Başvuru, beyanları mahkûmiyet kararında belirleyici ölçüde delil olarak kullanılan tanıkların duruşmada başvurucu (sanık) tarafından sorgulanamaması nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, beyanları mahkûmiyet kararında belirleyici ölçüde delil olarak kullanılan tanıkların duruşmada başvurucu (sanık) tarafından sorgulanamaması nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 25/2/2021 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, adli yardım talebinin kabulüne ve tanık sorgulama hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetlerin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 1989 doğumlu olan başvurucu hakkında Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde üsteğmen olarak görev yaptığı sırada Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) üyesi olduğu şüphesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında 7/1/2019 tarihinde gözaltına alınan başvurucu 17/1/2019 tarihinde tutuklanmıştır. FETÖ/PDY'ye yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında örgütün mahrem nitelikli askerî yapılanmasında, askerî personelden sorumlu olan ve sırasıyla öğretmen, müdür yardımcısı ve müdür olarak tabir edilen sivil şahısların askerî personel ile irtibat kurma yollarından birinin de market, büfe, kırtasiye gibi yerlerde bulunan ve ücret karşılığı kullanılan sabit/kontörlü hatlar olduğu, bu hatlar vasıtasıyla öğrenci olarak tabir edilen askerî personel ile irtibat kurulduğunun anlaşılması üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) örgütün bu ildeki askerî mahrem yapılanmasına mensup kişilerin belirlenmesi amacıyla soruşturma başlatılmıştır. Başsavcılık, Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki mahrem yapılanmaya mensup olanların tespiti açısından başka surette delil elde etme imkânı bulunmadığından bahisle Ankara genelinde bulunan 477 ayrı büfe, bakkal, market, bayi gibi yerlerde bulunan kontörlü sabit hatlara ait HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) getirtilmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Bu bağlamda Başsavcılık, 26/1/2018 tarihinde Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliğinden söz konusu 477 ayrı telefona ait hatların 1/1/2011-31/12/2017 tarihleri arasındaki telekomünikasyon yoluyla iletişimlerinin 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması" kenar başlıklı maddesi uyarınca tespit edilmesi isteminde bulunmuştur. Ankara Sulh Ceza Hâkimliği 29/1/2018 tarihinde istem doğrultusunda anılan hatların belirlenen tarih aralıklarına dair HTS kayıtlarının getirtilmesine karar vermiştir. Başsavcılık BTK'dan gönderilen HTS kayıtlarının incelenmesi sonucunda başvurucunun kullandığı GSM hattına yönelik aramaların, ardışık ve periyodik olarak FETÖ/PDY adına sorumlu düzeyde faaliyet gösteren ve mahrem imam olarak adlandırılan açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen kişi ya da kişiler tarafından örgütsel amaçlı olarak yapıldığı ve örgüt talimatlarının başvurucuya bu şekilde iletildiğini değerlendirmiştir. Devam eden soruşturma sırasında, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY'ye yönelik yürütülen farklı bir soruşturma kapsamında hakkında adli işlem yapılan ve üsteğmen olarak görev yapan İ.nin şüpheli sıfatıyla alınan ifadesi ve bu kişinin kendisine gösterilen fotoğraflar üzerinden yaptırılan teşhis işlemine dair tutanaklar da Başsavcılığa gönderilmiştir. İ. müdafiinin de hazır bulundurulmasıyla alınan ifadesinde; örgüt içerisinde mahrem imam konumunda olan Mikail isimli kişinin başvurucunun Kırıkkale Üniversitesi öğrencisi olduğu dönemde başvurucu ile kendisini tanıştırdığını, başvurucunun örgüt içerisinde Mehmet kod adını kullandığını ve Mikail isimli kişinin örgüt faaliyetleri kapsamında kendisi ile ilgilenecek kişinin başvurucu olduğunu belirttiğini beyan etmiştir. Başsavcılık, HTS kayıtları ve tanık beyanı doğrultusunda başvurucunun örgütün mahrem hizmetler sınıfına tabi olduğunu, asker kimliğine rağmen örgüt içerisinde bağlı olduğu mahrem imamı tarafından umuma açık yerlerde bulunan kontörlü telefonlardan ardışık ve periyodik olarak aranmak suretiyle örgütsel görüşmeler yaptığını, örgütün sivil mahrem imamları ile buluşarak görüştüğünü ve örgütsel toplantılara katıldığını belirterek başvurucunun FETÖ/PDY'ye üye olma suçunu işlediği iddiasıyla iddianame düzenlemiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) yürütülen yargılamada 29/1/2019 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına, duruşmanın 17/4/2019 tarihinde yapılmasına, başvurucunun kullanmakta olduğu GSM hattına ait internet trafiğinin ve HTS raporunun tespit edilerek gönderilmesi için BTK'ya müzekkere yazılmasına, cevap geldiğinde dosyanın bilirkişiye tevdiine ve tanık İ.nin beyanlarının tespiti için talimat yazılmasına karar verilmiştir. BTK'dan istenen belge ve bilgiler ilk celse öncesinde Mahkemeye gönderilmiş, Mahkemece de bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan 26/3/2019 tarihli raporun sonuç ve değerlendirme kısmı şöyledir: "Başvurucu adına kayıtlı 0531 ... 19 nolu telefon hattının HTS kayıtları incelendiğinde ARAYAN ve ARANAN numaralar üzerinden yapılan iletişim kayıtları karşılıklı olarak eşleştirilmek suretiyle yapılan incelemelerde;ARAYAN numaralara ait BAZ istasyonu bilgilerinin gösterildiği bölümde yer alan kayıtlar incelendiğinde iddianameye konu olan SABİT/ANKESÖRLÜ/HALKA AÇIK olan numaralar ile toplam (10) adet iletişim kaydının oluştuğu belirtilmiş, yapılan incelemelerde sabit hatların başında yer alan “90” ibaresinin dikkate alınmadığı, bu nedenle İDDİANAMEDE belirtilen sabit hatlar ile 27/3/2012 ve 15/11/2014 tarihleri arasında oluşan toplam (11) kez iletişim kaydının bulunduğu tespit edilmiş ve raporun ilgili kısımlarına aktarılmıştır.ARANAN numaraların BAZ istasyonlarının gösterir şekilde düzenlenen bölümde yer alan HTS kayıtlarına göre toplam (14) adet iletişim kaydının bulunduğu, bu kayıtlardan (2) adet iletişim kaydının “0” saniyelik BAŞARISIZ işlem kaydı, (1) adet iletişim kaydının arama zamanı ve süresi dikkate alındığında mükerrer kayıt olduğu, bunun nedeninin yapılan arama esnasında birden fazla sabit hat santrali üzerinden aktarım yapılarak aranan kullanıcıya ulaştırıldığından dolayı her bir aktarım için ayrı bir kayıt oluştuğu, bu nedenle 27/3/2012 tarihinde oluşan 2 adet “38 saniyelik” kaydın tek bir kayıt olduğu, geri kalan (11) adet kaydın TEKNİK OLARAK BAŞARILI iletişim kaydı olduğu değerlendirilmiştir." Duruşmanın 17/4/2019 tarihli ilk celsesinde HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu ve Tensip Tutanağı düzenlendikten sonra dosyaya giren E.K. isimli tanığın başvurucuyu teşhisine ilişkin belgeler Mahkemece okunmuştur. Başvurucunun müdafii ile birlikte savunmasını yaptığı celse sonunda Mahkeme tanık E.K.nın istinabe suretiyle beyanlarının tespiti için talimat yazılmasına karar vermiştir. İkinci celsede başvurucu hakkında Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen H.Ş. ve R.Y. isimli şahısların ifade ve teşhislerine dair evrak ile tanık İ.nin istinabe mahkemesinde alınan beyanı okunmuş, başvurucuya diyecekleri sorulmuştur. Tanık İ. beyanında özetle; örgüte ait öğrenci evlerine ders çalışmak amacıyla zaman zaman gitiğini, bazen de bu evlerde kaldığını, üç kişi ile beraber kaldığı bu evde başvurucunun geldiği zaman örgüt liderinden bahsettiğini, onu iyi birisi olarak tanıttığını, başvurucu matematik öğretmeni olduğu için evde bulunanlara matematik çalıştırdığını, bu evde örgüt liderine ait kitapların okutulduğunu, okunan bu kitaplara ilişkin çetele tutulduğunu, örgüte ait videolar izletildiğini, başvurucunun kendisine asker olmak isteyip istemediğini sorduğunu, istediğini söylemesi üzerine mülakattaki tutum ve davranışlarının nasıl olması gerektiği hakkında öneride bulunduğunu ileri sürmüştür. Celse sonunda Mahkeme, tanıklar H.Ş. ve R.Y.nin istinabe suretiyle beyanlarının tespiti için talimat yazılmasına karar vermiştir. Tanık R.Y. istinabe mahkemesinde; lise sınıftayken matematik dersi iyi olmayan üç sınıf arkadaşının başvurucu tarafından arandığını, başvurucunun numaralarını nereden bulduğunu bilmediğini, matematik bölümü sınıf öğrencisi olduğunu söyleyerek derslerinde yardımcı olabileceğini belirttiğini, başvurucuyla buluştuklarında kendilerini kod ismi Muzaffer gerçek ismi Mesut olan kişinin evine götürdüğünü, burada 2 yıl boyunca matematik dersi verdiğini beyan etmiştir. Ayrıca gözlemlediği kadarıyla başvurucunun Muzaffer'in cemaatten abisi konumunda olduğunu düşündüğünü, başvurucunun zaman zaman eve geldiğinde okuldan sonra ne olacaksınız, asker olmak ister misiniz diye sorduğunu, başvurucunun ara sıra kendilerini kontrol için Muzaffer'in yanına geldiğini, örgütte herhangi bir görevi olup olmadığını bilmediğini, askerî okulu kazandıktan sonra başvurucuyla hiç görüşmediğini, ara sıra Muzaffer'in kendilerini aradığını da ileri sürmüştür. Üçüncü celsede tanığın beyanları başvurucuya okunarak diyecekleri sorulmuş, aynı celsede tanık E.K.nın istinabe suretiyle beyanlarının alınabilmesi için üç kez müzekkere yazılmasına rağmen adresinde bulunamaması nedeniyle beyanlarının alınmasından vazgeçilmesine Mahkemece karar verilmiştir. Dördüncü celsede tanık H.Ş.nin istinabe mahkemesinde alınan beyanı okunmuş, başvurucuya diyecekleri sorulmuştur. Tanık H.Ş. beyanında özetle; 2009 yılında Kırıkkale'de üniversite okuduğundan dolayı örgütün evinde kaldığını, başvurucu ile kaldığı evin abisi aracılığı ile tanıştığını, başvurucunun kendisini iki öğrenci ile tanıştırıp bu öğrencilerin eve geleceklerini ve onlara matematik ve geometri derslerinde yardımcı olması gerektiğini söylediğini, evde kaldığı süre boyunca başvurucunun adını Mehmet olarak bildiğini, evde kaldığı sürelerin ilk iki yılında yani 2009-2010 yıllarında başvurucunun kendisine öğrenci getirdiğini, başvurucunun öğrencilerin takibini yaptığını, onlarla görüştüğünü, üniversiteden mezun olacağı dönemde başvurucunun askeriyeye atandığını öğrendiğini ileri sürmüştür. Mahkeme bu celsede başvurucu ile birlikte ardışık olarak arandığı iddia olunan kişiler hakkında soruşturma veya kovuşturmasının devam ettiği makama müzekkere yazılarak soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanları ile var ise iddianame ve gerekçeli kararın bir suretinin gönderilmesinin istenilmesine karar vermiştir. Beşinci celsede başvurucu ile birlikte ardışık olarak arandığı iddia edilen kişiler hakkındaki soruşturma ve kovuşturmanın devam ettiği makamlara yazılan müzekkerelere kısmen yanıt verilmiş ve bu cevaplar başvurucuya okunmuştur. Başsavcılık makamınca esas hakkında mütalaa sunulmuş, Mahkemece başvurucu ve müdafiine mütalaaya karşı savunmalarını hazırlayabilmeleri için sonraki celseye kadar süre verilmiştir. Duruşmanın neticelendiği altıncı celsede başvurucu mütalaaya karşı savunma yaparak suçlamayı reddetmiştir. Mahkemece başvurucunun atılı suçtan 9 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararda, başvurucunun market veya büfe gibi işletmelerde kurulu bulunan sabit ya da ankesörlü hatlardan ardışık olarak arandığına dair tespitlerin yanı sıra istinabe yoluyla dinlenen İ., R.Y. ve H.Ş. isimli tanıklar ile istinabe suretiyle dinlenilmesi için üç kez müzekkere yazılmasına rağmen adresinde bulunamaması nedeniyle beyanı alınamayıp önceki aşamalarda alınan ifadesi hükme esas alınan E.K.nın beyanı Mahkemece delil olarak hükme esas alınmıştır. Gerekçeli kararın ardışık arama tespitine ilişkin ilgili kısmı şöyledir:"... sanık Mustafa Eker'in [başvurucu] Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde üsteğmen olarak görev yaptığı, Fetö Silahlı Terör Örgütünün deşifresine yönelik olarak yapılan çalışmalar kapsamında örgüt mahrem abilerinin örgüt üyelerine büfe, market gibi iş yerlerinde bulunan sabit kontörlü telefonlardan telefon ederek irtibat kurup talimatlar verdikleri, buluşma noktalarını bildirdikleri ve bu suretle örgütsel faaliyete devam ettiklerinin tespit edildiği, bu kapsamda; sanığın kullanımında bulunan .. 19 numaralı GSM hattından Ankara Sulh Ceza Hakimliği'nin 2018 tarih ve 2018/895 İş sayılı kararı ile Ankara ilinde HTS kaydı alınan 477 ankesör/sabit hattın HTS verilerinin incelenmesi neticesinde tanzim edilen 2019 tarihli bilirkişi raporunda 2012-2014 tarihleri arasında sabit/ankesörlü hatlardan 11 adet teknik olarak başarılı arama kaydının bulunduğunun tespit edildiği, yine sanığın 2012-2014 tarihleri arasında sabit/ankesörlü hatlar ile arandığında kendisi gibi asker olan birçok kişinin de ardışık olarak arandığı..." Başvurucu, istinaf ve gerekçeli temyiz dilekçelerinde -diğerlerinin yanı sıra- tanıkların hiçbirinin Mahkeme huzurunda dinlenmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Hüküm kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşmiştir. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Nurcan Gülabi, B. No: 2015/15355, 23/5/2018,§§ 18-27; Bekir Yalım, B. No: 2020/22265, 22/11/2022, §§ 28-49; Murat Albayrak [GK], B. No:2020/16168, 8/3/2023, §§ 70-