İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 17/10/2025 YAZIM TARİHİ : 17/10/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2025 tarih ve 2023/808 Esas, 2025/517 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2215 KARAR NO : 2025/2093 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2025 NUMARASI : 2023/808 ESAS 2025/517 KARAR DAVACI : ... -...- VEKİLİ : AV. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 17/10/2025 YAZIM TARİHİ : 17/10/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2025 tarih ve 2023/808 Esas, 2025/517 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; 12.11.2012 tarihli faturadan kaynaklı 3100 Dolar olan müvekkiline ait alacağın 11.11.2022 tarihindeki TL karşılığı olan 57.595,83.TL üzerinden borçlu şirket tarafından ödeme yapılmasını, yine 14.11.2012 tarihli faturadan kaynaklı 9300 Dolar olan müvekkiline ait alacağın 11.11.2022 tarihindeki TL karşılığı olan 172.787,49.TL üzerinden borçlu şirket tarafından ödeme yapılmasını .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/12424 Esas sayılı icra dosyası ile talep ettiklerini, müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan her nakliye hizmeti karşılığında hizmetlerin faturalandırıldığını, ancak davalı şirketin müvekkiline ait alacakları ödemediğini ve haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/12424 Esas sayılı dosyasına borçlu tarafından yapılan 21.11.2022 tarihli İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini ayrıca, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davacı arasında var olan ticari ilişki sebebi ile müvekkilden herhangi bir alacağının da bulunmadığını, davacı tarafından kötüniyetle haksız şekilde menfaat temin etme gayesine yönelik olarak ve aralarında oluşan husumet sebebi ile müvekkiline zarar vermek amacı ile icra takipleri açmakta ve akabinden iş bu davayı açtığını, kaldı ki, nakliye hizmeti gerçekleştirildiği halde, ödemesi yapılmayan bir fatura hakkında yasal hakkını kullanmak için davacı tarafın bunca yıl beklenmiş olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, faturanın zaman aşımına uğradığını, müvekkili aleyhine açılan itirazın iptaline konu edilen icra takibine konu faturaların taşıma navlun faturası olması ve bu faturalardan dolayı borcun bulunmaması ve ayrıca TTK kanunu uyarınca zaman aşımına uğradığından davanın reddine karar verilmesini, kötüniyetle hareket ederek müvekkili şirketin uzun çabalar ile oluşturduğu ticari hayatına onarılmaz zararlar veren davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2025 tarih ve 2023/808 Esas, 2025/517 Karar sayılı kararı ile; Dava konusu taşıma yurt dışı taşıması olup, bu taşımadan kaynaklanan uyuşmazlıklarda uygulanacak CMR Konvansiyonu'nun 39/4 maddesine göre, "Taşımacılar arasındaki davalarda 32. madde hükümlerinin uygulanacağı, CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesine göre ise, bu sözleşme gereğince yapılan taşımalarda, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlara dayanılarak açılacak davaların üç yıllık zamanaşımına, bunun dışındaki nedenlere dayanılarak açılan davaların ise, bir yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, davacı tarafından, bakiye navlun alacağının tahsili istendiğinden, davanın bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davacı tarafın ise dava ve icra takip konusu 12.11.2012 ve 14.11.2012 tarihli faturalar için bir yıllık zamanaşımı süresi dışında .... İcra Müdürlüğünün 2022/12424 esas sayılı icra takip dosyası üzerinden 11/11/2022 tarihinde icra takibi başlattığı, bu nedenle yurt dışı taşımasına konu alacağın tahsili için açılan davanın zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebi ile; müvekkili, 2012(dahil)-2015(dahil) yılları arasında davalı ... Lojistik Nakliye Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.’ne alt taşeron sıfatıyla düzenli karayolu taşımacılık hizmeti sunduğunu, bu hizmetler, davalının sağladığı C2 Yetki Belgesi kullanılarak kesintisiz ve düzenli bir şekilde yürütüldüğünü, taraflar arasındaki bu sözleşme nakliye taşıma işinden kaynaklı hizmet sözleşmesi olduğunu, taraflar arasındaki ilişki, bir çerçeve hizmet sözleşmesine dayanmakta olduğunu, müvekkilinin, bu dönemde ortalama 1,5 aylık periyotlarla fatura düzenlemiş olup, bir çok fatura söz konusu olduğunu, davaya konu edilen alacak, hizmet sözleşmesine dayalı olup, sürekli ve kesintisiz olarak 4 yıl boyunca ifa edildiğini, dava konusu alacağa ilişkin olarak, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen birden fazla fatura mevcut olduğunu, bu faturalardan yalnızca bir adedi işbu davaya esas teşkil eden icra takibine konu edilerek tahsili yoluna gidilmiş olup, diğer bazı faturalara ilişkin alacaklar ise ayrı ayrı icra takip dosyalarıyla takibe konu edildiğini, işbu dava, icra takibine konulan ve diğer takip dosyalarında yer alan alacaklar yönünden hukuki sürecin bir parçası olarak açıldığını, mahkemece araştırma yapılırsa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ilgili fatura alacaklarına ilişkin olarak birden fazla itirazın iptali davası açıldığının görüleceğini, müvekkilin alt taşeron sıfatıyla yalnzca davalıya hizmet sunması olup, müvekkil CMR Konvansiyonunun hükümlerine taraf olmadığını, CMR Konvansiyonunda 3 taraf olduğunu ve bu taraflar hizmet konusu malı gönderen, malı taşıyan ve malı teslim alan olduğunu, müvekkilinin burada sadece söz konusu malı taşıyan davalı şirkete taşorunluk hizmeti sunduğunu, müvekkilinin CMR konvansiyonuna taraf olabilme yetkisinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin uluslararası taşıma yetkisi olan bir şirket yada şahıs firması olmadığını, yetkiyi sadece alt taşeron sıfatıyla müvekkilin hizmet ilişkinin olduğu davalı ... Lojistik Nakliye Petrol