1. Ceza Dairesi 2022/2009 E. , 2022/9499 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER :1)Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2018 tarih ve 2017/241 Esas, 2018/127 Karar sayılı, sanığın, maktule yönelik kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan TCK'nin 87/4, 29, 62, 53/1, 63, 54/1 maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezasına mahkumiyetine dair kararı. 2) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarih ve 2018/1031 Esas, 2019/318 Karar sayıl
**1. Ceza Dairesi 2022/2009 E. , 2022/9499 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER :1)Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2018 tarih ve 2017/241 Esas, 2018/127 Karar sayılı, sanığın, maktule yönelik kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan TCK'nin 87/4, 29, 62, 53/1, 63, 54/1 maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezasına mahkumiyetine dair kararı. 2) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarih ve 2018/1031 Esas, 2019/318 Karar sayılı istinaf başvurularının kabulü ile yeniden hüküm kurulmak suretiyle sanığın, maktulü kasten öldürme suçundan TCK'nin 81/1, 29, 62, 53/1, 63, 54 maddeleri gereğince 12 yıl 6 ay hapis cezasına mahkumiyetine dair kararı. TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan ... vekili TÜRK MİLLETİ ADINA İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarih ve 2018/1031 Esas, 2019/318 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından CMK'nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 299. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle; Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının beş yılın üzerinde olması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nin 286/2-a maddesi gereğince temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.02.2019 tarih ve 2018/1031 Esas, 2019/318 Karar sayılı “istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmak suretiyle sanığın kasten öldürme suçundan mahkumiyetine ilişkin” hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık müdafiinin kararın gerekçesinin olmadığına, sübuta, suç vasfına, sanığın öldürme kastı olmadığına, meşru müdafaaya, meşru müdafaada sınırın aşılmasına, haksız tahrik uygulanırken fazla ceza tayin edildiğine, katılan vekilinin haksız tahrik ve takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, CMK’nin 302/1. maddesi gereğince, isteme uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 304/1. maddesi gereğince “Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2022 gününde oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Suç tarihinde sanık ... 60 yaşında ve maktul ...'ın ise 45 yaşında olduğu olay günü sanığın akşam evine girmek üzereyken arkasından birinin lan şeklinde hitap ederek seslendiği, devamında da "lan sana diyorum, kamerayı sen mi bozdun" dediği, sanığın da ona terbiyesizlik etme dediği, tarafların tartışmaya ve birbirlerine vurmaya başladıkları, kavga esnasında birbirlerine karşılıklı hakaret ettikleri, bu esnada maktulün çalıştığı iş yerinin sahibi olan tanık ...'in gelerek tarafları ayırmaya çalıştığı, bir süre sonra tanık ...'in de yanlarına geldiği ve maktulün yanında yer alarak sanıkla tartışmaya başladığı, maktul ve tanık ...'in birlikte sanığa vurdukları, Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 29.12.2016 tarihli 69430750-2016/8006 sayılı sanığa ilişkin raporda; Sanığın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığının, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğunun belirtildiği, Tanık ...'in tarafları ayırarak maktul ve tanık ...'i sanığın yanından gönderdiği, ancak maktulün biraz uzaklaştıktan sonra geri gelerek, Bakırköy Adli Emanetinde kayıtlı Staınles ibareli kahverengi saplı açılır kapanır çakı ile sanığa saldırdığı, sanık ve maktulün boğuşmaya başladıkları, yere düştükleri ve yerde de boğuşmaya devam ettikleri, sanığın maktulün elindeki bıçağı düşürmesi ile birlikte yere düşen bu bıçağı aldığı, boğuşma sırasında maktulün yaralandığı, sanık ve maktul arasındaki boğuşmanın çok uzun sürmediği, bir süre sonra ayrıldıkları, maktulün ayağa kalkarak bir süre yürüdükten sonra yere yığıldığı, etraftakiler tarafından hastaneye kaldırıldığı, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 14.03.2017 tarihli otopsi raporunda; Kişinin vücudunda iki adet kesici alet yarası tespit edilmiş olup dış muayenede 2 numarada tarif edilen kesici delici alet yaralanmasının tek başına öldürücü nitelikte olduğu, 1 numarada tarif edilen kesici delici alet yarasının tek başına öldürücü nitelikte olmadığı, kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ hasarından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiğinin belirtildiği, Tanık ...'in beyanında maktulün yanında bıçak taşıdığını belirttiği, tanık ...'in beyanında olay günü sanık ve maktul tartışırken yanlarına giderek sanığın üzerine yürüdüğünü, ona vurup vurmadığını hatırlamadığını belirttiği, tanık Hayati'nin beyanında olay günü sanığın etrafında birkaç kişi olduğunu ve onu dövdüklerini belirttiği, tanık Tarkan'ın beyanında sanık ve maktulün tartıştıklarını, tanık ...'in sanığa yumruk attığını, tanık ...'in tarafları ayırmaya çalıştığını, maktulün yanında bıçak taşıdığını belirttiği, tanık Şevkat beyanında maktul ve tanık ...'in sanıkla tartıştıklarını, birbirlerine hakaret ettiklerini, maktulün sanığa bıçak çektiğini, sanık ve maktulün bu esnada ... yakaya tutuştuklarını, maktulün bir eliyle bıçağı çıkardığını, diğer eliyle de sanığın yakasından tuttuğunu, sanık ve maktulün bu şekilde yere düştüklerini, yanlarına gidip yardımcı olduklarını belirttiği, tanık ...'nın da olay günü bir şahsın sanığa baksana lan dediğini, devamında bu kişinin sanığa vurarak yere düşürdüğünü, sonra bir kişinin daha geldiğini, başka bir şahsın ise tarafları ayırmaya çalıştığını, sanığa ilk vuran kişinin elinde bıçağa benzeyen bir cisim gördüğünü, tarafların birlikte yere düştüklerini, etraftakilerin gelerek tarafları kaldırmak istediklerini, maktulün biraz yürüdükten sonra yere düştüğünü belirttiği, Tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, olay günü maktul ve tanık ...'in sanıkla tartıştıkları, birbirlerine vurarak hakaret ettikleri, tanık ...'in kavgayı ayırdığı ancak maktulün bir süre sonra gelerek elindeki bıçakla sanığın yakasından tutarak saldırmaya çalıştığı, sanık ve maktulün yere düştükleri, maktulün elindeki bıçağı düşürmesi ile birlikte sanığın bıçağı alarak boğuştuğu maktule olayın meydana geliş şeklinden anlaşıldığı üzere bıçağı rastgele sallaması sonucunda maktulün iki isabet aldığı, sanıkla maktulün geçmişe dayalı bir husumetlerinin olmadığı, zaten olaydan önce de birbirlerini tanımadıkları, olay esasında maktulün sanığa bıçakla saldırdığı, öncesinde de tanık ...'in de sanığa maktulle bir olarak vurduğu, sanığın tüm bunlardan sonra maktulün elinden boğuştukları sırada düşen bıçağı alarak maktule rastgele sallaması sonucunda ölümün meydana geldiği, tanık anlatımlarından da anlaşıldığı üzere zaten sanık ve maktul yere düştükten 3-5 saniye sonra etraftakilerin olaya müdahale ettikleri, sanığın maktulün peşinden giderek onu bıçaklamaya veya ona vurmaya devam etmediği, sanık ile maktul arasında önceye dayalı öldürmeyi gerektirir bir husumet bulunmadığı, ani gelişen olayda sanığın maktulü öldürmek kastıyla davrandığına dair dosyada delil bulunmadığı, tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere sanığın maktul ve tanık ...'in kendisine vurmalarının, hakaret etmelerinin ve tanık ... tarafları ayırdığı halde maktulün geri gelerek ona bıçakla saldırmasının yarattığı haksız tahrikin etkisi altında kalarak maktulün yere düşürdüğü bıçağı alıp hedef gözetmeksizin sallaması sonucunda olayın meydana geldiği, dolayısıyla sanığın eyleminin "kasten öldürme" olarak değerlendirilemeyeceği, sanığın eyleminin TCK'nın 87/4-2. cümle maddesinde düzenlenen "neticesi sebebiyle ağırlaşan yaralama sonucu ölüm" suçunu oluşturduğu, Sanık ile maktülün yerde boğuştukları sırada, sanığın elinden düşürdüğü çakı bıçağını alan sanığın boğuşma sırasında özellikle maktulün hayati önem taşıyan bölgesini hedef alarak hareket ettiğinin saptanamaması, sanığın hiçbir engel bulunmamasına rağmen eylemine kendiliğinden son vermesi, maktülün ayağa kalkıp uzaklaştığı sırada maktüle yönelik herhangi bir eyleminin bulunmaması, sanığın olay öncesi, olay esnası ve sonrasındaki davranışları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, öldürme kastıyla değil yaralama kastıyla hareket ettiği, yaralama eylemiyle maktulün ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşıldığından eyleminin ‘’kasten yaralama sonucu ölüm’’ suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. Maktüldeki iki adet bıçak yarasından bir tanesinin öldürücü nitelikte olması tek başına sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğini kabule yeterli değildir. Boğuşma sırasında hedef gözetmeksizin rastgele sallanan bıçak sonucu maktüle iki bıçak darbesi isabet etmiş olup, bu yaralanmalardan bir tanesi öldürücü niteliktedir. Doğrudan hedef gözetme imkanı olmayan sanığın sadece ölüm sonucu meydana geldi diye sonuca bakılarak kastının öldürme olduğu yönündeki kabul yerinde değildir. Somut olayda sanığın yaralama kastı ile ölüme neden olma suçundan ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak ‘’kasten öldürme’’ suçundan kurulan hüküm dosya kapsamına ve kabul edilen oluşa uygun olmadığından ‘’bozulması’’ gerektiği düşüncesinde olduğumdan, ''temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması'' yönündeki çoğunluk düşüncesine katılmıyorum.