8. Hukuk Dairesi 2021/13645 E. , 2024/1042 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 16.12.2019 KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar
**8. Hukuk Dairesi 2021/13645 E. , 2024/1042 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 16.12.2019 KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı müdahil davacı ..., davacı Hazine vekili, davalı-müdahale talep edenler İsmail ve ... vekili ile müdahil davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “...davalı tarafın dayandığı tesbite dayanak yapılan tapu ve vergi kayıtlarının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözlerinin, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmediğinden soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada tapu ve vergi kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinin 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun'un) 20 inci maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde gösterilmediğinden yetersiz olduğu, öte yandan dava ve temyize konu taşınmazların sınırında eylemli biçimde mera niteliğiyle sınırlandırılan taşınmaz bulunduğu ve Hazinenin davasının da kayıt miktar fazlasına yönelik olduğu dikkate alındığında somut olayda yöntemine uygun biçimde mera araştırması yapılmasının da zorunlu olduğu açıklanarak öncelikle davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritasıyla birlikte tüm malik ya da maliklerini gösterecek ve açıkta pay kalmayacak şekilde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı getirtilmesi, ayrıca dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunları uyarınca mera tahsisi yapılmış ise tahsis haritası ve eki belgelerin Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü ve Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı Mera Kanunu uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığının ise mülki amirlikten ayrı ayrı sorulup saptanması, yapılmış ise mera tahsis haritası ve eki belgelerin getirtilmesi, bundan sonra tespite dayanak yapılan davalı tarafın tutunduğu tapu ve vergi kayıtlarının dava dışı başka taşınmaz ya da taşınmazlara revizyon görüp görmediğinin Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanması, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazlarla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara da dıştan komşu taşınmazları bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik haritanın Kadastro Müdürlüğünden getirtilmesi, daha sonra çekişmeli taşınmazlara dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar ile davalı iseler dava dosyalarının da getirtilmesi, dayanılan tapu ve vergi kayıtlarının dava dışı başka taşınmazlara revizyon gördüğü ve davalı oldukları saptandığı takdirde dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulması, vurgulanan bu olgunun dava ekonomisi ve dayanılan tapu ve vergi kayıtlarının kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için zorunlu olduğu hususunun özellikle dikkate alınması, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava sonucunda yararı olmayan komşu köy ya da belde halkından seçilecek yerel bilirkişiler, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar ile uzman bilirkişi hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılması, 3402 Sayılı Kanun’un 20 inci maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtlarının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte ve ayrıca tespitin dayanağı vergi kayıtlarının yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerlerine ayrı ayrı uygulanması, uygulamada tapu ve vergi kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazların özellikle gözönünde tutulması, tapu ve vergi kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanması, uzman bilirkişiye tapu ve vergi kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinin düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmesi, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmesi, bu yolla dava konusu taşınmazların dayanılan tapu ve vergi kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamasız saptanması, mera tahsisi yapılmış ise tahsis haritası ve eki belgelerin yerine uygulanması, uygulamada tahsis haritasın ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek her iki harita çakıştırılarak yerine uygulanması, ayrıca arz üzerinde tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılması, bu yolla dava konusu taşınmazların mera tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, bölgede mera tahsisi yapılmamış ise taşınmazların öncesinin geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınması, dayanılan