimiz vardır. Ürünü biz ... isimli üreticiden satın aldık. Buna ilişkin fatura örneğini dosyaya ibraz ediyoruz." şeklinde beyanda bulunduğunu, bilirkişi raporunun sonuç kısmında "Aleyhine delil tespit istenene ait olduğu belirtilen ... ve ... adlı internet sitelerinde 18.02.2021 ve 19.02.2021 tarihlerinde tüketicilerin beğenisine sunulmak üzere yayınlanmış elbiseler ile ... adlı mağazada tespite konu elbiselerin tasarımların tespit isteyen ...'a ait 2020/00747 sayılı çoklu tasarım tescil belgesinde yer alan (40) nolu tasarım ile benzer oldukları ve koruma kapsamında yer aldığının tespit edildiğini belirterek, davalılar tarafından gerçekleşen tecavüz ve haksız rekabetin, tespiti, durdurulması, önlenmesi, şimdilik SMK'nın 151/2-a kapsamına göre 1.000,00 TL maddi, 100,00 TL itibar, 20.000,00 TL manevi tazminatın 25/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVAYI SOMUTLAŞTIRMA DİLEKÇESİ: Davacı vekili Mahkemece 24/10/2023 tarihli duruşmada kendisine verilen süre içinde sunduğu 07/11/2023 tarihli dilekçesi ile; eldeki dava ile belirsiz alacak davası hükümlerine göre 1.000,00 TL olarak talep edilen maddi tazminatın 750,00 TL'sini ...'den, 250 TL'sini ... ve ...'tan talep ettiklerini, Eldeki dava belirsiz alacak davası hükümlerine göre 100,00 TL İtibar tazminatının, 75,00 TL'sinin ...'den, 25,00 TL'sinin ... ve ...'tan talep ettiklerini, Eldeki dava ile 20.000,00 TL manevi tazminatın, 15.000,00 TL'sinin ...'den, 5.000,00 TL'sinin ... ve ...'tan talep ettiklerini beyan etmiştir. CEVAPLAR: Davalı ... vekili 25.06.2021 tarihli cevap dilekçesinde; davacının iddia, talep ve beyanlarını kabul etmediklerini, davacının maddi tazminat talebini 6769 Sayılı Kanunun 151/2-a maddesinde yer alan "sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir." olarak seçtiğini, davacının kendi beyanına göre, 3000 adet x ürün başına kar talep ettiğini, bu durumda davaya konu ürün için karlılığın ne kadar olduğunun bizzat davacı tarafından bilinir olduğuna göre, asgari dava değerini belirleyerek dava açması gerekirken, belirsiz alacak davası ikame ettiğini, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunun yeterli inceleme/araştırma yapılmadan, teknik detaylara yer verilmeden hazırlandığını, yeni ve ayırt ediciliğe sahip olmayan tasarımların koruma kapsamı altına alınmasının usul ve yasaya uygun olmadığını, dava konusu ürünün, davacıdan çok daha önce farklı firmalarca satışının ve üretiminin yapıldığının yaptıkları araştırma sonucunda tespit edildiğini, müvekkilinin üretmiş olduğu dava konusu üründen yalnızca diğer davalıya 30 adet sattığını, diğer davalı ...'un ise ürünü ilk kez 18.02.2021 tarihinde "@..." isimli instagram hesabında satışa sunduğunu, tespit tarihinin ise 25.02.2021 olup, ürünün satışının yalnızca 30 adet ile sınırlı kaldığını, tespit sonrası ürünleri hiçbir şekilde satışa sunmadıklarını, davacının, ortalama olarak bir tasarımdan 3000 adet üretim yapıldığı iddiasının ve taleplerinin dayanaksız olması nedeniyle kabul edilebilir hiçbir yanı bulunmadığını, her şeyden evvel dava konusu ürünün bir abiye elbise olduğunu, abiye elbiselerin, özellikleri açısından gündelik kullanımdaki kıyafetler kadar sık kullanımı bulunmayan, sadece özel davet, gece veya düğünlerde giyilebilen bayan giysileri olduğunu, 2020 yılına ait Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi ile açıkça ortada olduğu üzere müvekkilinin; Küçük Ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri Ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca "Mikro İşletmeler" arasında olduğunu savunarak, dava konusu edilen her bir talebin ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ve ... vekili 25.06.2021 tarihli cevap dilekçesinde; davanın doğrudan hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini ya da davacı tarafa asgari değeri belirtmek ve harcı tamamlamak adına kesin süre verilmesini, davalı ... bakımından husumet itirazları gözetilerek davanın reddi gerektiğini, zira müvekkili ...'un davaya konu eylemler nedeniyle bir sorumluluğu bulunmadığını, ...'un yalnızca şirket ortağı olduğunu, müvekkili ...’un dava konusu ürünü diğer davalı ...'den yalnızca 30 adet satın aldığını, alıma dair fatura tarihinin 03.02.2021 olup, tespit raporu ile sabit olduğu üzere ürünü ilk kez 18.02.2021 tarihinde "@..." isimli instagram hesabında satışa sunduğunu, tespit tarihinin ise 25.02.2021 olduğunu, gerçekleştirilen tespit işlemi üzerine müvekkilinin her ihtimale karşı tedbir amaçlı olarak söz konusu ürüne ilişkin yaptığı tüm satış faaliyetlerini durdurduğunu, sonuç olarak, dava konusu ürünlerin yalnızca 7 gün boyunca satışa sunulduğunu, her şeyden önce davaya konu ürünün, hukuken koruma altına alınabilecek nitelikte bir tasarım olmadığını, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunun hiçbir şekilde işbu davada esas alınamayacağını, davacının seçim tarzına göre marka hakkına tecavüzü, fiili zararı, yoksun kalınan kazancı ve zarar miktarını ispat yükünün kural olarak davacı üzerinde olduğunu, bu yönteme göre yoksun kalınan kazanç hesabında öncelikle tasarım hakkı sahibinin ticari defterleri üzerinde ayrıntılı bir inceleme yapılması ve davacının tecavüz öncesi dönemlerdeki kar oranları ile yıllara göre bu oranlardaki artış tespit edilerek hesaplamada bu oranların gözetilmesi gerektiğini, oranlar tespit edildikten sonra geçmiş yıllardaki kar oranları ve bu oranların oluşturduğu grafik gözetilerek davacının tecavüzün gerçekleştiği dönemde eğer tasarıma tecavüz meydana gelmeseydi kar durumunun ne olabileceği belirlenip aradaki farkın yoksun kalınan kazanç olarak belirleneceğini, davacının aradaki nedensellik bağını ve bir zarara uğradığını ispatladığı ölçüde, bizzat müvekkili yüzünden azalan yahut iptal edilen satışları ile sınırlı olarak bir talepte bulunabileceğini, tüm bu hususlar ve ayrıca müvekkilin işletme hacmi, faaliyet gösterdiği il ve kapasitesinin geniş kitlelere hitap edebilecek nitelikte olmadığı ve pandemi kısıtlamalarının da göz önüne alınması gerektiğini, davalının söz konusu üründen satmış olmasının davacı satışlarına aslında hiç etki etmediğini savunarak, davacının her bir talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. MAHKEME KARARI:İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 06/02/2024 tarihli 2021/172E. - 2024/39 K. sayılı kararıyla; "...Bu durumda yukarıda açıklanan gerekçeye ve toplanan delillere göre; Tasarım hakkını ihlal nedeniyle somut olayın özellikleri ve BK hükümlerine göre 750- TL maddi tazminatın ve somut olaya uygun görülen takdiren 10.000 TL manevi tazminatın 25.2.2021 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile davalılardan ...’den tahsiline, keza BK hükümlerine göre 250- TL maddi tazminatın ve somut olaya uygun görülen takdiren 5.000 TL manevi tazminatın 25.2.2021 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile davalılardan ... ... dokuma ürünleri giyim inşaat ithalat ihracat san ve tic ltd şti ’den tahsiline, İtibar tazminatı istemlerinin şartları oluşmadığından bu taleplerin ayrı ayrı reddine, hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılar ... ... dokuma ürünleri giyim inşaat ithalat ihracat san ve tic ltd şti ve ...’den eşit olarak tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre; 1-Davalılar dan ... ve Anadolu Konfeksiyon ... dokuma ürünleri giyim inşaat ithalat ihracat san ve tic ltd şti ‘nin eylemlerinin davacı yanın tescilli tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2-Davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğu gözetilerek REDDİNE,3-A-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle somut olayın özellikleri ve BK hükümlerine göre 750- TL maddi tazminatın 25.2.2021 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile davalılardan ...’den tahsiline, B-10.000 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 25.2.2021 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile bu davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-A-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle somut olayın özellikleri ve BK hükümlerine göre 250- TL maddi tazminatın 25.2.2021 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile davalılardan ... ... dokuma ürünleri giyim inşaat ithalat ihracat san ve tic ltd şti ’den tahsiline,B- 5.000 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 25.2.2021 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile bu davalıdan tahsiline, 5- İtibar tazminatı istemlerinin ayrı ayrı reddine,6-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılar Anadolu Konfeksiyon ... dokuma ürünleri giyim inşaat ithalat ihracat san ve tic ltd şti ve ...’den müteselsilen tahsiline..