13. Hukuk Dairesi 2013/26332 E. , 2014/5046 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/04/2013 NUMARASI : 2011/30-2013/215 Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı doğuştan gözlerinde rahatsızlık bulunduğunu, katarakt problem…
**13. Hukuk Dairesi 2013/26332 E. , 2014/5046 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/04/2013 NUMARASI : 2011/30-2013/215 Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı doğuştan gözlerinde rahatsızlık bulunduğunu, katarakt problemi sebebiyle davalı hastaneye başvurduğunu, diğer davalı doktor tarafından ameliyat edildiğini ve gerekli pansumanın yapılarak taburcu edildiğini ancak ameliyat sonrası durumunun daha da kötüye gittiğini, davalıların tedaviden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediklerini, yapılan ameliyatın hatalı olup sağ gözünün geriye dönüşünün mümkün olmayacak şekilde hasara uğradığını, bu durumun davacıyı psikoloji ve sosyal yaşamı konusunda ciddi sıkıntıya düşürdüğünü, yanlış tedaviden dolayı maddi ve manevi kayıplarının oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile 250.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 275.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, Adli Tıp Kurumu raporu esas alınmak ve yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu, tıbbi bir hatanın bulunmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, davacının teşhis ve tedavisini üstlenen davalı doktor ve özel hastanenin teşhis ve tedavi sırasındaki kusurları nedeniyle oluşan zararın giderilmesi isteğine ilişkindir. Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır (BK 386-390.mad.) Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı iş ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Vekilin sorumluluğu genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil işçi gibi özenle davranma zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur (BK 321/1 md). O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafifte olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.