tapu ve vergi kayıtlarının iç içe girmesi bir başka deyişle örtüşmesi halinde yüzölçümü daha büyük olan kayda değer verileceğinin düşünülmesi, dava konusu taşınmazların tümü ya da bir bölümünün dayanılan tapu ve vergi kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri yönünden vergi kaydının mülkiyet belgesi olmadığı, zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına değer verilemeyeceği düşünülerek ve taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılması, bu konuda zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınması, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek, çelişkilerin duraksamasız giderilmesi, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınması, tapu kaydının oluştuğu gün ile kayıtta ... oğlu ... ile diğer paydaş ... oğlu ... ... mirasçılarının kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla her bir paydaşın ancak 100 (yüz) dönüm taşınmaz malı koşullarının varlığı halinde iktisap edebilecekleri açık bir anlatımla kayıt miktar fazlası olarak ... oğlu ...’in belgesizden zilyetlik yoluyla 100 (yüz) dönüm ve ... oğlu ... ... (...) mirasçılarının da 100 (yüz) dönüm taşınmaz iktisap edeceklerinin düşünülmesi, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi...” gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, "...çekişmeli taşınmazlara uygulanan Mayıs 1306 tarih 6 ilâ 9 sıra numaralı tapu kayıtlarından tedavül eden kayıtların Naneli, Devzer, Kuveyz ve Eliz Köy hudutları ile kıraç sınırlarını okumakta olup, komşu taşınmazlar dava konusu taşınmazlar yönünü doğrulamadığından gayri sabit sınırlı olup, miktarları ile geçerli oldukları, dava konusu 1, 2, 4, 5, 7, 10, 11, 13, 14, 15, 16, 18, 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazların sınırları ve mevkileri itibariyle kök Mayıs 1306 tarih 6 ilâ 9 sıra numaralı tapu kayıtlarından gelen kayıtlar ile Nisan 1938 tarih 1 ilâ 8 tahrir numaralı vergi kayıtlarının kapsamında kaldıkları, aynı yere uygunluğu saptanılan kayıtlardan miktarı fazla olan kayda değer verileceğinden 305 dönüm miktarındaki vergi kayıtlarının dikkate alındığı, buna göre; 1 parsel sayılı taşınmazın sınırları ve mevkisi itibariyle bir kısmının 4 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında kaldığı, 4 tahrir numaralı vergi kaydının batı hududu "Elsiz Köyü" okuduğundan gayrı sabit sınırlı olup, miktarı ile geçerli olduğu, 2 parsel sayılı taşınmazın sınırları ve mevkisi itibariyle bir kısmının 3 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında kaldığı, ancak 3 tahrir numaralı vergi kaydının batı hududu "ilsiz" okuduğundan gayrı sabit sınırlı olup, miktarı ile geçerli olduğu, 5 parsel sayılı taşınmazın sınırları ve mevkisi itibariyle bir kısmının 2 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında kaldığı, ancak 2 tahrir numaralı vergi kaydının kuzey hududu "Devzer takımı" okuduğundan gayrı sabit sınırlı olup, miktarı ile geçerli olduğu, 7 parsel sayılı taşınmazın sınırları ve mevkisi itibariyle bir kısmının 1 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında kaldığı, ancak 1 tahrir numaralı vergi kaydının doğu hududu "kıraç" okuduğundan gayrı sabit sınırlı olup, miktarı ile geçerli olduğu, 10 parsel sayılı taşınmazın sınırları ve mevkisi itibariyle bir kısmının 8 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında kaldığı, ancak 8 tahrir numaralı vergi kaydının güney hududu "Harapreş" okuduğundan gayrı sabit sınırlı olup, miktarı ile geçerli olduğu, 11 parsel sayılı taşınmazın sınırları ve mevkisi itibariyle bir kısmının 7 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında kaldığı, ancak 7 tahrir numaralı vergi kaydının güney hududu "Büyüknaneli takımı" okuduğundan gayrı sabit sınırlı olup, miktarı ile geçerli olduğu, 13 parsel sayılı taşınmazın sınırları ve mevkisi itibariyle bir kısmının 6 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında kaldığı, ancak 6 tahrir numaralı vergi kaydının güney hududu "Naneli takımı" okuduğundan gayrı sabit sınırlı olup, miktarı ile geçerli olduğu, 14 parsel sayılı taşınmazın sınırları ve mevkiisi itibariyle bir kısmının 5 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında kaldığı, ancak 5 tahrir numaralı vergi kaydının güney hududu "Küçüknaneli takımı" okuduğundan gayrı sabit sınırlı olup, miktarı ile geçerli olduğu, taşınmazlarda davalıların murisleri ... oğlu ... ile diğer paydaş ... oğlu ... ... ...’in yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği, diğer taraftan Akçakale (Kapatılan) Kadastro Mahkemesi'nin 1986/19 Esas 1999/15 Karar sayılı ilamı içeriğine göre, davalıların murisleri ... oğlu ... ile diğer paydaş ... oğlu ... ... ... mirasçıları adına Uğurtaş Köyü 22 parsel sayılı taşınmazda 100 dönüm yerin belgesizden adlarına tescil edildiği, dolayısı ile davalılar adına belgesiz zilyetlik yolu ile 100 dönüm miktarındaki yerin tescil edilebileceği, ayrıca çekişmeli taşınmazların kadastro çalışmalarından sonra malik hanesi sehven doldurulduğu ve bilahare de kayden satışlar söz konusu olduğundan, hak kaybına neden olunmaması bakımından kayden satışlara değer verildiği ve Tapu Müdürlüğünden temin edilen tapu kayıtlarındaki malikler adına tescile karar verildiği..." gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, kadastro tespitinden sonraki harici satışlara sebeplere dayanan asli müdahiller yönünden karar verilmesine yer olmadığına, asli müdahillerin hukuk mahkemelerinde dava açmalarına muhtariyetine, 4, 15, 16, 18, 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile fen bilirkişisi ... ...'in 03.04.2004 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak sureti ile 1 parsel sayılı taşınmazın "T" harfi ile gösterilen 1.474.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının; 2 parsel sayılı taşınmazın "E" ve "S" harfleri ile gösterilen 700.00,00 metrekare yüzölçümündeki kısmı dışındaki 1.158.250,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının; 5 parsel sayılı taşınmazın "D" harfi ile gösterilen 56.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının; 7 parsel sayılı taşınmazın "B" harfi ile gösterilen 70.500,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının; 10 parsel sayılı taşınmazın "P" harfi ile gösterilen 177.250,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının; 11 parsel sayılı taşınmazın "M" harfi ile gösterilen 735.450,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının; 13 parsel sayılı taşınmazın "K" harfi ile gösterilen 1.370.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının; 14 parsel sayılı taşınmazın "H" harfi ile gösterilen 1.535.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının kadastro tespitinin iptali ile bu kısmın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 1 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan 667.750,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri; 2 parsel sayılı taşınmazın "E" ve "S" harfleri ile gösterilen 700.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri; 5 parsel sayılı taşınmazın "D" harfi ile gösterilen 56.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmı dışında kalan 500.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri; 7 parsel sayılı taşınmazın "B" harfi ile gösterilen 70.500,00 metrekare yüzölçümündeki kısmı dışında kalan 250.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri; 10 parsel sayılı taşınmazın "P" harfi ile gösterilen 177.250,00 metrekare yüzölçümündeki kısmı dışında kalan 300.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri; 11 parsel sayılı taşınmazın "M" harfi ile gösterilen 735.450,00 metrekare yüzölçümündeki kısmı dışında kalan 200.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri; 13 parsel sayılı taşınmazın "K" harfi ile gösterilen 1.370.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmı dışında kalan 400.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri ve 14 parsel sayılı taşınmazın "H" harfi ile gösterilen 1.535.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmı dışında kalan 100.000,00 metrekare yüzölçümündeki kısmının ise hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahil davacı ..., davacı Hazine vekili, davalı-müdahale talep edenler İsmail ve ... vekili ile müdahil davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1.Çekişmeli 4, 15, 16, 18, 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup müdahil davacı ..., davalı-müdahale talep edenler İsmail ve ... vekili ile müdahil davacı ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2.Çekişmeli 2, 7, 10, 11, 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı Hazine vekili, davalı-müdahale talep edenler İsmail ve ... vekili ile müdahil davacı ...'in aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Ne var ki, çekişmeli 2, 7, 11, 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazların dosya kapsamına celbedilen tapu kayıtlarında gösterilen malikleri adına tesciline karar verildiğine göre, pay ve payda eşitliğinin sağlanması bakımından tapu kayıtlarında gösterilen oranlar dikkate alınmak sureti ile tescil hükmü kurulması gerektiği halde bir kısım paydaşın pay oranlarında maddi hata yapıldığı ve hükümde tapu kaydından başka oranda pay gösterildiği, 10 parsel sayılı taşınmazda ise anlam zafiyetine ve hüküm yerinde payın kimin adına tesciline karar verildiği hususunda tereddüte neden olacak şekilde karar verildiği anlaşılmakta olup, bu hususlar hükmün infaz kabiliyeti bakımından isabetsiz olup, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. 