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMLERİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalılardan ...'un eylem tarihinde davalı ... Dokuma Ürünleri Giyim İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin müdürü olması nedeniyle haksız eylemden sorumlu olduğunu, Davalı şirketin ticari faaliyeti kapsamında markaya tecavüz edildiğinden, davalı ...'un eylemi bizzat gerçekleştiren kişi olduğunu, buna rağmen Mahkemece ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,Mahkemece maddi tazminatın doğru hesaplanmadığını, davalının kaç adet üretim yaptığının seri üretim esasları doğrultusunda tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin ürün başına karlılığının tespiti gerektiğini, Davalıların kayıtlarından üretim ve satış miktarı tespit edilemediğinden TBK'nun 50. maddesi uyarınca tazminat tutarının piyasa ortalamalarına göre belirlenmesi gerektiğini, Ayrıca delil tespiti sırasında davalı şirket tarafından ürünün davalı ...'den alındığına dair dosyaya sunulan faturada elbise adedinin 925 olarak yazılı olduğunu,Ancak yerel mahkemece davalının tecavüze konu üründen ne kadar ürün üretip satıldığının tespit edilemediği gerekçesi ile tazminat hesabı yapılmadan TBK'nın 50. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu,Maksimum miktarın belirlenmesinde, birden fazla kumaş ile birden fazla pastal kesim yapıldığında ise ürün adetinin 500'ün katları şeklinde arttığını, ortalama olarak bir tasarımdan 2500-3000 adet kesim yapıldığını,Müvekkilinin ürün başına maliyetinin belirlenmesinde ise ticari defterlerinin incelenmesine gerek bulunmadığını, tek bir ürünün maliyetinin ve satış fiyatının belirlenmesinin yeterli olduğunu,Yerel Mahkemece takdir edilen maddi tazminat tutarının herhangi bir caydırıcılığının bulunmadığını, müvekkilinin zararını gidermeye de elverişli olmadığını,925 adet ürün için 1.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini, ...'in üretimini ve satışını yaptığı ürün adetinin bunun çok üzerinde olduğunu, Davalı ...'den 15.000,00 TL manevi tazminat talep edilmesine rağmen, 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin de hakkaniyete uygun olmadığını,Davalılar tarafından satışa sunulan ürünlerin müvekkilinin ürünlerine göre düşük kalitede olmalarına rağmen itibar tazminatına hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu, Yerel mahkemece Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde yaptırılan delil tespiti masraflarını da hüküm altına alması gerekirken, yargılama giderlerine tespit masraflarının dahil edilmediğini ve eksik yargılama giderine hükmedildiğini belirterek, açıklanan nedenlerle, yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararını duruşma ve tehir-i icra talepli olarak istinaf ettiklerini, istinaf istemleri doğrultusunda yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarla, davacının herkes tarafından uzun süredir üretimi yapılan elbise tasarımlarıyla ilgili koruma talep ettiğini,Mahkemece Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan delil tespitini sorgulamadan, nazara alarak karar verdiğini,Dava konusu elbiseler abiye elbise olduklarından, kullanım sıklığı ve kullanıldığı özel gün ve alanlar da göz önüne alındığında, abiyeye özgü bir takım sıradan detayları barındırmasının oldukça doğal olduğunu, Yenilik ve ayırt edicilik özelliğini haiz olmayan tasarımların tescille korunamayacağını, Dava konusu elbise ile davacının tasarımı arasında ayırt ediciliği sağlayacak derecede farklılıkların mevcut olduğunu, davacının hak iddia ettiği elbisede bulunan gül detayının elbisenin tüm formunu ve detay bütünlüğünü değiştiren bir unsur olduğunu,Davacının zarara uğradığını ispat edememesine rağmen Mahkemece tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu,Satışa sunulan ürün sayısının 30 adet olduğunu, davacının 30 adet ürün nedeniyle zarara uğradığını ispatlayamadığını,Müvekkilinin eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağı bulunduğunu davacı tarafın ispatlayamadığını,Müvekkilinin davaya konu ürünü farklı renklerde ve farklı bedenlerde binlerce üretecek bir alt yapısının, üretim ve satış kapasitesinin, müşteri çevresinin bulunmadığını, her bir üründen müşteri portföyü kadar üretip satışa sunduğunu belirterek, arz ve izah edilen ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle, istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar hukuk Mahkemesinin 2021/172 Esas, 2024/39 Karar sayılı ve 06/02/2024 tarihli kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ... Dokuma Ürünleri G.. İnşaat İthalat İhracat San. Tic. Ltd. Şti. ile ... vekilinin süresinde ibraz ettiği katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; mahkemece tasarım hakkına tecavüz edildiğinin ve haksız rekabette bulunulduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu,Bir tasarımın hukuki korumadan yararlanabilmesi için yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması gerektiğini, Davacının hak iddia ettiği tasarımın davacıdan çok daha önce başka firmalarca üretilerek kamuya sunulduğunu,Delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, zira bu raporun gerekli özen gösterilmeden ve yeterli inceleme/araştırma yapılmadan hazırlandığını,Davacının fiil nedeniyle zarara uğradığını ispatlayamadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine hükmedilen 250,00 TL maddi tazminatın hatalı olduğunu,Yine davacı lehine hükmedilen 15.000,00 TL manevi tazminatın da davacının zenginleşmesine neden olacak nitelikte olduğunu, davacının mali kayıtlarında ne miktarda ürün alıp sattığını ispata yarar bir delil bulunmadığını, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, arz ve izah edilen ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun reddine, katılma yoluyla istinaf taleplerinin kabulüne, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar hukuk Mahkemesinin 2021/172 Esas, 2024/39 Karar sayılı ve 06/02/2024 tarihli kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın tümüyle reddine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 29/01/2020 başvuru ve tescil tarihli, 2020 00747 tescil numaralı çoklu giysi tasarımının davacı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.2013 32772 tescil numaralı "..." markasının 25 ve 35. Sınıflarda, 2013 97542 tescil numaralı "..." markasının 35. sınıfta davalılardan ... adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/8 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; 19/02/2021 tarihinde davacı tarafından davalı Anadolu aleyhine 2020 00747 tescil numaralı tasarımına tecavüz edildiği iddiasıyla delil tespiti talep ettiği, Mahkemece davalıya ait işyerinde ve internet siteleri üzerinde yapılan delil tespiti sonucunda sınai mülkiyet uzmanı ...ve hukukçu...'den oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 03/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Aleyhine tespit istenilene ait olduğu belirtilen ... ve ... _Tesettür adlı internet sitelerinde 18/02/2021 ve 19/02/2021 tarihlerinde tüketicilerin beğenisine sunulmak üzere yayınlanmış olan elbiseler ile ... adlı mağazada bulunan tespite konu elbiselerin tasarımlarının tespit isteyen ...'a ait 2020 00747 numaralı çoklu tasarı tescil belgesinde yer alan (40) numaralı tasarım ile benzer oldukları ve koruma kapsamında yer aldığına dair görüş bildirildiği, raporun aleyhine tespit istenilene 24/03/2021 tarihinde ihtarlı olarak tebliğ edildiği, rapora itiraz ettiklerine dair dosyada bir belge bulunmadığı tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince tasarım uzmanı ..., mali bilirkişi ..., bilişim uzmanı ...'ten oluşan bilirkişi heyetinden alınan 22/07/2022 tarihli raporda; davacı tarafa ait 29.01.2020 başvuru tarihli 2020-00747/ 40 numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait sosyal medya hesaplarında yer alan ve tespit edilen ürün örnekleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıklarını, SMK'nın 6769 sayılı Kanunun 151/2- a maddesi dikkate alınarak yapılan hesaplamada maddi tazminatın 660,00-TL olabileceğini, manevi tazminatın tamamen mahkemenin takdirinde bulunduğunu bildirmişlerdir.İlk derece mahkemesince aynı heyetten alınan 20/03/2023 tarihli ek bilirkişi raporlarında; kök rapordaki görüşlerini muhafaza ettiklerini, görüşlerinde değişikliği gerektirir bir hususun olmadığını bildirmişlerdir. G E R E K Ç E : Dava, tescilli tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, giderilmesi ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve tüm davalılar vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekilinin davalı ... hakkındaki davanın reddine dair verilen karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun incelenmesinde; davalı ...’un davalı ...’nin genel müdürü olduğu ve davalı şirketin iş ve eylemlerini gerçekleştiren kişi konumunda bulunması sebebiyle şirketin haksız fiil niteliğindeki eylemlerinden sorumlu olacağı halde, bu davalı hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde; Mahkemece tekstil konusunda uzman bir bilirkişinin yer almadığı bilirkişi heyetinden alınan raporlara itibar edilerek ve davalı şirkete ait işyerinde bulunan 30 adet ürün üzerinden hesaplama yapılarak karar verilmiştir. Ancak davacı taraf tazminat seçeneğini SMK’nın 151/2. maddesinin (a) bendine dayandırmış olup, buna göre davalı mütecavizin rekabeti olmasaydı, davacının satmaktan mahrum kaldığı ürünleri satacak olsaydı ne miktarda fazla ürün satacağının ve edeceği net kârın tespiti gerekir. Davalı ...’e ait ticari kayıtlar üzerinde yapılan incelemede davaya konu üründen kaç adet üretildiği tespit edilemediğinden, Mahkemece bu konuda gerektiğinde davacı tarafın beyan ve iddiaları da dikkate alınarak, tekstil sektöründeki asgari üretim sayısının dikkate alınıp alınamaycağı, davaya konu ürünlerin tür ve niteliği, müşteri potansiyeli ve müşteri çevresi ile gerektiğinde davalı ...’in ticari işletmesinde çalıştırdığı personel sayısı ve işletmenin büyüklüğü itibariyle en az kaç adet üretilip satışa konu yapılabileceği ve davalı bu ürünleri üretmeseydi bunlardan kaç adedinin davacı tarafından satılabilecek olduğu, davacının aynı tasarıma göre üretilen ürün başına elde ettiği karı tespit edilerek, belirlenen sayıdaki ürünün davacının satış fiyatı üzerinden satıldığında hangi miktarda kâr elde edebileceği hesaplanarak maddi tazminat hesabı yapılması gerekirken, davalı şirketin iş yerinde bulunan ürün sayısına ve davalının karlılık oranına göre tazminat miktarının belirlenmesi ve bu doğrultuda hüküm kurulması doğru olmamıştır.Yine Mahkemenin kabulüne göre, Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı tarafça davalı ... aleyhin yaptırılan delil tespitine ilişkin yargılama giderlerinin işbu davada yapılan yargılama giderlerine dahil edilmemesi de usule uygun olmadığından, davacı vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, ilk derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, bilirkişi heyetine tekstil konusunda uzman bir bilirkişi de dahil edilerek yukarıda açıklandığı şekilde maddi tazminatın hesaplanması için yeniden rapor alınarak, sonucuna göre değerlendirme yapılması için dosyanın Mahkemesine iadesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin diğer istinaf talepleri ile davalılar ... ve ... ile davalı ... vekillerinin istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalılar ... ile ... ile davalı ... vekillerinin istinaf taleplerinin incelenmesine yer olmadığına,Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 06/02/2024 tarihli 2021/172 E. - 2024/39 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine,4-Davalılar vekillerinin istinaf talepleri bu aşamada incelenmediğinden istinaf harçlarının talepleri halinde ilk derece mahkemesi'nce iadesine, 5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 25/12/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.