Başvuru; eğitim gören çocuklarla hafta sonu görüş ile eşle mahrem görüş taleplerinin reddedilmesi nedenleriyle aile hayatına saygı hakkının, ceza infaz kurumu koşullarına ilişkin şikâyetlerin incelenmemesi nedeniyle karar hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; eğitim gören çocuklarla hafta sonu görüş ile eşle mahrem görüş taleplerinin reddedilmesi nedenleriyle aile hayatına saygı hakkının, ceza infaz kurumu koşullarına ilişkin şikâyetlerin incelenmemesi nedeniyle karar hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) Kurma veya Yönetme suçu şüphesiyle Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) tutukludur. Başvurucu 1/12/2017 tarihinde İnfaz Kurumuna dilekçe yazarak koğuş kapasitesinin çok üzerinde tutuklu ve hükümlü olması sebebiyle yerde yatmak zorunda kaldığını, bu kalabalıklık sebebiyle tuvalet ve banyo kullanımında sorunlar yaşandığını, hijyen koşullarının çok kötü olduğunu, bu durumlara bağlı olarak sağlık sorunları yaşadığını belirtmiştir. Ayrıca, revir kullanımı için yazdığı dilekçelere cevap alamadığını, verilen sıcak suyun asgari sağlıklı yaşam koşulları için yeterli olmadığını, aşırı kalabalık sebebiyle üniversite sınavlarına hazırlanamadığını, savunmasını hazırlayamadığını ve koğuşta sürekli kavgalar yaşandığını ifade ederek bu koşulların düzeltilmesine ilişkin talepte bulunmuştur. Başvurucu dilekçesinde ayrıca, eşle mahrem görüşme hakkından yararlandırılması ve üç çocuğundan ikisinin eğitimi devam ettiği için aile görüşünün hafta sonu yaptırılmasını talep etmiştir. İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı 1/12/2017 tarihli kararında başvurucunun mahrem görüşme ve açık ve kapalı görüşünün hafta sonu yaptırılması talebinde bulunduğunu ifade etmiştir. Mahrem görüşün ödül olarak düzenlendiğini, Kurumda haftanın altı günü açık ve kapalı görüşlerin planlandığı ve yaptırıldığını belirterek, çeşitli terör örgütleri ile ilgili tutuklu ve hükümlülerin Kurumda barındırılmakta olması, Kurumun fiziki koşulları ve personel sayısı ile kapasitenin üzerinde tutuklu ve hükümlü olmasını dikkate almak suretiyle başvurucunun taleplerinin, asayiş ve güvenlik açısından sorunlar yaşanmasına sebep olacağını değerlendirmiş ve talepleri reddetmiştir. Başvurucu, Düzce İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) başvurarak İnfaz Kurumunun taleplerinin çoğu hakkında hiçbir cevap vermediğini, sadece iki şikâyetini inceleyerek ret kararı verdiğini, şikâyetlerinin incelenmeyerek görmezden gelindiğini belirtmiş ve infaz kurumu koşullarına ilişkin şikâyetlerini tekrar dile getirerek itirazda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği karar gerekçesinde İnfaz Kurumunun kararına yer vermiş, başvurucunun şikâyetinin mahrem görüşme ve hafta sonu görüş yaptırılması talebine ilişkin olduğunu ifade etmiş ve bu taleplerin tutuklu ve hükümlü sayısı ve sirkülasyonu, Kurumun fiziki koşulları ve personel sayısı dikkate alındığında taleplerin asayiş ve güvenlik açısından sorun yaratacağını değerlendirerek başvurucunun itirazını 19/1/2018 tarihinde reddetmiştir. Başvurucu, Düzce Ağır Ceza Mahkemesine başvurarak gerek İnfaz Kurumu gerekse İnfaz Hâkimliğinin şikâyetlerini incelemediğini, sadece iki konudaki şikâyetini inceleyip ret kararı verdiğini ifade etmiş, ceza infaz kurumu koşullarına ilişkin şikâyetlerini tekrar belirtmiş ve karara itiraz etmiştir. Mahkeme, İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğunu değerlendirerek 20/4/2018 tarihli kararıyla itirazı reddetmiştir. Nihai karar, başvurucuya 2/5/2018 tarihinde tebliğ edildikten sonra başvurucu 31/5/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi eşle mahrem görüşme talebi ile ilgili ulusal ve uluslararası hukuku Alaattin Akdemir [GK] (B. No: 2018/33588, 6/2/2020, § 14-32) ve Ç. ([GK], B. No: 2017/34600, 6/2/2020, §§ 22-40) kararlarında, eğitim gören çocuklarla hafta sonu görüşme talebiyle ilgili ulusal ve uluslararası hukuku Orhan Alagöz (B. No: 2017/26845, 20/9/2018, §§ 13-23) kararında, karar hakkı ile ilgili ulusal ve uluslararası hukuku Bayram Ali Devecioğlu (B. No: 2017/39387, 15/9/2020) kararında incelemiştir. 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun maddesi şöyledir:“İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır: Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahedeye tabi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, tüzük veya yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.Kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır.” 4675 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“(2) Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında resen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır. (Ek cümle: 22/7/2010-6008 S.K./md.) Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. (Ek cümle: 22/7/2010-6008 S.K./md.) Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekâletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. (Ek cümle: 22/7/2010-6008 S.K./md.) İnfaz hâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir.”