3.Çekişmeli 1 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, müdahil davacı ..., davacı Hazine vekili, davalı - müdahale talep edenler İsmail ve ... vekili'nin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b.3402 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Ne var ki, çekişmeli taşınmazların dosya kapsamına celbedilen tapu kayıtlarında gösterilen malikleri adına tesciline karar verildiğine göre, pay ve payda eşitliğinin sağlanması bakımından tapu kayıtlarında gösterilen kişi ve oranlar dikkate alınmak sureti ile tescil hükmü kurulması gerektiği halde, (1) parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında ... adına 1586/21120 pay bulunduğu; (5) parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında ise ... adına 975/21120 pay bulunduğu halde bu kişilerin isim ve pay oranları hüküm yerinde gösterilmediğinden hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, bu husus gözardı edilerek hüküm kurulması isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: 1.Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle müdahil davacı ..., davalı-müdahale talep edenler İsmail ve ... vekili ile müdahil davacı ...'in 4, 15, 16, 18, 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlar hakkındaki usul ve kanuna uygun olan temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 2.Yukarıda (2.a) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekili, davalı-müdahale talep edenler İsmail ve ... vekili ile müdahil davacı ...'in sair temyiz itirazlarının reddine, davacı Hazine vekili, davalı müdahale talep edenler İsmail ve ... vekili ile müdahil davacı ...'in temyiz itirazının, yukarıda (2.b) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde; 2 numaralı parsele ilişkin hüküm yerinde ".... oğlu ...." ibaresinden sonra gelen "...27200/1774080..." ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine; "...27720/1774080..." ibaresinin; aynı bölümde ".... evladı ...." ibaresinden sonra gelen "...55440/1774089..." ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine; "...55440/1774080..." ibaresinin; 7 numaralı parsele ilişkin hüküm yerinde ".... evladı ...." ibaresinden sonra gelen "...975/253440..." ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine; "...978/253440..." ibaresinin; aynı bölümde ".... evladı ...." ibaresinden sonra gelen "...58500/1774089..." ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine; "...58500/1774080..." ibaresinin; 11 numaralı parsele ilişkin hüküm yerinde ".... evladı ...." ibaresinden sonra gelen "...37356/1774089..." ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine; "...37356/1774080..." ibaresinin; 13 numaralı parsele ilişkin hüküm yerinde ".... evladı ...." ibaresinden sonra gelen "...1298/21120..." ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine; "...1289/21120..." ibaresinin; aynı bölümde ".... evladı ...." ibaresinden sonra gelen "...38940/1774089..." ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine; "...38940/1774080..." ibaresinin; aynı bölümde ".... evladı ...." ibaresinden sonra gelen "...924/253440..." ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine; "...649/253440..." ibaresinin; 14 numaralı parsele ilişkin hüküm yerinde ".... evladı ...." ibaresinden sonra gelen "...57480/1774089..." ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine; "...57480/1774080..." ibaresinin yazılarak ve 10 numaralı parsele ilişkin hüküm yerinde "...Ömer Lütfü..." ibaresinden sonra gelmek üzere ise "...oğlu..." ibaresinin yazılmasına ve 2, 7, 10, 11, 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazlara yönelik hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3.Yukarıda (3.a) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekili, davalı-müdahale talep edenler İsmail ve ... vekili ile müdahil davacı ...'in sair temyiz itirazlarının reddine, davacı Hazine vekili, davalı-müdahale talep edenler İsmail ve ... vekili ile müdahil davacı ...'in temyiz itirazlarının yukarıda (3.b) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile; 1 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı-müdahale talep edenler İsmail ile ...'e ve müdahil davacı ...'e ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.