21. Hukuk Dairesi 2014/20460 E. , 2014/23633 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 9. İş Mahkemesi TARİHİ : 19/09/2013 NUMARASI : 2012/964-2013/838 Davacı, davalı kurum tarafından başlatılan icra takibinin iptaline, borçlu olmadığının tespitine, haksız takip nedeniyle %20 tazminat ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin sübut bulunmayan davanın reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin …
**21. Hukuk Dairesi 2014/20460 E. , 2014/23633 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 9. İş Mahkemesi TARİHİ : 19/09/2013 NUMARASI : 2012/964-2013/838 Davacı, davalı kurum tarafından başlatılan icra takibinin iptaline, borçlu olmadığının tespitine, haksız takip nedeniyle %20 tazminat ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin sübut bulunmayan davanın reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Davacı, davalı Kurum tarafından hakkında başlatılan icra takibinin iptalini, borçlu olmadığının tespitini ve haksız takip nedeni ile %20 tazminat ödenmesini istemiştir. Hüküm davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş, ancak davalı Kurum vekilinin 23.10.2013 tarihli dilekçe ile temyiz talebinden sarfınazar ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece; 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5277 Sayılı Kanun'un 25. maddesiyle getirilip 5335 Sayılı Kanun'un 30. maddesinin yürürlükte olduğu dönemde de açıkça sürdürülen çalışma yasağına karşın davacının çalışmasını sürdürmesi açıklanan yasal düzenlemelere aykırı olacağından, 506 Sayılı Kanun kapsamında aldığı yaşlılık aylıklarının 01.01.2005 tarihi itibariyle kesilmesine ve 01/01/2005 tarihli aylığından başlayan ve 21.04.2006 tarihli aylıklarına kadar ödenen yaşlılık aylıklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde isabetsizlik bulunmadığı, davacının iyiniyetli olmadığı ve 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesinin (a) bendi kapsamında ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanan kanuni faizi ile birlikte iade yükümlüsü olduğu, bu yöndeki Kurum işleminin de yerinde olduğu, faiz konusunda 5510 sayılı kanunun 96. maddesinde açık düzenleme mevcut olduğundan davacının temerrüde düşürülmesine gerek olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya 01.02.1983 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının daha sonra 11.04.1988 tarihinde 2. derece 6. kademe üzerinden kadro karşılığı Emekli Sandığı'na tabi olarak açıktan tayin ile tekrar devlet memurluğuna başladığı, 04.04.2006 tarihinde re'sen emekli edildiği, bu görevinden dolayı Emekli Sandığı'nca 15.05.2006 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, davalı Kurum tarafından 01.08.2012 tarihli yazı ile; 5335 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.01.2005 tarihi ile Emekli Sandığı aylığının bağlandığı 15.05.2006 tarihleri arasındaki sürede yersiz ödenen aylıklar için borç çıkarıldığının bildirildiği ve icra takibine başlandığı, ödeme emrinin 21.10.2011 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.