Ürünleri Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi'nin kullanabilmekte olduğunu, müvekkilinin sadece CMR Konvansiyonunda taraf olan davalı ... Lojistik Nakliye Petrol Ürünleri Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketiyle hizmet ilişkisi içerisinde olduğunu, davanın konusu Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan alacak davası olduğunu, müvekkilinin fatura alacağının icra takibine konu edilmiş ve borçlu taraf haksız yere icra takibine itiraz ettiğinden dolayı iş bu itirazın iptali davası açıldığını, davanın konusu taşıma ve nakliye hizmeti sözleşmesinden doğan alacağın davalıdan tahsil edilmesi olduğunu, davanın hukuki niteliği ticari hizmet sözleşmesine dayalı alacak davası olup, kendine has özellikleri olan bu sözleşme türü için zamanaşımı süresini düzenleyen ayrık bir hükümde bulunmadığından, TBK'nın 146. Maddesi gereğince iş bu alacak 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, hizmet sözleşmesine dayanak fatura alacağı için davalı tarafa yapılan icra takip dosyasıda 10 yıllık süre içerisinde açıldığını, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/808 Esas ve 2025/517 Karar sayılı ve 14.05.2025 tarihli davanın zamanaşımı yönünden reddi kararının istinaf sebepleri dikkate alınarak istinaf incelemesi sonucunda davacı müvekkil lehine kaldırılmasına (bozulmasına) karar verilmesini ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2025 tarih ve 2023/808 Esas, 2025/517 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirkete nakliye hizmeti vermesi sebebiyle davalıya 12.11.2012 tarihli ve 14.11.2012 tarihli 2 adet faturanın kesildiği, davalının faturaların bedelini ödememesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/12424 Esas sayılı dosyasında fatura bedellerinin Türk Lirası karşılığının tahsili için icra takibinin başlatıldığı, davalının itirazı nedeniyle icra takibinin durdurulduğu ileri sürülerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili tarafından, navlun faturasından kaynaklı alacağın zaman aşımına uğradığı ayrıca borcun ödendiği belirtilerek davacıya borçlarının bulunmadığı savunularak davanın reddi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın zaman aşımı yönünden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, uluslararası taşımadan kaynaklanan navlun alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Takip dayanağı faturalara konu taşımanın Özbekistan ülkesinden İstanbul'a yapılan nakliye sebebiyle düzenlenmiş olup mahkemece, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davaya konu taşıma, yapıldığı güzergaha göre CMR Konvansiyonu, yani “Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi” hükümlerine tabi bulunmaktadır. CMR Konvansiyonu Türkiye tarafından 30.10.1995 tarihinde kabul edilerek, bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C. Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunun belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu itibarla, davaya konu taşımanın niteliğine göre zaman aşımı defiinin ve uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gereklidir (Yargıtay 11.HD'nin 09.10.2017 Tarih ve 2016/5856 Esas - 2017/5143Karar sayılı ilamı da aynı mahiyettedir) CMR'nin 32/1. maddesine göre, CMR Konvansiyonu gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Sürenin başlangıcı ise; "a) Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, b) Tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde, c) Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda. Limit döneminin işlemeye başladığı gün bu döneme dahil edilmeyecektir." şeklinde belirtilmiştir. Anılan maddenin 2. fıkrasında ise, yazılı bir istemin, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteleyeceği düzenlenmiştir. CMR’nin 32/1.maddesindeki "sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davalar" şeklindeki geniş ifadenin kapsamına taşıyıcının taşıma ücreti (navlun) ve diğer alacakları için açacağı davalar da girmektedir. CMR’nin 32/3. maddesi gereğince, zamanaşımının kesilmesi ve durması hususları ile ilgili olarak davanın açıldığı mahkemenin hukuku uygulanacak olup, bu durumda 6098 sayılı TBK’nın 153, 154 ve 157. maddeleri hükümlerinin de bu çerçevede gözetilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafından 12.11.2012 tarihli ve 14.11.2012 tarihli 2 adet faturaya konu navlun alacağının tahsili talebiyle yapılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş olup, takip dayanağı faturalarda Özbekistan ülkesinden İstanbul'a yapılan nakliye navlunu sebebiyle düzenlendiği belirtilmiştir. Uluslararası taşımadan kaynaklanan talepler, CMR'nin 32/1.maddesi uyarınca 1 yıllık zaman aşımı süresine tabidir. Davacının, takip dayanağı faturalar dışında taşıma sözleşmesi ya da başkaca belge sunulmadığından, zaman aşımı süresinin başlangıcının ise, yine CMR'deki "Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda. Limit döneminin işlemeye başladığı gün bu döneme dahil edilmeyecektir." hükmü uyarınca belirlenmesi gerekir. Bu durumda, 12.11.2012 tarihli fatura yönünden 1 yıllık zamanaşımı süresinin 12.02.2013 başladığı ve 12.02.2014 tarihinde sona erdiği, 14.11.2012 tarihli fatura yönünden 1 yıllık zamanaşımı süresinin 14.02.2013 tarihinde başladığı ve 14.02.2014 tarihinde sona erdiği, davacının ise faturalara dayanan icra takibini 2022 tarihinde başlattığı anlaşıldığından, davacının takibe ve davaya konu ettiği alacağın zaman aşımına uğradığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2025 tarih ve 2023/808 Esas, 2025/517 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.683,10.TL İstinaf kanun yoluna başvurma harcı, 615,40.TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 2.298,50.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 17/10/2025 tarihinde karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır