T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1963 KARAR NO : 2026/157 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/05/2025 NUMARASI : 2021/702 E - 2025/426 K DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapıla…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1963 KARAR NO : 2026/157 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/05/2025 NUMARASI : 2021/702 E - 2025/426 K DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı ... marka 3.20 ... 2012 model araç 158.483 km'de iken 28/04/2020 tarihinde yetkili ... servisi olan karşı tarafa götürülerek teslim edildiğini, firmanın müşteri temsilcisinin, müvekkili şirketi arayarak aracın yağ kaçaklarının olduğunu, onarılması gerektiğini, zincir değişimi yapılması gerektiğini ve ayrıca aracın ağır bakım zamanının gelmesi nedeniyle yapılmadığı taktirde risk oluşturacağını ve de daha fazla masraf gerektireceğini, o an yapılan işlemlere ağır bakım maliyetinin de eklenerek aradan çıkartılabileceğini müvekkili şirkete bildirildiğini ve müvekkilinin de bunun üzerine fiyat teklifi istediğini, 29/4/2020 tarihinde 19.000,00 TL tutarında teklif yapıldığını ve peşin ödeme nedeniyle bu teklifin 17.500,00 TL'ye indirilerek anlaşma sağlandığını, aracın, bakım için yaklaşık 25 gün serviste kalmış olmasına rağmen servis tarafından müvekkil şirkete ikame araç verilmediğini, müvekkilinin 27/05/2020 tarihinde işlemleri biten ve faturası kesilen aracını teslim aldığını ve 16/06/2020 tarihine kadar aracını sorunsuz olarak kullandığını, 16/06/2020 tarihinde müvekkilinin evinin önünde park halinde duran aracına yoldan geçen bir başka aracın çarpması sonucunda araçta tutanaklarla sabit bir şekilde araç farı ve ön tampon hasarı oluştuğunu, müvekkilin kaza anında 159.755 km'de olan aracı aynı gün çekici vasıtasıyla yetkili servis olan karşı tarafa götürüldüğünü ve orada yaklaşık 23 gün süre ile bakımda kaldığını, 09/07/2020 tarihinde araç bakımına ilişkin kesilen fatura sonrasında 13.332,54 TL bedel sigorta tarafından ödendiğini ve aracın tekrar teslim alındığını, aracı teslim alan müvekkili hafta sonu araçla yola çıktığında araçta anormal bi titreme hissetmesi üzerine karşı taraf temsilcisini telefonla arayarak durumu bildirdiğini, 14/07/2020 tarihinde aracı karşı tarafa teslim eden müvekkilinin, araçtaki titreme sorununun çözülmesi ile birlikte faturası kesilen 501,09 TL'yi ödeyerek aracı 17/07/2020 tarihinde 160.106 km'de iken teslim aldığını, cuma günü teslim alınan ve cumartesi ve pazar günü kullanılmayan araçla pazartesi günü yaklaşık 50 km yol yapıldığını, salı günü de aynı şekilde araçla yaklaşık 60 km mesafedeyken araçta bir ses duyulması üzerine müvekkilinin aracı durdurup kontrol etmeye başladığını, bu esnada alt korumalara bakan müvekkilinin orada anormal bir şey göremediğini, araç motorundan motorun araçtan fırlayacakmışçasına ses gelmesi üzerine araç ekranına bakan müvekkili ekranda herhangi bir uyarı ya da arıza ikazı göremeyince kontağı kapatarak servis olan şüpheli firmayı aradığını, yetkili servis elemanlarının gelerek aracın çekici ile servise götürülmesi gerektiğini bildirmeleri üzere aracın çekici ile servise götürüldüğünü ve 2 gün boyunca analiz için serviste beklediğini, daha sonra servisten aranan müvekkiline servis tarafından aracın "yatak sardığı"nın söylendiğini, 18/08/2020 tarihinde sunulan elektronik posta ile araca ... teknik departman ile yapılan inceleme sonucunda "düzensiz servis geçmişi ve yağsız kalmasından dolayı komple motor değişikliği yapılması" gerektiğinin bildirildiğini ve fiyat olarak da 153.846,43 TL teklif edildiğini, araca ilişkin yapılan tüm bakımların tek serviste yapılmasına ve yakın zamanda araca ilişkin ağır bakım da yapılmasına rağmen söz konusu arıza ve masraf karşısında şoke olan müvekkilinin aracı ... yetkili servise ve ... ... yetkili servisine götürerek fiyat teklifi istediğini, söz konusu firmaların vermiş olduğu fiyatın 60.000,00 TL olması karşısında karşı taraf servisin iyi niyetli olmadığını düşünen müvekkilinin İstanbul Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/70 D.iş sayılı dosyasıyla tespit davası açarak durumu delillendirmek istediğini beyan ederek HMK 107. madde uyarınca talep artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile şimdilik 85.000,00 TL maddi tazminatın ve yaşanan olaydan dolayı 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı tarafça müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aracını 06.10.2016 tarihinden beri müvekkilinin servisine getirdiğini, söz konusu dönemde sadece müvekkili servisinde aracına bakım yaptırdığını, davacının bu servis döneminde müvekkilince yapılan uyarılara kulak asmadığını, aracını yağ kaçagı uyarısı ile tam 7.000 km kullanmaya devam ettiğini, davacı aracını servis km'lerine uymaksızın servise getirtiğini ve bakımsız bıraktığını, davacının iddia ettiğinin aksine müvekkili her zaman orijinal ürünler ve kaliteli yağlar kullandığını, müvekkilinin zincir değişimi işleminde de sente kaçıklığı bulunmadığını tespit dosyasındaki itiraz dilekçelerinde bilirkişi raporunun teknik ayrıntıları da belirtilerek hatalı ve kabul edilemez olduğunu, aracın tüm servis kayıtları ve arızaları hem yetkili servis hem de ... Almanya nezdinde kayıt altında tutulduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili 30.12.2024 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle; dava değerinin 46.386,52 TL arttırılması talebinin kabulü ile dava dilekçelerinde 85.000,00 TL olarak talep edilen maddi tazminat alacağı taleplerinin 46.386,52 TL arttırarak raporda belirtilen 131.386,52 TL olarak değerlendirilmesini, 50.000 TL manevi tazminat talebimizle birlikte dava değerinin toplam 181.386,52 TL olarak dikkate alınmasını, dava değeri olan 181.386,52 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme;"-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile toplam 131.386,52 TL'nin 15.11.2021 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2-Davacının manevi tazminat davasının KABULÜ ile toplam 50.000,00 TL'nin 15.11.2021 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar vermiştir.Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; hükme esas bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını,rapora itirazlarının karşılanmadığını,raporda davalıya %100 kusur yöneltilmesini kabul etmediklerini,söz konusu araçta motorun arıza yapmasının davalıdan kaynaklanmadığını,davacının somut olayda; aracının bakımlarına dikkat etmediği gibi, motorun sırf daha ucuz maliyete geldiği için orjinali yerine yan sanayi motor tedarik edilmesini tercih ederek de bu duruma açıkça sebep verdiğini, bizzat davacının neden olduğu ve de tercihte bulunduğu bu durumlardan kaynaklı bilirkişiler tarafından müvekkili şirketin sorumlu görülmesinin kabul edilebilir olmadığını,sunulan ve dosyada mübrez bakım ve hizmet kayıtlarında açıkça görüleceği üzere, davacının müvekkili şirketin bakım tavsiyesini de göz ardı ederek belirtilen arızanın oluşmasına neden olduğunu,davacının aracı için gereken denetimleri yapmayarak aracına zarar verdiğini, 14/06/2019 tarihinde, araç henüz 140.622 km'de iken “sağ amortisörde yağ kaçağı olduğu ve ses görüldüğü, külbütör kapağında yağ kaçağı görüldüğü, müşteri isteğiyle işlem yapılmadığı” şeklinde not içeren kayıt göz önüne alındığında da davacının gerekli özenli kullanma sorumluluğunu yerine getirmediği gibi, daha az masraf ödemek amacıyla aracın bakımlarını düzgün bir şekilde yaptırmadığı ve arızalarını gidermediğinin anlaşılacağını,o halde, müvekkili şirketin açık tespitine ve uyarısına rağmen davacının sorumluluklarından ve de masraflardan kaçınmak amacıyla aracın bakımlarını yaptırmamasının aracın arızalanmasına sebep olduğunu,bu hususun gereği gibi değerlendirmeye alınmamış olmasının hatalı bir kararın ortaya çıkmasına sebebiyet verdiğini,davacının motor değişimini dava dilekçesinden de görüleceği üzere yetkili servis olan müvekkili şirkette yaptırmadığını,müvekkili şirketin belirtilen servis hizmetleri sırasında ikame araç verme yükümlülüğü bulunmadığından buna ilişkin tespit olunan zararların müvekkiline yükletilemeyeceğini,hiçbir şekilde alacağın varlığını kabul etmemek kaydıyla, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacı taraf uğramış olduğu zararları ispat edemediğinden müvekkilinden zarar tazminini talep etmesinin hukuk ve yasalara aykırı olduğunu,müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmeyen motor değişim işleminden müvekkilinin sorumlu görülemeyeceği gibi, anılan gerekçelerle davacının sorumlu tutulamayacağı yönündeki değerlendirme açıkçası bir genellemeye dayanmakla birlikte peşin hüküm ve değerlendirme niteliğinde olduğunu,bilirkişi heyetinin alanında uzman olması dolayısıyla kendilerine başvurulduğunu,aracın teknik olarak yeterince ve kapsamlı olarak incelenmediği gibi, açıkçası dosya üzerinden de incelemenin kendilerinden beklenen nitelikte olmadığını, anılan raporun eksik incelemelerle ve denetime elverişsiz oluşturulduğunu,hükme esas alınmasının hatalı bir yaklaşım olduğunu, aracının gereği gibi tamir edilmemesi iddiası karşısında manevi zarar tazmini yönünde hüküm kurulmuş olmasının da hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,ayıplı araç tamiri iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Yargılama sırasnda makina mühendisi ve hesap uzmanı bilirkişiden alınan 17.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda ; "Dosyadaki bilgi, belgeler ışığında, davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı ... marka 3.20 ... aracın; motor arızasının %50 ihtimal ile hatalı işçilik nedeniyle, %50 ihtimal ile kullanıcı hatası ile meydana gelebileceği, taraflardan herhangi birisinin %100 kusurlu olduğu yönünde kesin delil tespit edilemediği, ... Oto A.Ş. tarafından, ... ... ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına kesilen 27.10.2020 tarihli faturadan tespit edilen tamir ve bakım işlemlerinden davalı ve davacının aynı oranda sorumluluklarının bulunduğu, davalı ... ... ... İhracat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin, motor değişimi nedeniyle talep ettiği toplam bedelin ... parça nolu motor için uygun bulunduğu, davalının, aracın tamir ve bakım işlemlerindeki hatalı işçilik uygulamasının gizli ayıp niteliğinde olduğu, davalının aracı tamir ve bakım işlemlerini ayıplı ifa etmesi sebebiyle davacının uğradığı zararlardan kusuru oranında (%50) sorumlu olduğu, ayıp sebebiyle davacının uğradığı zararların; aracın onarımı için dava dışı ... ... A.Ş.'ye ödendiği iddia edilen 92.741,52 TL, Kardenen Oto Kurtarma'ya çekici hizmeti karşılığı olarak ödendiği iddia edilen 200 TL, 21.07.2020 ilâ 27.10.2020 tarihleri arasında araç kiralanması sebebiyle yapıldığı iddia ödemelerden 28.615 TL'lik kısmı, araçta *********** parça nolu motor nedeniyle araçta meydana gelen değer 50.000,00 TL değer kaybı olduğu" belirlenmiş,itiraz üzerine alınan ek raporda aynı görüş bildirilmiştir.Daha sonra ... konusunda uzman makina mühendisi ile hesap uzmanınından oluşan bilirkişi kurulundan alınan 10.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda; " Davacı araç maliki tarafından motorun peryodik bakımı için davalı ... ... İth. İhr. San. ve Tic.Ltd.Şti.'ne götürülen aracın gerekli bakımları yapıldıktan sonra davacıya teslim edilen 158.483 km'de olan aracın Motor bakımı yapıldıktan sonra trafikte seyir halindeyken araçta titreme şeklinde motor sarsıntısı şikayeti ile araç yolda kalarak çekici marifetiyle servise getirildiğinde aracın 160.106 km'de olduğu dosya eki belgelerde görülen aracın motor ağır bakımları yapıldıktan sonra 160.106 - 158.483 = 1.623 km yaptıktan sonra motor arızası vererek yolda kalmasında 1623 km önce tamir bakım yapan servis hizmetinin ayıplı hizmeti sonucu meydana geldiğinin anlaşıldığı, yetkili serviste ağır bakımları yapıldıktan sonra kullanıcı tarafından 1.623 km yol yaptıktan sonra aracın arıza vererek yolda kalmasında kullanıcı sürücünün kusurunun olamayacağı gibi, dizel yakıtlı içten yanmalı motora yapılan servis işçiliklerine kullanıcı sürücünün müdahale etme şansı olmadığı gibi, sürücünün aracı kullanmadan önce yapılan hizmetin ayıplı olup olmamasını bilmesinin de beklenemeyeceği, aracın ağır bakımlarını yapan yetkili servisin ayıplı ve eksik hizmeti sonucu dosya konusu aracın motor arızasının meydana gelmesinde aracı 1623 km önce tamir ve bakımını yapan servisin %100 ve asli kusuru sonucu meydan gelmiş bir arıza olduğu, motor bakımı ağır olsa dahi motorun tamir ve bakımları yapıldıktan sonra, tamir sonrası düzgün çalışan revizyonlu motor nedeniyle araçta değer kaybının meydana gelmeyeceği, araçta giderilmiş motor arızası nedeniyle değer kaybı meydan gelmeyeceği, motor revizyonuna tabii tutulmuş araçların 2. elde değer düşüşüne neden olmayacağı, hatta satışta komple motor yapılmış diye daha kolay ve daha uygun değerde alıcı bulacağı, aracının ağır bakımları için servise ödeme yaparak motorun ağır bakımlarını yaptıran hizmet alan sürücü servisten yeni çıkmış aracın arızasından sorumlu tutulamayacağı, dosya konusu motor arızasından davacının kusurunun olmadığı, davalı ... ... İth. İhr. San. ve Tic.Ltd.Şti. servisin %100 asli ve tek kusurlu olduğu görüşünün benimsendiği, dosya konusu ... plaka sayılı aracın motor arızası için toplam 92.741,52 TL tamir ve parça bedeli + 38.645,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 131.386,52 TL zararın olduğu" tespit edilmiş,bu rapora itiraz edildiğinde alınan ek raporda yine aynı görüşün belirtildiği anlaşılmıştır.Bilirkişi raporları değerlendirildiğinde ilk alının bilirkişi raporunda kusur tespitinin belirlenmesinde ihtimal dahilinde değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla,son farklı bilirkişi heyet raporunda ise hem ... konusundaki uzman bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan raporda ayıbın gizli ayıplı olarak kabul edildiği gözetilerek değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla,raporlar arasında çelişki meydana geldiği,son rapor doğrultusunda hüküm kurulduğu görülmüştür.Bu durumda raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünden 3 kişilik bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderecek,itirazları değerlerdirir rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.Ayrıca manevi tazminatı gerektiren durumlar TBK ve TMK'da sınırlı olarak düzenlenmiş olup, davada araç tamiri nedeniyle manevi tazminat istenildiği görülmekle, aracın bozulması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen manevi tazminat iddiası açısından davada bu olay sebebiyle davacının kişilik haklarının ihlal edildiği düşünülemez.Somut olaydaki iddia yönünden manevi tazminat takdiri yönünden gerekli yasal koşullar oluşmadığı gözardı edilerek manevi tazminata hükmedilmesi usul ve hukuka aykırı bulunmuştur.Bu nedenle davalının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak,belirtilen hususlarda yargılamaya devam edilerek karar verilmesi için dosyanın mahkemesine geri gönderilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22/01/2026